• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

DOĞDU OL SAATTE OL SULTANU DİN

                      KUTLU DOĞUM SUNUMLARI

 

Yeryüzünü manevi karanlıklar kaplamıştı.

Mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden adeta mateme bürünmüştü.

Gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalpler idi.

Kalp ve ruhların keder, elem ve gözyaşına alem de iştirak etmiş,

sanki umumi yas ilan edilmişti.

Yeryüzü saadetin, sevincin ve huzurun kaynağı olan

“ Tevhid “ inancından mahrumdu.

Küfür ve şirk fırtınası, ruhları ve kalpleri kasıp kavurmuştu.

Gönüllerde tek mabud yerine bir çok “batıl ilah” yer almıştı.

Hakiki sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu.

İnsanlar birbirini yiyen canavarlar misali vahşileşmiş, küfür, şirk ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuştu.

Sanki kurtlar çoban olmuş, koyunlar ise bu merhametsiz çobanların elinde inim, inim inler gibiydi.

Fuhuş, ahlaksızlık öyle yaygınlaşmıştı ki, çoğu kimse babasını bilmiyor ve tanımıyordu.

İçki ve kumar hiç de ayıp sayılır şeyler değildi.

Faizcilik ve tefecilik almış başını gitmiş, fakir daha ezilir olmuştu.

Hırsızlık yapmak, adam öldürmek normal hale gelmişti.

Kuvvetli zayıfı eziyordu ve insanlık adına utandırıcı daha

neler oluyordu neler.

Merhum Akif’in ifadesiyle

          Bir kere de mamure-i dünya o zamanlar

          Buhranlar içindeydi, bu gün den de beterdi

          Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta

          Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi

Alem mahzun, varlıklar mahzun,

gönüller mahzun ve simalar mahzundu.

Akıl, ruh ve kalpleri manevi kıskacı altına alıp olanca kuvvetiyle sıkan bu küfür ve şirke

bu delalet ve cehalete

bu hüzün ve sıkıntıya

beşerin daha fazla katlanmasına  ALLAH ın sonsuz merhameti elbette musade  etmezdi.

Bütün bunlara son verecek bir zatı, şefkat ve merhametinin bir eseri olarak elbette gönderecekti.

 

         İŞTE O ZAT GELİYORDU

Dünyanın manevi şeklini beraberinde getirdiği manevi nurla değişitirecek

Eşsiz insan, son Peygamber, alemlere rahmet hazreti Muhammed geliyordu

Cin ve ins’e ebedi saadetin yolunu gösterecek alemlerin efendisi geliyordu

 

             O AN

Kainat hürmet ve haşyet içerisinde efendisini bekliyordu.

Miladi 571 nisan ayının 20si

Kameri aylardan rebiülevvel ayını 12. Gecesi

Pazartesi sabahı

Vakit vakitlerin sultanı seher vakti

Mekke de mütevazi bir ev

Bu mütevazi evde ve bu eşsiz vakitte

Gönüller sultanı gözlerini dünyaya açtı

 

       BU GÖZ AÇIŞLA BİRLİKTE

Alem sanki birden elem ve matemini unutarak sürura gark oldu.

Karanlıklar anında nurla yırtılıverdi.

       Kainat sevinç içinde adeta

DOĞDU OL SAATTE OLSULTANÜ DİN

NURA GARK OLDU SEMAVATÜ ZEMİN

Diye haykırıyordu.


Haydi kardeşlerim hep beraber:

ESSELATU VESSELAMU ALEYKE YA RESÜLALLAH

ESSELATU VESSELAMU ALEYKE YA HABİBALLAH

ESSELATU VESSELAMU ALEYKE YA SEYYİDELEVVELİNE VEL AHIRİN

 

 

  

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret77525
SEÇME YAZILAR