• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

KADİR GECESİNİN MANEVİ İKLİMİ

KADİR GECESİNİN MANEVİ İKLİMİ

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

 

اِنَّا اَنْزَلْنَاهُ فٖى لَيْلَةِ الْقَدْرِ ﴿١﴾ وَمَا اَدْرٰیكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ ﴿٢﴾ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍ ﴿٣﴾

تَنَزَّلُ الْمَلٰئِكَةُ وَالرُّوحُ فٖيهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ اَمْرٍ ﴿٤﴾ سَلَامٌ هِىَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ ﴿٥﴾

 

“Gerçek şu ki, Biz onu “Kur’ân’ı” kadir gecesi’nde indirdik. Kadir gecesi’nin ne olduğunu sana bildiren nedir? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.  Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler. Fecrin çıkışına kadar bir esenliktir “selâmdır” o.” (Kadir Suresi-1-5 )

 

Kur’ân-ı Kerimi Kadir Gecesi’nde indirdiğini beyan buyuran Rabbimiz, yegâne hayat düsturumuz Kur’ân-ı Kerim’i Ramazan ayında indirmiş olduğunu da beyan buyurmuştur:

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ

            Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. (Bakara Suresi-185 )

 

حم ﴿١﴾ وَالْكِتَابِ الْمُبٖينِ ﴿٢﴾ اِنَّا اَنْزَلْنَاهُ فٖى لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِرٖينَ ﴿٣﴾ فٖيهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَكٖيمٍ ﴿٤﴾ اَمْرًا مِنْ عِنْدِنَا اِنَّا كُنَّا مُرْسِلٖينَ ﴿٥﴾

 “Hâ, Mîm. Apaçık kitaba andolsun. Gerçekten Biz, onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçekten Biz uyaranlarız. Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Çünkü biz, Rabbinin bir rahmeti olarak peygamberler göndermekteyiz. O işitendir, bilendir. ” (Duhan Suresi-1-4)

 

Ayet-i kerimelerden anlaşıldığı gibi Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında ve Kadir Gecesinde indirilmiştir…

 

Sözlükte kadir (kadr) kelimesi “hüküm, şeref, güç, yücelik” gibi anlamlara gelir. Dini literatürde ise, “Leyletü’l-Kadr” şeklinde Kur’an-ı Kerim’in indirildiği gecenin adı olarak kullanılır. Aynı adı taşıyan 97. sure bu gecenin fazileti hakkında nazil olmuştur. Bu gece kendisinin önemine binaen hakkında bir süre indirilen bir gecedir.

Kadir kelimesinin mânâsı, “Hüküm vermek” demektir. Allah Teâlâ, o gecede bir yıl içerisinde olacak şeyler hakkında hüküm verdiği için bu geceye bu ad verilmiştir. Bazı alimlerimiz bu hükmün berat gecesinde verildiğini beyan etmişler diğer bazı alimlerimizde berat gecesinden başlayıp kadir gecesine kadar hüküm verme işinin devam ettiğini beyan buyurmuşlardır.

 

Alimler bu geceye şu sebeplerle Kadir Gecesi dendiğini söylemişlerdir:

        1- Bu gece işlerin ve hükümlerin takdir edildiği gecedir. Nitekim Duhan sûresi 4 ve 5. ayetlerde   “ فيها يفرق كل أمر حكيم أمرا من عندنا...“Her hikmetli iş nezdimizde bir emir ile o gece ayrılır” buyrulmaktadır.

 

 

İbni Abbas'tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırt edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir:            Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır.

 

 

Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir

Mikail(as):Rızıkla alakalı defterler Mikail(as)’e verilir.

Cebrail(as): Savaşlarla ilgili defterler Cebrail (as)’a verilir.

İsrafil(as):Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil'e verilir

Azrail(as):Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail (as) teslim edilir.

 

        2- Azamet ve şeref sahibi gece anlamına gelir. “Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır” ayeti bunun delilidir.

         Bu geceye Kadir Gecesi denilmesi, o gecede kıymeti bir kitabın, kıymetli bir meleğin kıymetli bir ümmete, kıymetli bir insana inmesindendir de denilmiştir.

       Bu geceye Kadir gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Çünkü:

Kur'ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.

v  Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.

Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ'nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

v  Bu gece Cebrail (a.s.) ve melekler Allah’ın izniyle her türlü iş için dünya semasına indikleri gece

Bu gece tan yerinin aydınlanmasına kadar esenliktir.

v  Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır.

Bu gece Hz. Muhammed’e peygamberlik makamamının / vazifesinin  verildiği gecedir.

v  Bu gece Kur’an ve insan buluşmasının ilk yaşandığı bir gece.

Bu gece İslam güneşinin doğduğu gecedir.

v  Bu gece karanlıkların aydınlanmaya başladığı gecedir.

Bu gece cehaletin perdelerinin yırtılıp ilmin ortaya çıktığı bir gecedir.

v  Bu gece birlik ve beraberlik  kardeşlik gecesidir.

 

Kadir gecesini değerli kılan kuranın o gece de inmeye başlamasıdır.

 

Buhari ve Müslim'de Hz.Ayşe (ra) şöyle rivayet etmiştir :

Hz. Muhammed (sav) 610 yılının Ramazan ayında Hıra/Nur dağının zirvesindeki bir mağarada Allah’a ibadet ettiği sırada , vahiy meleği Cebrail (as) gelerek O’na son Peygamber olduğunu bildirdi.

Cebrail (as) : Oku ! dedi. Peygamberimiz (sav) : 

”Ben Okuma bilmem.” diye cevap verdi. Bu durum üç kere tekrarlandı.Vahiy meleği Cebrail (as) Peygamberimize (sav) sonunda “ Oku !”emriyle başlayan Alak suresinin ilk 5 ayetini okudu.

اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذٖى خَلَقَ ﴿١﴾ خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ ﴿٢﴾ اِقْرَاْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُ ﴿٣﴾ اَلَّذٖى عَلَّمَ بِالْقَلَمِ ﴿٤﴾ عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ ﴿٥﴾

 “Yaratan rabbinin adıyla oku !  o, insanı alaktan ( zigottan ) yaratmıştır. Oku !   kalemle ( yazmayı ) öğreten , insana   bilmediğini öğreten  rabbin   sonsuz kerem sahibidir.”  (Alak1-5)

 

لَوْ أَنزَلْنَا هَذَاالْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعاً مُّتَصَدِّعاً مِّنْ خَشْيَةِاللَّهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُون

Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş, parça, parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.”(haşr 21)

 

 

تركت فيكم أمرين. لن تضلوا ما تمسكتم بهما. كتاب الله تعالى و سنة رسول الله صلى الله عليه و سلم  .

        İmam-ı Malik’e ulaştığına göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuzda, bunlara sımsıkı sarıldığınızda asla sapıtmayacaksınız: Allah’ın kitabı ve Rasûlullah’ın sünneti.” (Muvatta, Kader 3,2/899)

 

Mehmet Akif diyor ya:

        Ya açar bir bakarız Nazmı Celîl’in yaprağına,

        Ya da üfler geçeriz bir ölünün toprağına.

        İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin,

        Ne mezarlıkta okumak, ne de fal bakmak için.

 

KADİR GECESİ NEZAMANDIR?

 Kur’an-ı kerim’in inmiş olduğu, Ramazan ayı içinde bulunan ve bin aydan hayırlı olan kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu, yegâne önderimiz Rasulullah (s.a.s) bizlere beyan buyurmuştur.

تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ في الْعَشْرِ الأَواخِرِ مِنْ رَمَضَانَ

İbn Abbas (r.anhuma )’nın rivayetiyle şöyle buyurmuştur Rasulullah (s.a.s): “Siz kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son onu içinde arayınız..”

تَحرّوْا لَيْلةَ القَدْرِ في الوتْـرِ من العَشْرِ الأَواخِرِ منْ رمَضَانَ

 HZ. Aişe (r.anha)’dan . Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurur: “Sizler kadir Gecesi’ni, Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde arayınız!.” Sahih-i Buhârî Kitabu salati’t Teravih, B.4, Hds.9.

 

Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu meçhuldür. Ramazan ayında, ramazan ayının son on gecesinde veya son yedi gecesinde, ramazanın tek olan son on gecelerinde aranılması hususunda rivayetler vardır. Efendimiz (s.a.v.) son on gece îtikafa girer ve ev halkını da ibâdete teşvik ederdi. Kadir Gecesi’nin tam olarak bilinmemesinin pek çok hikmeti vardır. Müminler, bu sâyede tembellikten kurtulmakta ve Kadir Gecesi’ni yakalayabilme arzusuyla ramazan boyunca gecelerini değerlendirmektedirler.

 

“Her Geceni Kadir Bil; Her Geçeni Hızır Bil”

 

“Allah Teâlâ şu beş şeyi, beş şeyde gizlemiştir:

1- Rızâsını, taatlarda gizlemiştir.

2- Gazabını, ma’siyetlerde gizlemiştir.

3- Orta namazını, diğer namazlar arasında gizlemiştir.

4- Velî kulunu, halk arasında gizlemiştir.

5- Kadir Gecesi’ni, ramazan ayında gizlemiştir.”

 

1- Allah, insanlar,  emir ve yasaklarına her zaman uysunlar diye ölümü nasıl gizli tutmuş ise Ramazan’ın tüm gecelerini tazim etsinler, ihya etsinler diye bu geceyi saklı tutmuş olabilir.

 2- İnsanlar bu geceye güvenip de günah işlemesinler diye veya en azından bile bile işlemesinler diye gizli tutmuş olabilir.

 3- Mükellef o geceyi araştırmada iyice gayret göstersin ve böylece gayretine karşılık mükafat kazansın diye gizli tutulmuş olabilir.

           

 Hayat düsturumuz Kur’an-ı Kerim’in inmiş olduğu Kadir Gecesi’nde melekler ve ruh, Allah’ın izniyle iner ve fecrin çıkışına kadar mümin Müslümanları selamlar.

 

ZAMANI KIYMETLENDİREN MUHATABINIDA KIYMETLENDİRİR

Ramazan ayı için on bir ayın sultanı dememizdeki asıl hikmet Kur’an-ı Kerimin içinde indirildiği ay olmasıdır. Bu ayda indirilmeye başlamasıyla bu aya verilen kıymet artmış ve bu ayda müminler için oruç emredilmiştir. Bu ayda Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), Cebrail (a.s.) ile Kur’an-ı Kerimi okumuş, mukabelede bulunmuşlardır. Bizlerde bugün bu sünneti mukabele okumak suretiyle gerçekleştirmekteyiz. Nasıl ki, Kur’an bir ayı onbir ayın sultanı yapıyor ise, nasıl ki Kur’an bir geceyi Kadir gecesi olarak bin aydan daha hayırlı yapıyor ise, gönlümüze, benliğimize aktardığımız Kur’an bizleri öyle bir ulvi mertebeye ulaştıracaktır.

 

KURANI KERİMİN ÖNEMİ

Kur’an-ı Kerimin önemini yine Kur’an’dan birkaç ayet aktarmak suretiyle öğrenelim.

الَر كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır”( İbrahim, 14/1).

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.”( Yunus, 10/57)

الم   ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ

 “Elif Lam Mim. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.”( Bakara,2/1-2)

Sevgili Peygamberimizden Kadir gecesinin ihya edilmesi neticesinde elde edilecek mükafat bizlere şöyle müjdelenmektedir.

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

“Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız”. (NAHL suresi 43. ayet)

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ

Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?” (HADÎD suresi 16. ayet)

مَنْ اَعْرَضَ عَنْهُ فَاِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وِزْرًا

Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz ki kıyamet gününde o, ağır bir günah yükünü yüklenecektir.” (TÂHÂ suresi 101. ayet)

KADİR GECESİNİ İHYA ETMEK

« مَنْ قام لَيْلَةَ القَدْرِ إِيماناً واحْتِسَاباً ، غُفِر لَهُ ما تقدَّم مِنْ ذنْبِهِ »

Ebu Hüreyre’ın (r.a.) rivayetiyle Rasülüllah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Her kim imanından dolayı Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesi’ni taatle geçirirse, onun lehine, geçmiş günahları mağfiret olunur/ geçmiş günahları bağışlanır. (Sahih-i Buhârî Kitabul iman B.25, Hds.28, Riyazü’s-salihin, Hadis No: 1192)

Sevgili Peygamberimiz, Ramazanın son on gününde, her zamankinden daha fazla ibadet eder, aile fertlerini de ibadet için uyandırırdı.( Müslim, İtikaf, 8)

Bu gün ve gecede Kuran-ı Kerimi bizler gönlümüze indirmeliyiz. O’nun manevi feyzinden istifade etmeliyiz. Okumalı, anlamalı ve hayatımıza aktarmalıyız. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır.

اقْرَؤُا القُرْآنَ فإِنَّهُ يَأْتي يَوْم القيامةِ شَفِيعاً لأصْحابِهِ

Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir”(Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 993)

   "Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır."

"Allahü teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi."

« Kadir gecesinde bir tesbih [Sübhanallah], bir tahmid [Elhamdülillah], bir tekbir [Allahü ekber], bir tehlil [La ilahe illallah] söylemek yedi yüz bin tesbih, tahmid, tekbir ve tehlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar [az bir zaman] namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadetle geçirmekten daha kıymetlidir. » [Tefsir-i Mugni]

 

            Hz. Mevlâna: “Ey genç! Ne bütün geceler Kadir’dir, ne bütün geceler ondan hâlidir.” der.

 

ÜMİT KESMEK YOK

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

“De ki, Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” Zümer Suresi, 39/53

Bu gece kurtuluş gecesi. Bu gece mağfiret gecesi. Bu gece af dileyenlerin günahı ne kadar çok olursa olsun, İsterse binlerce koyunun üzerlerinde bulunan tüyler kadar bile olsa affedildiği gece. Bu gece Rızık isteyenler için rızkın bolca verildiği gece. Bu gece dua etmek isteyenler için duaların ret olunmadığı bir gece. Bu gece dertleri olanlar için dertlerine şifa gecesi. Bu gece gönüllerin gecesi.

Bu gece camilerimiz ışıklandırılacak, mü’minler de camilerin arka bölümlerine varıncaya kadar, kadın-erkek, genç-ihtiyar, fakir-zengin herkes camilerin her yerinde diz çökecek, namazdan önce veya sonra yapılacak olan gecenin önemini içeren konuşmayı dinleyeceklerdir. Herkes huşu içinde ruhunu yücelere yükseltmiş, bir nevi yaratılış sırrındaki espriyi yakalamaya çalışmaktadır.

 

Kadir gecesini İhya Etmek, Gönlümüzü İhya Etmektir.  Böyle günler ve geceler bizler için birer fırsattır. Bu sebeple bu gecede şu hususları yerine getirmemiz, İnşallah bu günün feyiz ve bereketinden yararlanmamıza vesile olacaktır. 

  1. 1.      TEVBE VE İSTİĞFAR YAPMAK:

Yapmış olduğumuz hatalarımızı gözden geçirmenin en güzel anlarından biride bu kandil geceleridir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا

Ey iman edenler! Allah’a samimiyetle tövbe edin!”

 Bu gecede Yüce Rabbimize yapmış olduğumuz günah, hata ve isyanlarımız için tevbe edelim, istiğfarda bulunalım. Sevgili Peygamberimize tabi olarak tövbemizi çokça yapalım. Çünkü peygamber

“ يا أيها الناس توبوا الى الله فإني أتوب في اليوم اليه مائة مرة  ”

 Ey insanlar, Allah’a tevbe edin. Zira ben günde yüz kere O’na tevbe ediyorum.”( Müslim, Zikr, 42) buyurmuştur.   Günahlar insanların sırtında yüktür. Bu gece ise bu yükü hafifletme vaktidir. Onun yolu ise tövbedir. Tevbe için iyi bir hazırlık yapmalı, güzelce abdest almalı, helal lokma yemeye gayret etmeli, pişmanlık duyup, bir daha hünaha düşmemeye karar vermeliyiz.

  1. 2.      KUR’AN-I KERİM OKUMAK:

Hayat rehberimiz kuranın indirildiği ayı ve özellikle kadir gecesini en güzel geçirmenin yolu kuran okumaktan geçer. Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.

اقْرَؤُا القُرْآنَ فإِنَّهُ يَأْتي يَوْم القيامةِ شَفِيعاً لأصْحابِهِ

Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir ”(Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 993)

Gönlümüzü, gecemizi, geleceğimizi ve geçmişlerimizi Kuranın nuruyla nurlandıralım. Ölmüşlerimizin ruhlarını Yasinlerle, Tabarekeler ile, Amme suresiyle, en azından fatiha ve ihlas sürelerini okumak suretiyle ruhlarını şad edelim.

  1. 3.      SALÂTÜ-SELÂM GETİRMEK:

Alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgililer Sevgilisi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) salat ve selam olsun. Her daim kendisine yapılan selama karşılık veren Sevgili Peygamberimize bu gecede olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi çokça salat ve selam getirmekle ifade edeceğiz. Çünkü bu ay peygamberliğin verildiği ay’dır.

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”

  1. 4.      KAZA VEYA NAFİLE NAMAZ KILMAK :

Geçmiş günlerimizde kılamadığımız namazlarımız var ise bu geceyi kaza namazıyla geçirelim. Hiç değilse, Bu Kandil Gecesinde en az beş vakit (bir günlük) geçmiş namazlardan kaza edelim. Üzerimizde kaza borcu yok ise nafile namaz kılalım kandil gecesini ibadetle ihya etmiş, değerlendirmiş oluruz.

Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurur:

قَالَ رَسُولُ اللّهِ: مَنْ صَلّى صَلاةَ الْعَشَاءِ في جَمَاعَةٍ فَكأنَّمَا قَامَ نِصْفَ اللَّيْلِ، وَمَنْ صَلّى الصُّبْحَ في جَمَاعَةٍ فَكَأنَّمَا قَامَ اللَّيْلَ كُلَّهُ

 "Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibidir. Kim de sabahı da cemaatle kılmışsa gecenin tamamını ihya etmiş gibidir." [Müslim, Mesacid 260, (5656)

 

Yine Efendimiz (s.a.v.)’in; “Kadir Gecesi’nde, yatsı namazında cemaatte hazır bulunanın, ondan hissesini alacağı” ve “Ramazan ayı çıkıncaya kadar, akşam ve yatsı namazlarını cemaat ile kılanın, Kadir Gecesi’nden çok hisse alacağı.” müjdeleri de göz önünde bulundurulursa, en azından ramazan ayında sabah, akşam ve yatsı namazlarını cemaatle kılmanın ne büyük bir manevi kazanç olduğu anlaşılır.  

  1. 5.      ALLAHI BOL BOL ZİKRETMEK

Zikir kışa dönmüş kalplerimizi bahara çevirir. Zikir ölmüş ruhlara hayat verir. Bu gecede zikir bizlere güzellikler katacaktır. Tatmin olmayan kalbimizi tatmin edecektir. Bu gecede Rabbimizi zikretmeyi unutmayalım.

اَلَّذٖينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فٖى خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!” (NİSA suresi 142. ayet)

اَلَّذٖينَ اٰمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللّٰهِ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

“Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah'ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.” (HİCR suresi 6. ayet)

رِجَالٌ لَا تُلْهٖيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَاٖيتَاءِ الزَّكٰوةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فٖيهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُ

Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (FURKÂN suresi 18. ayet)

اُتْلُ مَا اُوحِىَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

 “(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (AHZÂB suresi 21. ayet)

اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّهٖ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِ اُولٰئِكَ فٖى ضَلَالٍ مُبٖينٍ

“Allah kimin gönlünü İslâm'a açmışsa o, Rabbinden bir nûr üzerinde değil midir? Allah'ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.” (ZÜMER suresi 23. ayet)

  1. 6.      DUA YAPMAK

Hz. Aişe (r’anha) anlatıyor: Ya Rasulullah, kadir gecesi’ne rastlarsam ne dua edeceğim bana bildir, diye talepte bulunmuş.

قُلْتُ : يا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِن عَلِمْتُ أَيَّ لَيْلَةٍ لَيْلَةُ القَدْرِ ما أَقُولُ فيها ؟ قَالَ : « قُولي : اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ العفْوَ فاعْفُ عنِّي »

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin affetmeyi seversin. Beni affet,” diye dua et (Tirmizî, “Deavât”, 84.)

 

  1. 7.      MUHASEBE YAPMAK

Ömrümüzün muhasebesini yapalım. Bundan sonra iyi bir mü’min olmaya, düzenli namaz kılmaya, günahlardan sakınmaya Rabbimize söz verelim.

Kurana karşı tavrımızı sorgulayalım ve belirleyelim. Kuran bizden razı mı?

Kuran yarın kıyamette bize şefaat edecek mi? Yoksa bizden şikayet mi edecek?

Kuran hayatımızın neresinde,  Kuran okuyor muyuz?

Kuranı anlamaya çalışıyor muyuz? Kuran nidalarıyla evimizi süslüyor muyuz?

Kuranı çoluk çocuğumuza öğretiyor muyuz?

Kuran için hangi hizmette bulunduk, hangi adımları attık

Kuranın kaç ayetini yada Kaç suresini ezbere/ manasını biliyoruz?

Çocuklarımıza hangi surelerini ezberlettik?

Kuran öğrenmelerini teşvik ettik mi, ne hediye aldık?

 

  1. 8.      ZİYARETLEŞMEK

Anne ve babalarımızın hayatta ve yanımızda ise ellerini öpmeli, onların hayır dualarını almalı, uzakta iseler bir telefon açmak suretiyle bu feyizli gecede kendilerini memnun etmeye çaba göstermeli, dualarıyla hayatımızı güzelleştirmeliyiz.

وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوا اِلَّا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَرٖيمًا

Rabbin sadece kendisine ibadet etmenizi, anne-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi sizin yanınızda yaşlanırsa kendilerine “öf” bile deme; onları azarlama ikisine de güzel söz söyle.

وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانٖى صَغٖيرًا

Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve. ”Rabbim, küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et” diyerek dua et”  

Ana-babamızdan başka, yakın ve uzak akrabalarımızı, komşularımızı özelliklede fakir insanlarımızı unutmamalıyız.

المُسْلِمُ أَخُو المُسْلِمِ ، لا يظْلِمُه ، ولا يُسْلِمهُ ، منْ كَانَ فِي حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حاجتِهِ ، ومَنْ فَرَّج عنْ مُسْلِمٍ كُرْبةً فَرَّجَ اللَّهُ عنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يوْمَ الْقِيامَةِ ، ومَنْ ستر مُسْلِماً سَتَرهُ اللَّهُ يَوْم الْقِيَامَةِ

“Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslüman’ın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”

  1. 9.      KÜSLERİN BARIŞTIRMAK

İslam Dini Müslümanların birbirleri arasında üç günden fazla küs kalmayı meşru görmemiş, hatta bu husus haram kılınmıştır.

Hepimiz insanız, hepimizin hataları olmaktadır. Yüce Rabbimiz merhamet sahibidir ve merhamet edenleri sevmektedir. Bu sebeple, nefsanî arzularımızın esiri olmadan eşimize, çocuklarımıza, akrabalarımıza, komşularımıza ve beraber yaşadığımız insanlara karşı bir gönül kırıklığımız varsa bu mübarek gece ne müsait bir gecedir.

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”

Şu anda bu camide yan yana oturmuş olan Kıymetli Müslüman Kardeşlerimiz; bu gecede bir araya geldik, aynı duygu ve heyecanı yaşamaktayız. İşte bu duygu ve heyecan bizi birbirimize daha çok yaklaştırmalı, özellikle şehirleşmenin vermiş olduğu soğukluğu aramızdan gidemeye özen göstermeliyiz. Yüce Rabbimiz birlik ve beraberlik içerisinde olmamızı, ayrılmamızı ve kendi dinine sımsıkı sarılmamızı şöyle murat etmektedir.

وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَاناً وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

“Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklar.”

İşte kandil geceleri, camilerde aynı safta omuz omuza geldiğimiz gecelerdir. Hatimlerle, Mevlitlerle, Salat ve selamlarla beraberce gönlümüzü tezkiye ettiğimiz, temize çıkarmaya gayret gösterdiğimiz gecelerdir. Bu geceler birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin en ulvi seviyeye çıktığı mübarek gecedir.

 

Yüce Rabbim KADİR GECEMİZİ mübarek eylesin. Günahlarımızın affına vesile eylesin. Habibinin şefaatine bizi nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri, manen en üst seviyede yaşamayı bizlere nasip eylesin.  Vatanımıza dirlik, milletimize birlik nasip eylesin. Bizi birbirimizden ayırmasın. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Geçmişlerimize rahmet geleceğimize hayırlar ihsan eylesin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ve borçlu olan kardeşlerimize borçlarını ödeme kolaylığı nasip etsin.

Bu temenniler ile mübarek kadir gecenizi tebrik eder, Milletimiz ve Tüm İslam Alemi için hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ederim.

 

 

İdris YAVUZYİĞİT

idrisyavuzyigit@hotmail.com


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam56
Toplam Ziyaret77522
SEÇME YAZILAR