• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

ÜÇ AYLAR

ÜÇ AYLAR


Dini anlatımda ve halkımız arasında "Üç Aylar'' olarak bilinen RecepŞaban veRamazan aylarının feyizli ve bereketli manevi iklimine bir defa daha girmek üzere yaklaşmış bulunmaktayız. Bu ayların gelmesiyle Müslümanların ruhları huzur ve sükuna kavuşarak  bambaşka bir hava iklimine bürünmüş olur. Çünkü bu aylar İlâhî rahmetin coştuğu aylardır. Diğer vakitlerde iyilik ve ibadetlere on sevap veriliyorsa, RecepŞabanve Ramazan aylarında gittikçe yükselen bir oranda kat kat daha fazla sevap verilir. Meselâ, okunan her bir Kur'ân harfi için on sevap yazılırken Recep ayında bu sevap yüz olarak yazılır, Şaban'da üç yüzü aşar, Ramazan'da bine ulaşır. Cuma gecelerinde binleri bulur. Kadir Gecesinde ise otuz bine ulaştığını düşünürsek, üç aylardaki mübarek vakitlerin âhiret ticareti bakımından ne kadar kıymetli bir fırsat olduğunu anlayabiliriz. Bu bakımdan üç aylar “pek çok uhrevî faydaları kazandıran âhiret ticaretinin bir kudsî pazarı ve bu pazarda umduğuna nail olmak ve korktuğundan emin olmak isteyen ibadet ehli için mümtaz bir meşher sergisi” olarak vasıflandırılmıştır. Aynı şekilde, üç aylar da yılda bir defa kurulan ve ahiret ticaretinin yapıldığı pazarlardır. İstifade etmesini bilenler, bu pazardan büyük kazançlar sağlayabilirler. Ahirete yönelik amellerini diğer vakitlere oranla arttırmış olurlar. Daha fazla Kur'ân okurlar, manevi ilimlere daha fazla yönelirler, uykularından kısarak ilim, tefekkür ve ibadetlere daha fazla vakit ayırmış olurlar. Hayırlı işlerde birbirleriyle yarış içine girerler. Böylece, “bu çok sevaplı ibadet ayları” ndan  kazançlı olarak çıkarlar. Buna karşılık, üç ayların fazilet ve kıymetinden haberdar olmayıp da bu ayları değerlendiremeyenler, herkesin istifadesine açık tutulan çok kârlı bir ticaret imkânından mahrum kalmış olurlar. Ne yazık ki bu kimseler, aynı imkânı tekrar elde edebilmek için eğer ömürleri olursa bir yıl daha beklemek zorunda kalmış olacaklardır. İşte bu nedenle üç ayların ve bu aylardaki mübarek gecelerin büyük bir coşkunlukla ihya edilmesi bu bakımdan da önem kazanmış oluyor. Çünkü bunlar şeâirdendir, yani  İslâm'ın sembol ve alâmetlerindendir.

Vakit namazlarında, bilhassa Cuma namazlarında ve Kandil gecelerinde camilerin mü'minlerle dolup taşması, radyo ve televizyon programlarında Kur'ân ve mevlidlerin okunmasına yer verilmesi, camilerin mahyalarla süslenmesi, hatta kandil simitlerinin dağıtılması, Müslümanlar arasında birlik ve beraberliği pekiştiren huzur verici hadiselerdir. Böylece bütün mü'minler aynı duygu ve düşünce ile âhiret kazancına yönelmiş olurlar. Herkes Allah'ın rızası yolunda sonsuz bir yarışa girmiş olur. Sonuçta oluşan manevî hava, bütün bir topluma huzur verir. Bu huzur havasından herkes derecesine göre kazançlı çıkmış olur.

1/10

 

 

Yapılan ibadetler, okunan Kur'ânlar, Arş'a yükselen ihlâslı dualar, İlâhî rahmetin kazanılmasına vesile oluyor. Ayrıca sırf Allah rızası için ve ihlâsla yapılan  bedeni ve mali ibadetler, günahların, sefahatlerin ve zulümlerin kirlettiği manevî havamızı temizliyor. Bu nedenle her yıl bizlere ikram edilen bu bulunmaz fırsatı kaçırmamalıyız ve bu fırsattan istifade etmeye çalışmalıyız. Bu arada, üç ayların ve kandil gecelerinin evlerimizde ve aile bireyleri arasında ayrı bir mânâ içinde yaşanması gerektiğini de unutmamalıyız. Çocuklarımız o manevî havayı soluya soluya büyümelidirler. Bunun için, mübarek gecelerde onları hediyelerle sevindirip, camilere alıştırmakta büyük faydalar vardır. Ayrıca, sabaha karşı seher vakitlerinde uyanık bulunmaya çalışarak İslâm âlemi için ve mü'min kardeşlerimiz için dualar etmenin fazilet ve kıymeti sonsuzdur. O feyizli vakitte yapılan duaların kabul ihtimali çok kuvvetlidir. Bu bakımdan gerek kendimizin, gerekse diğer mü'minlerin dünya ve âhiret imtihanlarında başarılı çıkmaları için Cenab-ı Hakka niyazda bulunmak ve Ondan yardım istemek suretiyle, hem sıkıntı ve musibetlere karşı sarsılmaz bir dayanak noktası bulmuş, hem de tükenmez bir teselli kaynağına kavuşmuş oluruz.

Bilindiği gibi üç aylar zincirinin ilk halkasını oluşturan Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaip kandilidir.  Unutulmamalıdır ki zamanın her anı değerli olup boşa harcanmaması gerekir. Çünkü boşa harcanan zamanın telafisi mümkün değildir. Bu nedenle insan ömrünün her anı çok kıymetlidir. Ancak bazı zamanlar vardır ki onların kıymeti diğer zamanlardan daha fazladır. Regaip gecesi’ nin içinde bulunduğu Recep ayı da bunlardan biridir. Halkımız tarafından "üç aylar" olarak anılan rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan manevi bir mevsime girişimizin habercisidir. Milletimizin “kandil” olarak adlandırdığı Regaip gecesi ve diğer mübarek geceler, gönül evlerimizi aydınlatan ışıklardır.

 Üç aylar, kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır.

اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللّٰهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ مِنْهَآ اَرْبَعَةٌ حُرُمٌۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا ف۪يهِنَّ اَنْفُسَكُمْ ............. ﴿36﴾

 “Allah’ın gökleri ve yeri yönettiği günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır. Bu, dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin …….” [4] (Tevbe: 9/36)

Bu ayet-i kerimede işaret edilen haram ayların Zilkâde, Zilhicce, Muharrem veRecep ayları olduğunu Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şu hadisleriyle açıklamışlardır:

عَنْ أَبِى بَكْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ « إِنَّ الزَّمَانَ قَدِ اسْتَدَارَ كَهَيْئَتِهِ يَوْمَ خَلَقَ اللَّهُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضَ ، السَّنَةُ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا مِنْهَا ، أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ، ثَلاَثٌ مُتَوَالِيَاتٌ ، ذُو الْقَعْدَةِ وَذُو الْحِجَّةِ وَالْمُحَرَّمُ وَرَجَبُ مُضَرَ الَّذِى بَيْنَ جُمَادَى وَشَعْبَانَ » .

“Muhakkak zaman Allah'ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Bunlardan üçü peş peşedir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, bir de Cemaziyel-ahir ile Şaban ayları arasında olan Mudar Kabilesinin ayı Recep'tir.” [5]

Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz üç aylar hakkında şöyle buyururlar:

“Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır” [6]

Bu ayların başlangıcında Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ’in şöyle dua ettiği de rivayetler arasında yer almaktadır.

4/10

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ كَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا دَخَلَ رَجَبٌ قَالَ  اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِى رَجَبٍ وَشَعْبَانَ وَبَارِكْ لَنَا فِى رَمَضَانَ

“Ey Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a kavuştur.” [7] 

Regaib kandili üç ayların arifesidir. Manevi hayatımızda olgunluğu yakalama fırsatı olan üç aylara giriş gecesidir. Bir aydınlanma, nurlanma gecesidir. Çünkü üç aylar dediğimizRecep, Şaban ve Ramazan, manevi hayatımıza saadet katan, rahmetin, merhametin, mağfiretin sağanak sağanak yağdığı aylardır.

Kandil Gecelerini ihya etmek, gönlümüzü ihya etmektir. Böyle günler ve geceler bizler için birer fırsattır. Bu sebeple bu aylarda şu hususları yerine getirmemiz, İnşallah bu günün feyiz ve bereketinden yararlanmamıza vesile olacaktır. 

1- Tövbe ve istiğfarda Bulunmak:  Cenab-ı Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de: 

   يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُوٓا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاۜ ........... ﴿8﴾

“Ey İman edenler! Allah’a samimiyetle tövbe edin” [8] (Tahrîm: 66/8)

buyurmaktadır.

 5/10

 Neden tövbe etmemizin cevabını yine Kur’an’dan öğrenmekteyiz. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır.

........وَتُوبُوٓا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعًا اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ﴿31﴾

“Hepiniz Allah’a tövbe edin, ey mü’minler! Belki böylece korktuğunuzdan kurtulur, umduğunuzu elde edebilirsiniz.” [9]           (Nur: 24/31)

2- Kur’an-ı Kerim okumak : اقْرَؤُا القُرْآنَ فإِنَّهُ يَأْتي يَوْم القيامةِ شَفِيعاً لأصْحابِهِ “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir.” [10]  3- Salâtü-Selâm getirmek:  Çünkü bu gece Peygamberimize olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi çokça salat ve selam getirmekle ifade edeceğiz. Çünkü bu Yüce Rabbimizin bizlere bir emridir.

6/10

 Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulmaktadır:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا ﴿56﴾

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” [11] (Ahzab: 33/56)

4- Kaza Namazı Kılmak:  5- Nafile Namaz Kılmak:  6- Ziyaretleşme:  Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu hususa şöyle işaret edilmektedir. 

وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوٓا اِلَّآ اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَآ اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَآ اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا ﴿23﴾ وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ ﴿24﴾

“Rabbin sadece kendisine ibadet etmenizi, anne-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi sizin yanınızda yaşlanırsa kendilerine “öf” bile deme; onları azarlama ikisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve ”Rabbim, küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et” diyerek dua et” [12] (İsra: 17/23-24)

7/10

 Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz' in şu hadis-i şerifini hatırlayarak yapamadığımız hususlar var ise onu gidermeye çalışmalıyız.

المُسْلِمُ أَخُو المُسْلِمِ ، لا يظْلِمُه ، ولا يُسْلِمهُ ، منْ كَانَ فِي حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حاجتِهِ ، ومَنْ فَرَّج عنْ مُسْلِمٍ كُرْبةً فَرَّجَ اللَّهُ عنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يوْمَ الْقِيامَةِ ، ومَنْ ستر مُسْلِماً سَتَرهُ اللَّهُ يَوْم الْقِيَامَةِ                                                                                  

 “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslüman’ın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.” [13]

7- Küslerin Barışması

8/10Bir ayette Allah-u Teala (c.c.) şöyle buyurmaktadır.

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟ ﴿10﴾

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”  [14] (Hucurat:49/10)

Şu anda bu camide aynı safta yan yana oturmuş olan Kıymetli Kardeşlerim; bu gecede bir araya geldik, aynı duygu ve heyecanı yaşamaktayız.

Yüce Rabbimiz birlik ve beraberlik içerisinde olmamızı, ayrılmamızı ve kendi dinine sımsıkı sarılmamızı şöyle murat etmektedir.

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَآءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ ﴿103﴾

“Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklar.” [15] (Al-i İmran: 3/103)


MEHMET CEMAL YILMAZ
GERZE VAİZİ

 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret77719
SEÇME YAZILAR