• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

KUTLU DOĞUM

KUTLU DOĞUM

 

 

  Yeryüzünü manevi karanlıklar kaplamıştı

  Mevcudat beşerin zulüm ve vahşetinden adeta mateme bürünmüştü

  Gözyaşı döken gözler değil kalpler ve ruhlardı

  Kalp ve ruhların keder elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş sanki umumi yas  ilan edilmişti

  Hakiki sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu

  İnsanlar birbirini yiyen canavarlar misali vahşileşmiş

  Küfür, şirk cehalet ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuştu

  Zalimin zulüm kamçısı altında mazlum inim inler hale gelmişti

  Merhum Akif’in ifadesiyle

  Bir kerede mamure-i dünya o zamanlar

  Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi

  Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta

  Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi

 

  Âlem mahzun varlıklar mahzun gönüller mahzun ve simalar mahzundu

 

  Kardeşlerim!

  Elbette ki âlemlerin rabbi olan Hz. ALLAH (cc) bütün bunlara son verecek bir zatı merhametinin bir eseri olarak kâinata gönderecekti

 Habibim biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik(hac süresi)

 

  İşte o zat geliyordu

  Dünyanın manevi şeklini beraberinde getirdiği nurla değiştirecek eşsiz insan son peygamber âlemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.v) geliyordu

  Cin ve inse ebedi saadet yolunu gösterecek âlemlerin efendisi dünya ya teşrif ediyordu

  O an

  Kâinat hürmet ve haşyet içerisinde efendisini beklemekteydi

  Miladi 571 Nisan ayının 20 si kameri aylardan Rebiul-Evvel ayının 12. gecesi

  Mekke de mütevazı bir ev günlerden pazartesi vakit vakitlerin sultan seher vakti

  Bu mütevazı evde bu eşsiz vakitte iki cihan sultanı dünya ya gözlerini açtı

  Bu göz açışla birlikte sanki âlem birden elem ve matemini unutarak sürura gark oldu

  Karanlıklar anında nurla yırtılıp verdi

  Kâinat sevinç içinde adeta

  Doğdu ol saatte ol sultanı din

  Nura gark oldu sema vatı zemin

  Diye haykırıyordu

 

  Aziz kardeşlerim böyle mübarek nurlu şerefli sevinçli müjdeli olaylara şahitlik eden bir gecenin yıl dönümü içerisindeyiz.

  Aziz cemaat dünyaya geldiği andan ahirete göçünceye kadar bütün hayatı bizler için ve bütün ümmeti Muhammed için bir örnektir.

  Çocukluğu gençliği ticaret hayatı evliliği aile reisliği komutanlığı imamlığı idareciliği arkadaşlarıyla münasebeti diğer insanlarla ilişkileri velhasıl bütün hayatı bizim için çok güzel ve büyük örnektir çünkü o zatı muhteremi ve bizleri yaratan rabbimiz ahzab suresinde.

 

 Muhakkak ALLAH (cc)ı çokça zikreden ALLAH (cc)a ve ahret gününe inananlar çok güzel örnekler vardır. Diye tarif ediyor.

 

  Kardeşlerim bu güzel örneklerden birkaç tanesine değinelim

 

  Ashabı suffeye su dağıtırken birisi gelir ve sorar

 -efendi hanginizdir?

  Ne kılı kıyafeti ne tavrı ne de hareketi farklıdır üstelik ayakta ve su dağıtmakla meşguldür

  ALLA Hu Teâlâ’nın en üstün ve en değerli yaratmış olduğu insan ilim yolunda olanlara hizmet etmektedir

  Mu ne muhteşem manzaradır

  O zamanki anlayışa göre bu ne şaşırtıcı bir durumdur

  Sanki şimdiki anlayış değişmiş midir?  Heyhat!

  Onu tanımayan ziyaretçi sorar

 -efendi hanginizdir?

  Allah’ın resulü nasıl emsalsiz bir efendi olduğunu şu harika cevabıyla bir kez daha ispatlar                                

  Kavmin efendisi onlara hizmet edendir

  Ne ince ne kibar ve ne kadar gerçek hem doğruyu gösteriyor hem müthiş tevazu örneği gösteriyor hem de gerçek efendi olmanın yolunu gösteriyor

  Efendi kendisine hizmet edilen değil

  Efendi hizmete koşandır

 

  On gümüş

Zengin çok malı olan değil çok verendir

  Cebinde on gümüş vardır Medine çarşısından bir gömlek satın alır dört gümüş verir kapıda bir fakir yeni aldığı gömleği ister oda verir dönüp dört gümüşle bir gömlek daha alır iki gümüşü kalmıştır az sonra yolda ağlayan küçük bir kız çocuğu görür yanına yaklaşır nedenini sorar küçük kız bir hizmetçidir

 -Ev sahibim bana un almam için iki gümüş vermişti onu kaybettim

  Efendimiz cebinde ki son iki gümüşü de ona verir

 -Ağlama unu bunlarla alırsın der

  Hizmetçi kız yinede huzursuzdur bu seferde

 -Eve geç kaldığım için beni dövmelerinden korkuyorum

 Âlemlere rahmet olarak gönderilen o zat küçük kızın elinden tutar önce onu alırlar sonra da küçük kızın hizmet ettiği eve giderler

  Ev sahipleri akşamüzeri eve gelen bu sürpriz misafir karşısında şaşkın ve sevinçlidirler o küçük kızı göstererek

 -Geç kaldığı için cezalandırılmaktan korkuyordu sakın onu dövmeyin der

  Şaşkınlığını hala atamamış ev sahibi cevap verir

 -Ey Allah’ın elçisi sizin evimizi onurlandırmanıza neden olduğu için siz şahit olun ben onu azat ediyorum artık hürdür

  Bunun üzerine âlemlere rahmet olarak gönderilen, âlemlerin rabbine ellerini açarak hamdeder

 -Allah’ım şu on gümüş ne kadar bereketliymiş onunla bana ve bir yoksula birer gömlek giydirdin bir kız çocuğunu sevindirdin ve onun hürriyetini kazanmasını sağladın

  ZENGİN çok malı olan değil çok verendir

 

  Bir keresinde de Hz.Aişe validemiz kendisini neşeli görür

 -Ey Allah’ın resulü benim için dua edin diye rica eder

  ALLAH resulü (s.a.v)

 -Allah’ım iaşenin geçmiş ve gelecek gizli ve aşikar bütün günahlarını bağışla

  Hz.Aişe validemiz çok ama çok sevinir gülmekten başını dizlerine kaplar

  Rasulallah (s.a.v)

 -Seni duam mı bu kadar sevindirdi?

 -Senin duan beni nasıl sevindirmez YA RASULALLAH

 -Vallahi bu dua benim her namaz da ümmetim için yaptığım duadır buyurur

 

  Değerli kardeşlerim

  İşte o peygamber kadınların pazarda satılıp bir şehvet oyuncağı haline getirildiği sahtekârlığın faiz ihtikâr ve kara borsanın alabildiğince ilerlediği insanların birbir kanlarını akıtmak için haram ayların bitmesini zor bekleyen kabile ve sülale arasında kinin ve düşmanlığın zirveye ulaştığı bir toplumu 23 sene gibi kısa bir sürede

  O vahşi kabileleri nasıl medenileştirdiğini

  O çocuklarını diri diri toprağa gömecek kadar azgınlaşan insanları nasıl karıncayı ezmekten çekinen merhamet ve şefkat timsali çıkardığına

  O bir bir mallarını talan eden insanları mallarının yarısını mümin kardeşine seve seve veren melek timsali insanlar haline getirdiğine dikkat edip ders almamız gerekir

  Formül neydi?

  Bu nasıl başarıldı?

  Muhterem kardeşlerim

  Yüce rabbimiz bütün insanları bu karanlıklardan kurtarıp imanın aydınlığına cennetin bitmez tükenmez nimetlerine

  Ve cemalullahın yüce şeref ve rızasına ulaştıracak reçeteyi (yani kuranı kerimi) efendimiz vasıtasıyla bütün insanlara gönderdi

  Resuli Ekrem efendimiz bu reçeteyi bizzat kendisi uyguladı hayatına tatbik etti nasıl uygulanacağını bizzat yaşayarak ashabına gösterdi ve onlarda uyguladılar.

  Sonuç! 

 Evet sonuç!

  Asrısaadet: altın devir

  Kardeşlerim bugünde yeryüzünde cehalet devrindeki sıkıntılar yaşanmakta ve aynı olumsuzluklar meydana gelmekte

  Çare var mı?

 Elhamdülillah evet var

  Pekâlâ, çare nedir?

  Benim güzel kardeşlerim o insanları kurtaran reçete aynı şekilde hiç bozulmadan durmakta başta efendimiz olmak üzere reçeteyi tatbik edenlerin hayatları da ortada

  Efendimiz (s.a.v) hayatının sonlarına doğru

 Ashap

 -Ya Rasulallah sen şimdi aramızdasın dini bir sıkıntımız olduğu zaman size geliyoruz ve zatı aliniz bu sıkıntılarımızı en güzel bir şekilde gideriyor ya senden sonra halimiz ne olur diye sorunca

 -Size iki emanet bırakıyorum bunlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe size hiçbir şey olmaz

 -Onlar nedir ya Rasulallah?

 -Allah’ın kitabı ve benim sünnetim buyurdular

  Evet, çaresiz değiliz çare var

  Rabbim cümlemizi bu iki emanete sımsıkı sarılmayı ve kurtuluş reçetemiz olan kuranı kerim ve sünneti saniyeyle en doğru bir şekilde amel etmeyi nasip eylesin

 

 

 

Gününüz geceniz haftanız mübarek olsun.

ALLAHA EMANET OLUNUZ!


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret77717
SEÇME YAZILAR