• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

KADERİM BUYMUŞ DİYEMEZSİN

NE YAPAYIM KADERİM BUYMUŞ DİYEMEZSİN

 

Muhterem kardeşlerim!

        Önce yüce rabbimizin bizlere hayat rehberi olarak gönderdiği kuranı kerimden birkaç ayeti kerimeyi birlikte okuyalım ondan sonra hep beraber etraflıca düşünelim.

Yüce rabbimiz Nahl süresi 66-69 ayeti kerimelerinde şöyle buyuruyor:

- Sizin için sağmal hayvanlarda da kesin olarak ibret vardır. Nitekim size hayvanın kanında, besin artıklarıyla kan arasında bulunan bir nesne, içenlere lezzet veren saf süt içiriyoruz.

- Hurma ağaçlarının ve üzüm asmalarının üzerlerinden hem içki hem de güzel besinler elde edersiniz. Bunda da aklını kullanan bir toplum için açık delil vardır.

- Ve rabbin bal arısına şöyle ilham etti’ dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine yuvalar edin, sonra her türlü besleyici ürünlerden ye, rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git’ onların karınlarından, farklı renklerde bir şerbet (bal) çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır.


Değerli kardeşlerim!

      Şimdide İbrahim süresi 32-34. Ayeti kerimelere bir bakalım

- Gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip onunla size rızık olarak türlü türlü ürünler çıkaran ALLAH tır. İzni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize veren, nehirleri sizin için faydalı olacak şekilde yaratan odur.

- Düzenli şekilde seyreden güneşi ve ayı sizin

İçin yararlı kılan, gece ile gündüzü faydalanacağınız biçimde yaratan o dur.

- O size istediğiniz her şeyi verdi. ALLAH’ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür.

 

Kıymetli kardeşlerim!

        Rabbimiz okuduğumuz ve birçok ayeti kerimenin sonunda ‘bunda düşünen, akleden bir toplum için ibretler vardır’ buyuruyorlar. Demek ki okuduğumuz veya dinlediğimiz ayeti kerimeleri sadece okumakla ve dinlemekle kalmayacağız etraflıca düşüneceğiz ibretler alacağız, dersler çıkaracağız.

Şimdi etraflıca düşünmeye gayret edelim. Yüce yaratıcımız saymaya kalksak bile başa çıkamayacağımız nimetleri, varlıkları, hayvanları bizler için yaratıp bizim istifademize sunduğunu beyan ediyor ve her varlığın görevini, vazifesini hiç eksiksiz yaptığını beyan ediyor. Kardeşlerim bu varlıklar görevlerini yaptığı için cennet gibi büyük bir mükâfatla ödüllendirilmeyecekler hepsi görevini tamamladıktan sonra yok olup gidecektir. Fakat insanoğlu böyle değil bakın rabbimiz zilzal süresinin son iki ayeti kerimesinde ne buyuruyor ‘ kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını, mükâfatını) görür. Kimde zerre miktarı şer işlemişse onun (karşılığını, cezasını) görür.

Neden diğer mahlûkat yaptığının karşılığında mükâfat veya ceza görmezken insanoğlu yaptığı zerre miktarı hayrın ve şerrin karşılığında mükâfat veya ceza görüyor?

Evet, benim kıymetli kardeşlerim işte bu özellik bizi diğer bütün mahlûkattan ayırıyor ve özel kılıyor.

Nedir o özellik?

Akıl ve karşılığında verilen sorumluluk. Bizler bu sorumluluğumuzu Mevla’mızın bize vermiş olduğu irade-i cüz-iyeyle yerine getiriyoruz


Kardeşlerim

      İmanın şartlarından altıncısı malumunuz olduğu üzere kaderdir. Kader: yüce rabbimizin yaratmış olduğu mahlûkatın mukadderatını tayin etmesidir. Furkan süresi 2. Ayetinde rabbimiz: her şeyi yaratıp ona bir nizam veren ve mahlûkatın mukadderatını tayin eden ALLAH yüceler yücesidir. Diğer bir ayette ise: o’nun katında her şey bir ölçü iledir. Buyuruluyor.

   Bizler bu irademizi hangi yöne kullanıyorsak ona göre mükâfat veya cezayı hak ediyoruz. Bu konuda kuranı kerim şu haberleri bizlere veriyor. İnsan süresi 3. Ayetinde ‘şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik ister şükredici olsun ister nankör’.  Kehf süresi 29-31 ayetlerinde ise konuyu hepimizin en güzel bir şekilde beyan buyuruyorlar:

- Ve deki: gerçek rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin. Biz, zalimler için alevleri kendilerini çepeçevre kuşatan bir ateş hazırladık. (susuzluktan) imdat dileyecek olsalar buna erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. Ne fena bir içecek ve ne kötü bir barınak!. Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin.

- İman edipte iyi şeyler yapanlar bilmelidirler ki, biz güzel iş yapanların ecrini asla zayi etmeyiz.

- İşte onlara, içinden ırmaklar akan adn cennetleri vardır. Onlar orada ince ve kalın ipekli yeşil elbiseler giyecekler; altın bileziklerle bezenecekler.; orada tahtların üzerine kurulacaklardır. Ne güzel bir karşılık, ne güzel bir konak!. Rabbim cümlemize nasıp eylesin.

Kardeşlerim yüce rabbimiz tarafından yol gösterilmiş bize düşen görev; aklımızı ve irademizi şeytanın tüm engellemelerine ve tuzaklarına rağmen rabbimizin rızası istikametinde kullanmaktır. Zaten insan olmanın gerekliliği de bunu icap ettirir.

Değerli kardeşlerim!

        ALLAH’u Teâlâ’nın henüz olmamış hadiseleri evvelden bilip tertiplemesi ve levhi mahfuzda tespit etmesine KADER, tespit ettiği şekilde sırası geldikçe tahakkuk ettirmesine de KAZA denir.

Cenabı hakkın meydana gelecek hadiseleri daha gerçekleşmeden İLİM sıfatıyla bilmesi ve zamanı gelince TEKVİN sıfatıyla yaratması ulûhiyetinin bir gereğidir.

Kâinatta her şeyin ilahi bir kalem çizgisine göre meydana geldiğine inanmak zaruridir. Hatta inanmayan insanlar bile ‘alın yazım’ ‘şansım yaver gitti’ ‘talihim bana küstü’ gibi sözlerle kendi güçlerinin üzerinde bir kudretin olduğuna inanırlar. Gelecekte kader çizgimizde nelerin olacağını önceden bilmememizde bizim için çok büyük faydalar ve hikmetler vardır. Mesela bir insanın

- Kendisinden önce çocuğunun öleceğini bilmesi

- Bilmem kaç yaşında kanser olacağını bilmesi

- Öleceği zamanı bilmesi vs. ne kadar zordur ve insanın hayatı çekilmez hale gelir. Aziz cemaat rabbimiz neylerse güzel eyler bize düşen sorumluluk ilahi takdire karşı alacağımız davranış biçimidir.

Hiç köyümüzde iki komşumuz aynı tarihlerde hastalığa yakalandılar birisini ziyarete gittiğimizde ‘ne yapalım her şey Allah’tan hamdolsun’ derken diğeri ise ‘yahu bu hastalıkta nerden çıktı benimi buldu, şimdi zamanımıydı ‘ gibi sözlerle isyana kalkışıyordu.

Ziya paşa ne üzel ifade etmiş

İDRAKİ MEALİ BU KÜÇÜK AKLA GEREKMEZ

ZİRA BU TERAZİ BU SIKLETİ ÇEKMEZ.


Kıymetli kardeşlerim!

      Birazda irade-i cüz-iyeye değinelim inşallah. Yüce rabbimiz imtihanımızın gereği bazı davranışlarımızı bize bırakmış aldığımız kararların karşılığında ya mükâfat veya ceza göreceğimizi peygamberler ve indirdiği kitaplar vasıtasıyla bizlere bildirmiştir.

    Bunu bir iki örnekle zihnimizde canlandıralım. Mesela birçok katı olan bir binayı düşünelim bu binada asansör vardır, her katta ne olduğunu yazan ve kata çıkaracak bir düğme vardır. Biz bu binaya asansöre bindik düğmeye basmadan gitmek istediğimiz yeri öğreniyoruz ve ona göre düğmeye basıyoruz o kata çıkıp oradaki manzarayı gördükten sonra istemezsek asansöre kızarak beni niçin buraya çıkardın demeye hakkımız varmı elbette ki yok kardeşlerim niçin?

    Çünkü biz kendi irademizle yazıyı okuduk ve düğmeye bastık asansörde bizi oraya götürdü sonucuna da katlanmak mecburiyetindeyiz.

    İşte kardeşlerim yüce rabbimiz bizlere hayat rehberi olarak kuranı kerimi gönderdi her ayetine inanmamızı, uymamızı, ona göre hareket etmemizi emir buyurdular. Karşılığında da ne göreceğimizi yine o mukaddes kitabında bizlere haber verdiler.

- Namaz kılmanın

- Oruç tutmanın

- Zekât vermenin

- Cihat etmenin

- Hayır yapmanın

- Faiz yemenin

- Yalan söylemenin

- Haram yemenin ve diğer bütün emir ve yasakların neler olduğunu ve karşılığının neler olduğunu bizlere bildirmiş. Kula düşen bunlara inanmak ve harfiyen yerine getirmektir.


Muhterem kardeşlerim!

      Son söz olarak rabbimiz bizleri insan olarak yaratmış ve yeryüzüne halife kılmıştır. Eğer bizler bu görev ve sorumluluğu hakkıyla yerine getirirsek yeryüzünde huzur ve mutluluk olacağını, eğer tembellik yapar sorumluluğumuzu unutursak yeryüzünde fitne, fesat, zulüm ve haksızlığın hâkim olacağını beyan buyuruyor.

Şimdi değerli kardeşlerim!

    Sen arabanın bakımını yapmadan yola çık veya 80lik yolda 180 bas kaza yapınca da ne yapayım kaderim buymuş de OLMAZ HESABINI VERECEKSİN.

   Sen gece gündüz iç sonra kanser olunca, ne yapayım kaderim buymuş de OLMAZ HESABINI VERCEKSİN.

   Sen G.D. O. tohumları kullan yiyecekleri tüket sonra hastanelerden çıkma, ahlaken yozlaş sonrada ne yapayım toplum bozulmuş bizim kaderimiz buymuş de OLMAZ HESAP VERECEKSİN.

   Sen burada kral sofralarını aratmayacak masalarda iftar eyle kurul koşul tıkın, diğer taraftan Müslüman kardeşin bir parça ekmek bulmasın bir yudum suya muhtaçken ne yapayım onların kaderi buymuş de OLMAZ HESAP VECEKSİN.

Petrolu ben işleyemem

Demiri işleyemem

Bordan hiç anlamam

Teknolojiden hiç çakmam

Silah üretmek de neymiş de sonra geri kalmış ülke ol, fakir ülke ol, yoksul ülke ol halkın batıya geçip azcık rahatlayacağım diye denizlerde boğulsun açlıktan susuzluktan kıvransın sen ben ne yapalım bizim kaderimiz buymuş doğunun kaderi buymuş de hayır asla değil HESAP VERECEĞİZ UNUTMA

Sen bugün ümmeti Muhammet birbirini kırarken,

Birbirini boğazlarken

Kendi yurtlarını tarumar ederken

Camilerini medreselerini tahrip ederken

Kadın çocuk yaşlı demeden doğrarken sen kendi birliğini kurmadan, vahdeti oluşturmadan (rabbinin ‘sen onların dinine girmeden onlar senden asla razı olamazlar’ buyurduğunu bildiğin halde)acaba onlar ne diyecek, gelip bizim aramızı bulsunlar bizi barıştırsınlar diye beklersen OLMAZ ASLA VE KAT’A OLMAZ HESAP VERECEKSİN EY MÜSLÜMAN KARDEŞİM.

ÇÜNKÜ!!!

Seninde aklın var

Fikrin var

Beynin var

Zekân var

Ne güzel demiş şair

 

Atiyi karanlık görerek, azmi bırakmak

Alçak bir ölüm varsa, eminim budur ancak

Dünya da inanmam, hani görsem de gözümle  

İmanı olan kimse, gebermez bu ölümle

Ey dipdiri meyyit, iki el bir baş içindir

Davransana…!
Ellerde senin baş da senindir

His yok…!
Hareket yok…!
Acı yok…!
Leş mi kesildin

Hayret veriyorsun bana, sen böyle değildin….!


Kula düşen tedbir ve gayrettir

Bunu yaparsa her hâlükârda kazançlı çıkarsın.


Hasan ÇAKIROĞLU

                                                                 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam27
Toplam Ziyaret77797
SEÇME YAZILAR