• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

HEDEFE ULAŞTIRAN ORUÇ

HEDEFE ULAŞTIRAN ORUÇ


     Aziz kardeşlerim!

Aylardan beri beklediğmiz, haftalardan beri hazırlığını yaptığımız, efendimizin tabiriyle on bir ayın sultanı olan, maddi, manevi, ahlakı kazanımlarını eğer idrak edebilseydik sadece bir ay değil bir yıl boyunca devam etmesini arzu edeceğimiz, geçmiş günahlarımızın affına vesile olacak, bizleri dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştıracak hayat reçetemizin inmeye başlamış olduğu mübarek ramazan ayının gölgesi üzerimizde dolaşmaya başladı. Yüce rabbim ulaşmayı gerektiği şekil de faydalanmayı hepimize nasıp eylesin.

  Değerli kardeşlerim!

 Bugün sizlere orucun farzlarından, vaciplerinden, sünnetlerinden, mekruhlarından değil oruçla hedeflenen gayelerin neler olduğundan ve bu hedeflere ulaşmak için nelere dikkat etmemiz gerektiğinden bahsetmeye çalışacağım. Çünkü oruçta diğer ibadetlerde olduğu gibi insanı, insani kâmil olma yolunda yetiştirmek ve olgunlaştırmaktır.

  Önce oruçla alakalı bakara süresindeki ayeti kerimelere bir bakalım

 

فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفاً اَوْ اِثْماً فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟ 

Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. (Bakara-183)

 

 يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ

(Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (Bakara-184)

اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

O Ramazan ayı ki, insanları irşat için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun. Kim de hasta yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz. (Bakara 185)

 

Değerli kardeşlerim!

 Dinde güçlük yoktur. ALLAH(cc) orucu emretmiştir. Oruç tutma şartları bulunan kimseler oruç tutarlar, hastalık, yolculuk gibi geçici bir engelden dolayı oruç tutamayan, sonra kaza eder. İhtiyarlık ve iyileşmeyen müzmin bir hastalık devamlı özrü olanlar fidye verirler. Her türlü zahmete rağmen kendi arzusu ile gönülden oruç tutanlar ise elbette ki övgüye daha layıktırlar.

 Kıymetli kardeşlerim!

 Oruç tutmamızdaki gaye ve hedef:

1-    Rabbimizin rızasına kavuşmak.

2-    İcap ettiğinde nefsimizin bitmek tükenmek bilmeyen arzu ve heveslerine dur diyebilmek.

3-    Şeytan ve nefsimizle mücadele etmek.

4-    İmkânı olmayanları hatırlamak.

5-    Paylaşabilmek.

6-    Günahlardan ve isyanlardan uzak durmak.

7-    Kavgadan ve nizadan beri olmak.

8-    Gıybetten, dedikodudan, yalandan korunmak.

9-    Rabbimizin, peygamberimizin, meleklerin, ebeveynimizin, komşularımızın, evlatlarımızın ve insanların sevdiği ve razı olduğu bir kişiliğe sahip olmaktır.

 Kıymetli kardeşlerim!

Bu gaye ve hedeflere ulaşabilmek ve rabbimizin razı olduğu orucu tutabilmek için sevgili peygamber efendimizin hadisi şeriflerine birlikte bakalım ve gönlümüzü onlara açalım.

   Hadisi kutsi de yüce rabbimiz; insanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim. Burada bu özel ve güzel ibadetin iki özelliğine dikkat çekilmektedir. Kardeşlerim ibadetlerimiz ne kadar riya ve gösterişten uzak olursa o kadar makbul olur. Namaz zekât gibi ibadetlerimiz diğer insanlar tarafından fark edilebilir. Fakat oruç ise biz söylemediğimiz müddetçe başkaları tarafından fark edilemez. Oruç riya ve gösterişten koruyabileceğimiz bir ibadettir, diğer taraftan tarihte varlıkları bilenen müşriklerin, ilahlarına yakın olmak için yaptıkları kulluk türleri içinde oruç bulunmamaktadır, yani hiçbir putperest oruç tutarak putlara kulluk etmemiştir. Bu yönüyle de oruç sırf Allah için yerine getirilen bir ibadet türüdür. Bunun için yüce rabbimiz hadisi kutside bütün ibadetlerin mükâfatını ondan yedi yüze kadar ve onun katlarıyla mükâfatlandıracağına fakat orucun mükâfatını ise bildirmediğini onu kulun kendisine kavuştuğu anda vereceğini beyan buyurmuştur.

  Kıymetli kardeşlerim!

 Öncelikle şunu öğrenelim ALLAH(cc) ve efendimiz(SAV)in istediği gibi oruç tutarsak ne elde edeceğiz bunun karşılığında mükâfatımız ne olacak onu öğrenelim. Efendimiz (SAV) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyorlar ‘kim Allaha inanarak ve mükâfatını Allah’tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.’ Kardeşlerim en büyük karımız günahla hatayla yanlışla kirlenen amel defterimizin oruçla temizlenmesidir.

 İkinci bir karımız ise tutmuş olduğumuz orucun mükâfatının Mevla’nın dışında hiç kimse tarafından bilinmemesi yanı hiçbir matematikçinin hesap edemediği mükâfata rabbimize kavuştuğumuz anda ulaşacağımızın olmasıdır. Sevgili peygamberimizin şu hadisi şerifi bunu en güzel bir şekilde açıklamaktadır. ‘ Oruçlu için iki ferahlık (mutluluk) anı vardır birincisi iftar ettiği anda ikincisi ise rabbine kavuştuğu anda’ rabbim cümlemize nasip eylesin.

  Kardeşlerim! Şimdi bu hedeflere ve mükâfatlara ulaşmak için nasıl bir oruç tutmamız gerekir.

 İmamı gazali üç tür oruç vardır diyor ve şöyle anlatıyor.

BİR: AVAMIN ORUCU; kişinin kendisini imsak ile iftar arasında yemeden, içmeden ve cinsel arzulardan uzak tutmasıdır. Bu oruçla elbette ki farz olan orucu tutmuş oluruz fakat bu şekilde ki oruçla yukarda saydığımız gaye ve mükâfatlara ulaşmamız çok zor çünkü efendimiz aleyhisselam ‘kişi yalanı ve yalanla ameli terk etmezse Allahu tealanın onun aç ve susuz kalmasına ihtiyacı yoktur, nice oruç tutanlar vardır ki aç kalmalarından başka ellerine hiçbir şey geçmemiştir’ buyuruyorlar. O zaman ne yapmamız gerekiyor? İkinci tür oruca başvurmamız gerekiyor.

İKİ: HAVASSIN ORUCU; Kişinin yemenin, içmenin, cinsel ilişkinin dışında bütün uzuvlarına oruç tutturmasıdır. Bu nasıl oluyor? Bütün uzuvlarımızı günahlardan korumaktır. Onları yalandan, gıybetten, dedikodudan, iftiradan, günaha gitmekten, günahı tutmaktan, günaha bakmaktan,  günahı duymaktan korumaktır. Bunun en güze örneği efendimizin gıybet eden iki kadına tükürmelerini emretmesi ve onlarında kan tükürmeleri üzerine siz kardeşinizin gıybetini yaparak onun etiyle iftar ettiniz buyurmalarıdır. Böyle bir günahla karşılaşan kimse nasıl hareket edecek ‘innii saimun, innii saimun’ ben oruçluyum, ben oruçluyum diyecek, hadi başka kapıya diye günahı, kötülüğü ve bütün çirkin işleri kendisinden uzaklaştıracaktır. Kardeşlerim eğer bu hedefe ulaşırsak o zaman önümüze daha büyük bir hedef çıkıyor.

ÜÇ: HAVASSUL HAVASIN ORUCU; bütün bu şartların yanında kalbimizi mevlanın gayri düşüncelerden temizlemektir. İşte bu hedefte insanı melekle yarıştıracak seviyeye getirmektir.

 Kıymetli kardeşlerim!

 İşte bu ulvi gaye ve hedeflere ulaşmak için en uygun zaman on bir ayın sultanı mübarek ramazan ayıdır. Çünkü merhameti sonsuz olan yüce rabbimiz kulunun bu büyük hedeflere ulaşması için habibinin haberiyle;

‘’oruçlunun uykusu ibadet, susması tesbih, ameli kat kat, duası makbul ve günahları affolunmuştur’’

 ‘’oruç bir perdedir müminin sığınacağı kalelerden bir kaledir’’

‘ ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur’ buyuruyor.

 Yani kardeşlerim ramazan ayı bizim için büyük bir fırsat ve bu fırsatı değerlendirmek için bütün maddi ve manevi hazırlıkları yaparak şöyle sesleniyoruz.

 GEL EY RAMAZAN!

 Bedenleri kirlerden temizlemek, ruhlara saflığı iade etmek için gel

GEL EY RAMAZAN!

Bizler sana muhtacız. Gündüzlerine, gecelerine, meclislerine, zikirlerine, hatıralarına ve senden olan her şeye muhtacız.

 GEL EY RAMAZAN!

 Çünkü bu ümmet sana muhtaçtır. İslam dünyasına doğuşun Nusret ve izzet ufkunu açacak.

 Müslümanlara şeref ve izzet kazandıracak

Senin gelmenle beldeler emniyet, sevgi ve nimet bulacak

Beşer sükûnete, kardeşliğe, rahmete kavuşacak.

SÜRATLE GEL EY RAMAZAN!

 İnsanlar arasında kuvvet ölçüsü yerine hak ölçüsünü koymak için gel

Zorbalığın ve katılığın yerine, rıfk ve şefkat kanunlarını ikamet etmek için gel



ALLAHA’ EMANET OLUNUZ

Hasan ÇAKIROĞLU


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam56
Toplam Ziyaret77522
SEÇME YAZILAR