• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

İNSAN VE AHİRETE İMAN

İNSAN VE AHİRETE İMAN


            İnsan doğumla başlayıp, ölümle sona eren Allah’ın takdir ettiği bir hayatı dilediğince yaşama hakkına sahiptir. Kendi istek ve arzusuna göre gelmediği bu dünyadan yine kendi istek ve arzusu olmadan ayrılacaktır.

            Ömür, duvara astığımız bir takvim gibi her gün bir yaprağını kopararak, dönüşü bir daha olmayan, Allahın takdir ettiği vakte doğru gidiyoruz. Ölüm her gün onlarcasına şahit olduğumuz hayatın bir gerçeğidir. Allah’ın yarattığı her varlık içinde bir ecel tayin edilmiş olup zamanı gelince onun “ol” emriyle olduğu gibi “yok ol” emriyle de son bulacaktır.  İçinde yaşadığımız kainat, dünya da bu ecele tabidir. Kainatın ölümü kıyamet olarak ifade edilmiştir. Hayatın son noktası İsrafil’in mahiyetini Allahın bildiği bir sura üflemesiyle sona erecek, yer, gök, dağlar, yıldızlar saçılıp savrulacak her şey yerle bir olacak. İşte bu sahneye KIYAMET sahnesi denir.

Ahret, insanlar için yeni bir başlangıç , yeni bir hayat değil aksine dünyada yapıp ettiklerinin karşılığını görecekleri, hesap verecekleri ebedi bir hayatın yaşanacağı yerdir. Ahrete iman bütün semavi dinlerde mevcuttur. Dünya hayatını dengeleyen, insanları belli ölçüler dahilinde hareket etmeye, başkalarıyla olan ilişkilerinde hak ve hukuka riayet etmeye, yaratılan her şeye karşı adil olmaya sevk eden iman esaslarından biridir.

Ahiret hayatı, kıyametin kopmasından sonra, Allah’ın, gelmiş geçmiş bütün insanları ve diğer canlıları tekrar diriltmesi ile başlayacaktır. İnsanın ölüp kabre konması ile kıyametin kopup insanların tekrar diriltilmesi arasında geçen  zamankabir hayatı, bu ara zamana da “berzah alemi” denmektedir.

Ahrete iman etmek her müminin görevidir:

وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ فٖيهَا وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ

“Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır” (hac 7.)

 

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَالْكِتَابِ الَّذٖى نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِهٖ وَالْكِتَابِ الَّذٖى اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰئِكَتِهٖ وَكُتُبِهٖ وَرُسُلِهٖ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَعٖيدًا

"Ey iman edenler! Allah'a, Peygamber'ine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, Peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur"(Nisa,4/136).

Kıyametin vaktini sadece Allah bilir:

يَسْپَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰیهَا قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّٖى لَا يُجَلّٖيهَا لِوَقْتِهَا اِلَّا هُوَ ثَقُلَتْ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَا تَاْتٖيكُمْ اِلَّا بَغْتَةً يَسْپَلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِىٌّ عَنْهَا قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰـكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

“Sana kıyameti, ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah'ın katındadır; ama insanların çoğu bilmezler” (A'râf, 7/187)

وَنَرٰیهُ قَرٖيبًااِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَعٖيدًا

"Şüphesiz onlar (kâfirler), o azabı(n gerçekleşeceği kıyameti) uzak görüyorlar, biz ise onu yakın görüyoruz." (Meâric,70/ 6-7)

Hz. Peygamber (a.s.) işaret parmağı ile orta parmağını birleştirip  göstererek, “Kıyametin gelmesi şu ikisi (arasındaki fark) gibi (yakın) iken ben gönderildim” buyurmuştur. (Buhârî, Rikâk, 39)

İnsanın ilmi ve bilgisi sınırlıdır. Her şeyi bilemez:

اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِى الْاَرْحَامِ وَمَا تَدْرٖى نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًا وَمَا تَدْرٖى نَفْسٌ بِاَىِّ اَرْضٍ تَمُوتُ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ خَبٖيرٌ

Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir.Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez.Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır” (Lokman 34.)

 

Kıyamet sahnelerinden bazı örnekler:

يَوْمَ نَطْوِى السَّمَاءَ كَطَیِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَاْنَا اَوَّلَ خَلْقٍ نُعٖيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا اِنَّا كُنَّا فَاعِلٖينَ

Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize bir vaad olarak- onu yine yapacağız.”(Enbiya, 21/104)  

 

اِذَا السَّمَاءُ انْفَطَرَتْ ﴿١﴾  Gökyüzü yarıldığı,وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ ﴿٢﴾  yıldızlar döküldüğü,وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ ﴿٣﴾  denizler birbirine katıldığı,  وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ ﴿٤﴾  kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْ ﴿٥﴾  insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.يَا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرٖيمِ ﴿٦﴾  Ey insan! ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?اَلَّذٖى خَلَقَكَ فَسَوّٰیكَ فَعَدَلَكَ ﴿٧﴾  Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan,

فٖى اَیِّ صُورَةٍ مَا شَاءَ رَكَّبَكَ ﴿٨﴾  seni istediği bir şekilde birleştiren, كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّٖينِ ﴿٩﴾  Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz.وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظٖينَ ﴿١٠﴾  iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, كِرَامًا كَاتِبٖينَ ﴿١١﴾  değerli yazıcılar vardır;يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ ﴿١٢﴾  onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.اِنَّ الْاَبْرَارَ لَفٖى نَعٖيمٍ ﴿١٣﴾  İyiler muhakkak cennette,وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَفٖى جَحٖيمٍ ﴿١٤﴾  kötüler de cehennemdedirler.يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّٖينِ ﴿١٥﴾  Ceza gününde oraya girerler.وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَائِبٖينَ ﴿١٦﴾  Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.وَمَا اَدْرٰیكَ مَا يَوْمُ الدّٖينِ ﴿١٧﴾ Ceza günü nedir bilir misin? ثُمَّ مَا اَدْرٰیكَ مَا يَوْمُ الدّٖينِ ﴿١٨﴾  Nedir acaba o ceza günü? يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْپًا وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ ﴿١٩﴾  O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır”. (İnfitâr, 82/1-19)

!” (Kâri'a, 101/ 1-5).

 

اَلْقَارِعَةُ ﴿١﴾ Yürekleri hoplatan büyük felaket مَا الْقَارِعَةُ ﴿٢﴾ Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?

وَمَا اَدْرٰیكَ مَا الْقَارِعَةُ ﴿٣﴾ Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?

يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِ ﴿٤﴾ O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.

وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِ ﴿٥﴾ Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَازٖينُهُ ﴿٦﴾  O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse فَهُوَ فٖى عٖيشَةٍ رَاضِيَةٍ ﴿٧﴾   işte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur. وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَازٖينُهُ ﴿٨﴾   Ameli yeğni olana gelince,فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌ ﴿٩﴾  işte onun anası (yeri, yurdu) Hâviye'dir. وَمَا اَدْرٰیكَ مَا هِيَهْ ﴿١٠﴾  Nedir o (Hâviye) bilir misin?نَارٌ حَامِيَةٌ ﴿١١﴾  Kızgın ateş!

كل من عليها فان ويبقى وجه ربك ذو الجلال والاكرام

Yeryüzündeki her şey yok olacaktır. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabb’inin zatı bâkî kalacaktır (Rahmân, 55/26-27. bkKasas, 28/ 88).

Kıyametin alametlerinden bazıları bildirilmiştir:

فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَاْتِيَهُمْ بَغْتَةً فَقَدْ جَاءَ اَشْرَاطُهَا فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَاءَتْهُمْ ذِكْرٰیهُمْ

“Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!” (Muhammed 18.)

 

اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ

"Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.” (Kamer, 54/1). Ayette, Hz. Peygamber’in bir mucizesine (ayın yarılması) işaret edilirken, kıyametin yaklaştığı da haber verilmektedir.

Küçük alametler vardır ki bunlar alimlerimiz kaynaklarımızda farklı şekillerde zikretmişlerdir:

  1. Kazancın helalden mi haramdan mı olduğunun aranmaması,
  2. Sarhoşluk veren içki, uyuşturucu gibi içeceklerin çoğalması,
  3. Zina vb kötülüklerin artması,
  4. Din konusunda bilgisizliğin yayılması,
  5. Emniyet ve adaletin kalkması,
  6. Vazifenin ehliyetsiz kişilere verilmesi,
  7. Büyüklere hürmet küçüklere şefkatin azalması,
  8. Ölçü ve tartıda hile yapılması,
  9. Zenginlere malından dolayı hürmet edilmesi,
  10. Dini değerlerin dünya menfaati karşılığında ikinci plana itilmesi
  11. Çeşitli eğlence ve hevesler sebebiyle zamanın bereketsizleşmesi,
  12. Nasihatlere kulak verilmemesi,
  13. Kötülüklere müdahale edilmemesi,
  14. Dini yaşayanların hor görülmesi, dinden uzak olanların el üstünde tutulması,
  15. Zekatın zarar sayılması,
  16. Din tahsilinin Allah rızası için yapılmaması,
  17. Gıybetin çoğalmaması,
  18. Ana-babaya itaatsizlik edilerek onlardan uzaklaşılması ve arkadaşlara yaklaşılması,
  19. Cinayetlerin çoğalması,
  20. Dünyadan bezginlik getirilmesi ve ölümün istenir olması,
  21. Bilgisizce fetva verilmesi…

Kısaca dinden uzaklaşma ve her türlü sapma kıyametin küçük alameti olarak zikredilir. (Kaynaklarıyla Müminlere Vaazlar, Ömer ÖZTOP,İrşat Serisi 2, S.543)

 

Kıyametin büyük alametleri kuranda ve hadislerde zikredilmiştir:

 

Hüzeyfe b. Üseyd (r.a.) anlatıyor: Resülullah (s.a.v.);

انها لن تقوم الساعة حتى ترون قبلها عشر آيات فذ كر الدخان والد جال والدابة وطلوع الشس من مغربها ونزول عيسى بن مريم و يأجوج ومأجوج وثلاثة خسوف خسف بالمشرق وخسف بالمغرب وخسف بجزيرة العرب وآخر ذالك نار تخرج من اليمن

Kıyamet, kopuşundan önce on alameti görmediğiniz sürece kopmayacaktır, buyurdu ve Duman,.Deccâl’i, Dâbbetü’l-Arz’ı, Güneşin Batı’dan doğmasını, İsa b. Meryem’in inişini, Ye’cüc ve Me’cüc’ü, üç güneş tutulmasını, Doğudakini, Batıdakini ve Arap Yarımadasındakini ve son olarak da Yemen’de çıkacak ateşi zikretti.” ( Müslim, Fiten, 13)

           1. Kıyametin kopması yaklaşınca, ortalığı bir duman kaplayacak, bunun üzerine müminler nezleye yakalanmış bir hale gelecek, kafirler ise çok kötü ve zor bir duruma geleceklerdir.

2.Deccâl’ ortaya çıkacak ve ilahlık iddiasında bulunacaktır.

3.Dâbbetülarz denen bir mahluk çıkacaktır.

4. Güneş Batı’dan doğacaktır.

5. Hz. İsa'nın yer yüzüne inerek Hz. Peygamber’in dîni üzere amel etmesi, Deccâl’i öldürmesi.

 6. Y’ecüc ve Me’cüc adlı iki kavmin ortaya çıkıp yer yüzünde fesat ve bozgunculuk çıkarmaları.

7, 8, 9: Yeryüzünün Doğusunda, Batısında ve Arap Yarımadasında güneş tutulması.

10.Yemen’de büyük bir ateşin ortaya çıkması. Aşağıdaki hadis bu alametleri topluca bildirmektedir.

            Bu saydıklarımız, kıyametin “büyük alametleri” diye nitelenen alametlerdir.

 

اَلَّذى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ الْعَزيزُ الْغَفُورُ

"O hanginizin daha güzel iş yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O üslündür, bağışlayandır" (el-Mülk, 67/2)




İdris YAVUZYİĞİT ŞAVŞAT MÜFTÜSÜ

 

 

 

ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam55
Toplam Ziyaret77770
SEÇME YAZILAR