• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

İLİM

İLİM



KIYMETLİ KARDEŞLERİM!

İlim konusunda yüzlerce ayeti kerime, yüzlerce hadisi şerif ve binlerce alimlerimiz ve mütefekkirlerimizin sözleri varken bu konuda yazı yazmak belki zaittir. Fakat musadenizle bu konuda birkaç ayeti kerime ve ehadisi şerifi dikkatlerinize sunmak istiyorum.

KARDEŞLERİM!

İlim öğrenmek ve tatbik etmek bireyleri ve toplumları hem dünyada hem de ahrette tehlike, sıkıntı, zorluk ve zararlardan koruduğu gibi aynı zamanda mutlu, huzurlu, güvenli bir hayat sürdürmenin başlıca sebeplerindendir. Şunu açık yüreklilikle belirtmek isterim ki ilk emri oku olan bir dinin dünyada en az okuyan bir toplumu olarak nasıl okuyacağız? Niçin okuyacağız? Ve bu konuda küme düşmekten nasıl kurtulacağız?

KARDEŞLERİM!

Nasıl okuyacağız?

Bu sorunun cevabını efendimize ilk inen kur’anı kerimin ayetlerinde buluyoruz. Yüce rabbimiz ikra’ süresinin ilk ayetlerinde

‘ yaratan rabbinin adıyla oku

O insanı alaktan yaratmıştır

Oku kalemle (yazmayı) öğreten, insana bilmediğini öğreten rabbin kerem sahibidir. ( alak 1-5 )

 Bu ayeti kerimelerde oku emrinin iki defa zikredilmesi okumanın ve bilmenin dinde ve insan hayatında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir ve ayrıca okumanın konusu belirtilmemiştir. O zaman neyi ve nasıl okuyacağız? İnsanlara ve bütün yaratılmışlara faydalı her şeyi okuyabiliriz, okuma yazma bilmeden bütün kainatı okuyabiliriz ama bir şartla ALLAHU tealanın adını anarak, herhangi ilim olursa olsun eğer ona başlarken ’bismillahirrahmanirrahim’ diyebiliyorsak ne ala, bu ilim ilmihal, tefsir, hadis vs. olabileceği gibi matematik, fizik ve kimyada olabilir. Buna kısa iki örnek verelim.

  Eğer bir insan mühendis olarak öğreneceği ilimle İslam ülkelerinin silahlarının yazılımını geliştirip bu ümmeti dış düşmanların tehdidinden, bağımlılığından kurtaracaksa bu mühendisimizin okuduğu ilmin fizik olması veya matematik olması fark etmez bu kardeşimiz İslam adına, din adına, ümmet adına büyük bir hizmet etmiştir ve mükafatı da ona göredir. Bu örneği çoğaltabiliriz ve çeşitlendirebiliriz.

 Eğer bir ilim adamı ilmihali, tefsiri, hadisi, insanların arasında fitne çıkarmak, ayrımcılık yapmak için okuyorsa okudukları ilim ne olursa olsun bunun cezası da ona göredir.


KIYMETLİ KARDEŞLERİM!

 Niçin okuyacağız?

Çünkü ilim, insanoğlunun dünya ve ahret için yapacağı en büyük yatırımdır. Efendimiz (sav)in bu konuda ki bir iki hadisi şerifini hatırlayalım.

Buyuruyorlar ki

ALLAHu sübhanehu hazretleri, melekleri, bütün gök ve yer ehli  hatta yuvasındaki karıncalarla, denizdeki balıklar insanlara hayrı öğretene dua eder.’ (ihya c.1 s. 34)

‘Senin vasıtanla ALLAHu tealanın bir kişiyi hidayete erdirmesi senin için bütün varlığıyla dünyadan daha hayırlıdır.’ (ihya c.1 s. 32)

‘ ilmi ile faydalanılan bir alim bin abid den daha hayırlıdır’.(1500 hadis s. 36)

Niçin okuyacağız?

ALLAH(CC) rızası için okuyacağız. Onun kullarına ve bütün yarattıklarına faydalı olmak için okuyacağız.

Niçin okuyacağız?

Yaşadığımız toplumu yeryüzünün en üstün toplumu, inandığımız dini yer yüzünün en üstün dini yapmak için, yani ‘ilayıkelimetullah’ için okuyacağız.

İNSANLIĞA BAŞLICA BORCUMUZ BIKMAKSIZIN OKUMAK

ÜŞENMEKSİZİN OKUTMAKTIR.

KIYMETLİ KARDEŞLERİM!

Okuduğumuzla mutlaka amel etmeliyiz, onu hayatımıza tatbik etmeliyiz.

Yüce rabbimiz’ ey iman edenler yapmayacağınız şeyleri niye söylersiniz. Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz ALLAH katında çok sevimsiz davranıştır’ (saf2-3) buyuruyorlar.

KARDEŞLERİM! Yüce rabbimiz Yahudi alimleri üzerinden bizlere çok büyük bir ikazda bulunmuş tur. Ve Cuma süresi beşinci ayeti kerimesinde şöyle buyurmuştur. ‘Tevratla yükümlü tutulup da onu taşıyamayanların durumu, koca, koca kitaplar taşıyan merkebin durumuna benzer. ALLAHın ayetlerini yalan sayan kavmin misali ne kötü! ALLAH zalimler topluluğunu doğru yola çıkarmaz.’

        Eğer yüce kur’anı öğrendiysek mutlaka hakkını vermeliyiz. Önce o nu hayatımıza sonrada bütün cihana hakim kılmak için var gücümüzle gayret etmeliyiz

KIYMETLİ KARDEŞLERİM!

Okuduğumuz ve öğrendiğimiz bu bilgileri insanlara en güzel ve doğru bir şekilde aktarmalıyız. O bilgileri hiçbir menfaat, hiçbir makam, hiçbir korku karşılığında gizlememeliyiz ve değiştirmemeliyiz yüce rabbimiz ali İmran 187 de şöyle buyurmaktadır. ‘ ALLAH kendilerine kitap verilenlerden onu insanlara mutlaka açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz diye sağlam söz almıştı. Ama onlar bunu kulak ardı edip kitabı az bir dünyalıkla değiştirdiler. Karşılığında aldıkları ne değersiz. ‘

KARDEŞLERİM! Kesinlikle ve kesinlikle öğrendiğimiz bu dini bilgileri ve bu yolda elde etmiş olduğumuz mertebeleri

Dinin aleyhinde

Ümmetin aleyhinde

Milletin aleyhinde kullanmamalıyız.

Eğer böyle bir şeye tevessül edersek ( ki rabbim bütün alimlerimizi, bütün din kardeşlerimizi ve hepimizi muhafaza eylesin) bunun karşılığı dünya ve ahrette rezil ve rüsva olmaktır. Geçmiş ümmetlerdeki bir örneğini kuranı kerim bizlere veriyor ki aman ha tevessül etmeyelim, kaçınalım, korunalım.

Bu örnek araf süresi 175-176 ve 177. Ayeti kerimelerde geçmektedir. Taberi tefsirinin beyanına göre olay şöyle gerçekleşmiştir.

Hazreti Musa’nın bir ordu ile zorba bir kavmin üzerine gittiği, durumdan kaygılanan bu kavmin, aslında iyi bir kişi olan bel’am b. Bauradan yardım istedikleri, onun başlangıçta bu isteği reddettiği, fakat bazı hediyelerle kandırıldığı; bunun üzerine kendisinden yardım isteyenlere, hazreti Musanın askerlerine tuzak olarak kadınlarını süsleyip onlarla zina ettirmelerini öğütlediği, israiloğullarının bu tuzağa düşmeleri üzerine ALLAHu Teala tarafından bir ceza olarak baş gösteren bir veba salgınında70.000 kişinin öldüğü bildirilir. Kur’anı kerimdeki ilgili ayetlerde şöyle buyuruluyor.

‘ Kendisine kanıtlarını verdiğimiz, fakat onları bir kenara atan, bu yüzden şeytanın peşine taktığı, nihayet azgınlardan olan kişinin haberini onlara anlat

Eğer biz isteseydik o kişiyi delillerimizle yüceltirdik, fakat o dünyaya saplandı kaldı hevesinin peşine düştü. İşte böylesinin hali , kovsan da bıraksan da hep dilini çıkarıp soluyan köpeğin haline benzer. Ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu işte böyledir. Şimdi sen bu kıssayı anlat, umulur ki iyice düşünürler

Ayetlerimizi yalan sayan ve böylece yalnız kendilerine fenalık etmiş bulunan kavmin durumu ne kötüdür.’

KIYMETLİ KARDEŞLERİM!

HAZRETİ ALİnin bir sözüyle yazımıza son verelim şöyle buyuruyorlar: ey ilmi göğsünde taşıyanlar, ilminizle amel ediniz. Zira alim ol kimsedir ki bilir ve bildikleriyle amel eder, bildiği ile yaptığı birbirini tutar.

 Bir zamanlar öyle kimseler gelecek ki ilim boğazlarından aşağı inmez, işleri başka dışları başkadır. Bildikleri ile yaptıkları birbirine uymaz. Cemaat kurup otururlar ve birbirleriyle iftihar ederler.

Eğer onlardan bir başkası yanlarına oturursa ona kızar ve  arkadaşlıklarından atarlar. İşte bunlardır ki amelleri oturdukları yerde kalıp ALLAHa yükselmez.

  

ALLAHA EMANET OLUNUZ

 

 HASAN ÇAKIROĞLU

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret77799
SEÇME YAZILAR