• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

HELAL VE HARAM

  • يَا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِى الْاَرْضِ حَلَالًا طَيِّبًا وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبٖينٌ               

Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helâl ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.» (Bakara suresi 168)

 

HELAL NEDİR? : Dinen yapılması veya yenip içilmesi yasaklanmayan, serbest bırakılan şey demektir. Allah ve Rasûlü'nün bir şeyin helâl olduğunu belirtmesi veya işlenmesinde günah olmadığını bildirmesi, o fiilin helâl olduğunu gösterdiği gibi, o fiil veya şeyin yasaklandığına dair bir delil bulunmaması da helâl olduğunu gösterir. Zira eşyada aslolan helal oluşudur. Buna göre bir şey, dinin açık bir hükmüne, yasağına ve ilkesine aykırı olmadıkça helâldir, meşrudur. Helâl kavramının, meşru, caiz, mubah tabirleri ile yakın ilişkisi vardır. Çoğu zaman da eş anlamlı olarak kullanılmaktadır

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

«Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.» (Bakara suresi 172)

 

ALLAHIN KİTABINDA HELAL VE HARAM BELLİDİR VE BUNUN DIŞINA ÇIKILMAMALI

 

اَلْحَلاَلُ مَا أحَلَّ اللّهُ في كِتَابِهِ، وَالْحَرَامُ مَا حَرَّمَ اللّهُ في كِتَابِهِ، ومَا سَكَتَ عَنْهُ فَهُوَ عَفْوٌ، فَلاَ تَتَكَلَّفُوا السُّؤَالَ عَنْهُ.«Allah Resulullah (a.s) buyurdular ki: "Helal, Allah Teala’nın kitabında helal kıldığı şeydir. Haram da Allah Tealanın kitabında haram kıldığı şeydir. Hakkında sükût ettiği şey ise affedilmiştir. Onun hakkında sual külfetine girmeyiniz.» (Tirmizi libas 6) وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ اِنَّ الَّذٖينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰه الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ«Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helâldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.» (Nahl suresi 116)

 

HELAL VE HARAM BELLİDİR

 

إِنَّ الحَلاَلَ بَيِّنٌ ، وإِنَّ الحَرامَ بَيِّنٌ ، وَبَيْنَهما مُشْتَبِهاتٌ لاَ يَعْلَمُهُنَّ كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ ، فَمَن اتَّقى الشُّبُهاتِ ، اسْتَبْرَأَ لِدِينِهِ وعِرْضِهِ ، وَمَنْ وَقَعَ في الشبُهاتِ ، وقَعَ في الحَرامِ ، كالرَّاعي يرْعى حَوْلَ الحِمى يُوشِكُ أَنْ يَرْتَع فِيهِ ، أَلاَ وإِنَّ لِكُلِّ مَلِكٍ حِمًى ، أَلاَ وَإِنَّ حِمَى اللَّهِ مَحَارِمهُ ، أَلاَ وإِنَّ في الجسَدِ مُضغَةً إذا صلَحَت صَلَحَ الجسَدُ كُلُّهُ ، وَإِذا فَسَدَتْ فَسدَ الجَسَدُ كُلُّهُ : أَلاَ وَهِي القَلْبُ  Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helâl mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır. Şüpheli konulardan sakınanlar,dinini ve ırzını korumuş olur.Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalar. Tıpkı sürüsünü başkasına ait bir arâzinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu arâziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her padişahın girilmesi yasak bir arâzisi vardır. Unutmayın ki, Allah’ın yasak arâzisi de haram kıldığı şeylerdir. Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur.  İşte bu et parçası kalb'dir.”

İNSANOĞLU TEMİZ VE HELAL RIZIK KAZANMALI VE KENDİSİDE HELAL VE TEMİZ OLANDAN FAYDALANMALIDIR:

« أيُّهَا النَّاسُ إنَّ اللَّه طيِّبٌ لا يقْبلُ إلاَّ طيِّباً ، وَإنَّ اللَّه أمَر المُؤمِنِينَ بِمَا أمَر بِهِ المُرْسلِينَ ، فَقَال تَعَالى : {يَا أيُّها الرُّسْلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّباتِ واعملوا صَالحاً } وَقَال تَعالَى : { يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمنُوا  كُلُوا مِنَ طَيِّبَات مَا رزَقْنَاكُمْ } ثُمَّ ذَكَرَ الرَّجُلَ يُطِيلُ السَّفَر أشْعَثَ أغْبر يمُدُّ يدَيْهِ إلَى السَّمَاءِ : يَاربِّ يَارَبِّ ، وَمَطْعَمُهُ حَرامٌ ، ومَشْرَبُه حرَامٌ ، ومَلْبسُهُ حرامٌ ، وغُذِيَ بِالْحَرامِ، فَأَنَّى يُسْتَجابُ لِذَلِكَ ، ؟

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ temizdir; sadece temiz olanları kabul eder. Allah Teâlâ peygamberlerine neyi emrettiyse mü’minlere de onu emretmiştir. Cenâb–ı Hak Peygamberlere: ‘Ey peygamberler! Temiz ve helâl olan şeylerden yiyin, iyi ve faydalı işler yapın!’ buyurmuştur. Mü’minlere de:‘Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin’ buyurmuştur.”  Resûl–i Ekrem daha sonra şunları söyledi:“Bir kimse Allah yolunda uzun seferler yapar. Saçı başı dağınık, toza toprağa bulanmış vaziyette ellerini gökyüzüne açarak: Yâ Rabbi! Yâ Rabbi! diye dua eder. Halbuki onun yediği haram, içtiği haram, gıdası haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir!” (Müslim, Zekat 65)

 

İNSANIN KENDİ ELİ İLE KAZANCI DAHA HAYIRLIDIR

 مَا أَكَلَ أَحَدٌ طَعَاماً خَيْراً مِن أَنَ يَأْكُلَ مِن عمَلِ يَدِهِ ، وَإِنَّ نَبيَّ اللَّه دَاوُدَ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم كان يَأْكلُ مِن عَمَلِ يَدِهِ Hiçbir kimse, asla kendi kazancından daha hayırlı bir rızık yememiştir. Allah’ın Peygamberi Dâvûd (AS) da kendi elinin emeğini yerdi.” (Buhârî, Büyû’ 15)

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى وَأَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرَى   İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Onun karşılığı ileride mutlaka görülecektir” (Necm, Suresi 39-40)

 

HELAL RIZIK İÇİN DUA EDİLMELİ

 

Hz Peygamber Efendimizin Hz. Ali’ye tavsiye ettiği duası:

اللَّهمَّ اكْفِني بحلالِكَ عَن حَرَامِكَ ، وَاغْنِني بِفَضلِكَ عَمَّن سِوَاكَ

“Allahım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan koru! Lutfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Daavât 111)

 

ALLAH’IN VERDİĞİ NİMETE ŞÜKÜR GEREK

 

فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًا وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ «Artık, Allah'ın size verdiği rızıktan helâl ve temiz olarak yeyin, eğer (gerçekten) yalnız Allah'a ibadet ediyorsanız, onun nimetine şükredin.»

(Nahl suresi 114)

VERİLEN BUNCA NİMETLERE KARŞI İSRAF VE NANKÖRLÜK YAPILMAMALI

 

كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَلَا تَطْغَوْا فٖيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٖى وَمَنْ يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبٖى فَقَدْ هَوٰى

«Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyiniz, bu hususta taşkınlık ve nankörlük de etmeyiniz; sonra sizi gazabım çarpar. Her kim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o, yıkılıp gitmiştir.» (Taha suresi 81.)

HELAL RIZIK KAZANMAK FARZDIR VE BU YOLDA GAYRET GÖSTERMEK ALLAH’I HOŞNUT EDER

 Rasulüllah (s.a.s.) hadisinde; «Helali aramak, her Müslümana farzdır.» (Mu’cemü’l-Evsat, no: 8605.) «Şüphesiz Allah Teala, helal rızık arama yolunda kulunu yorgun düşmüş görmekten hoşlanır.»

 

RIZIK ALLAH’IN TAKDİR ETTİĞİ KADARDIR

 

Cabir b. Abdullah (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Allah'tan korkunuz ve dünyalığı isteme hususunda dikkatli ve güzel davranınız. Her türlü aşırılıktan, ifrat ve tefritten sakınınız. Çünkü hiçbir kimse, rızkı gecikse bile Allah'ın kendisine takdir ettiği rızkını tamamlamadan ölmeyecektir. O halde rızık talebinde Allah'tan korkunuz. Ve dünyalığı isteme hususunda dikkatli ve güzel davranınız, gayrimeşru yollara sapmayın. Helal olan dünyalığı alınız ve haram olanı terkediniz.» (İbni Mace,Ticarat, 2.)

 

 ALLAH’IN PEYGAMBERLERİNİN KENDİ ALIN TERİ İLE GEÇİNDİĞİNİ BİLİYORMUSUNUZ?

 

HZ. ADEM (AS): İlk ziraat mühendisi ve çiftçiydi. HZ. İDRİS (AS): İğneyi ilk icat eden, ona delik açan, iplik geçiren olduğundan, terzilerin, konfeksiyoncuların ve örücülerin piri HZ. HUD (AS): Tüccar idi. Bütün tüccarların piri HZ. NUH (AS): Marangozların, gemicilerin, denizcilerin ve Barbarosların piri HZ. DAVUD (AS): Demiri işlemiş ve düzenli ordular için zırh yapmıştır. HZ. İBRAHİM (AS): Kabeyi yeniden inşa edişiyle, Hz Süleyman (as)'a ve Mimar Sinan'a önderlik etmiştir.HZ. LUD (AS): Tarihçi idi. Seyyahların, Evliya çelebilerin piri HZ. İSMAİL (AS): Kara ve deniz avcılığı ile geçimini sağlardı. Avcıların piri sayılır. Yetmiş dil bilirdi. Tercümanların da piri HZ. İSHAK (AS) / HZ. YAKUB (AS): Çobandı.
HZ. İLYAS (AS): Dokumacı ve iplikçilerin piri HZ. EYYÜB (AS) / HZ. ŞUAYB (AS): Ziraatcıydı. HZ. MUSA (AS): Çobanlık yapmış ve Hz Şuayb (as)'a hizmetçilik etmiştir.
HZ. ZÜLKİFL (AS): Ekmek pişirirdi, fırıncıların piri HZ. YUNUS (AS): Balık avlayıp geçinirdi, balıkçıların piri HZ. ÜZEYR (AS ): Bahçıvandı. Meyve ağaçlarını ilk defa aşılayan, fidan yetiştiren, budama işlerini insanlara öğretendir. Bağ ve bahçe işleriyle uğraşanların piri HZ. İSA (AS): Marangoz ve avcıdır. HZ. LOKMAN (AS): Doktorluk ve eczacılık mesleğinin piri HZ. MUHAMMED (SAV): Küçük yaşlarda çobanlık yapmış, daha sonra ticaretle uğraşmıştır.

 

 

 

 

 

MÜSLÜMANLARIN RIZIK MÜCADELESİ

“Gelsin de nereden gelirse gelsin.” “Kazanalım da nasıl olduğu önemli değil.” mantığı ile değil,

“Nasıl helal kazanırım,” “helal kazancın yolları hangileridir?” düşüncesi ile hareket etmeli, iş ve meslek seçimini buna göre yapmalı, işini yaparken de helal kazanç prensiplerini dikkate alarak hareket etmelidir. Helalinden kazanan kimse Allah’ın sevgili kuludur.” (Acluni, Keşfü’l-Hafa, I, 349.)

 

MÜSLÜMAN DİLENMEMELİDİR GAYRETKAR OLMALIDIR.

HELAL RIZIK MÜCADELESİNDEKİ MÜTEŞEBBİS ÖVGÜYE MAZHARDIR

التَّاجِرُ الصَّدُوقُ الأَمِينُ مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ.

Ebu Said (r.a)'ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Efendimiz (s.a.v):

“Doğru ve güvenilir tüccar (kıyamet günü) nebilerle, sıdıklarla ve şehitlerle beraberdir.” (Tirmizi, Büyu, 4)

 

DUANIN KABUL ŞARTI HELAL KAZANÇTIR

يَا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِى الْاَرْضِ حَلَالًا طَيِّبًا

İbn Abbas (ra)dan rivayet edildiğine göre :“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin” (Bakara 168) ayeti peygamberin yanında okununca  Ashabın büyüklerinden Sa’d b. Ebi Vakkas (ra) ayağa kalktı ve:

“Ya Rasülallah! Dua buyurunuz da ben duası makbul olanlardan olayım.” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz de O’na: “Ya Sa’d! Helal ve güzel (olan, haramdan arınmış olanı) ye. Duan kabul olur. Muhammedi kudret ve iradesiyle yaşatan Allaha yemin ederim ki, midesine haram bir lokma indiren kulun kırk gün hiçbir ameli kabul edilmez. Bünyesi haramla beslenen bir kula en layık olan şey cehennemdir” buyurdular.(Terğib Terhib, C.4, S.28) İmami Şarani (r.a) diyor ki:

“Haramla gıdalanan bir kimseden ancak haram işler sadır olur. Şüpheli şeylerle gıdalanan kimseden de şüpheli işler zuhur eder. Hatta haramdan gıdalanmış bir kimse, Allah’a ibadet ve  taatte bulunmak istese, buna gücü yetmez.”

 

HELAL VE HARAMIN İNSANA ETKİSİ

      Hz. Mevlana şöyle der: Mümine nur ve kemal artıran lokma, helal kazançtan elde edilen lokmadır. İlmi hikmet helal lokmadan doğar. Aşk ve rikkat helal lokmadan hâsıl olur. Ağıza alınan helal lokmadan büyüklere hizmet, ahiret ve gönül âlemine hicretmeyli doğar. Eğer sen, ekmek ambarı olan mideni boş bırakırsan, orasını kıymetli büyüklük incileriyle doldurursun. Yani; Maarifi İlahiyye ve tecelliyatı rabbaniye ile dolarsın.! 

 

HARAM NESLİN GELİŞMESİNİ VE MANEVİ YÖNÜNÜ OLUMSUZ ETKİLER

Ebu’l Vefa Hazretlerinin oğlu sürekli elinde bir çuvaldızla dolaşmakta ve devamlı surette tulumlarla su taşıyan insanların tulumlarını delmektedir. Ebul Vefa Hazretlerinin üzülmesine gönülleri razı olmayan ahâlî bu durumu uzun süre gizli tutar ve şikâyetçi olmazlar. Fakat zamanla iş çığırından çıkar ve çekilmez hale gelir; halk mecburen meseleyi Hak dostuna açar ve oğlundan şikâyetçi olurlar. Hazret, oğlunun yaptıklarını öğrenince gerçekten çok üzülür ve bir o kadar da şaşırır. Durumu eşine anlatır; bunun sebebinin ikisinden biri olduğunu söyleyip hanımından çocuğa hamileyken yanlış bir harekette bulunup bulunmadığını sorar. Anne düşünür taşınır ve eşine şunları söyler: "Çocuğun doğmasından birkaç ay evvel komşunun evine gitmiştim. Orada limon (portakal ve nar) gibi meyveler gördüm. Canım çok çekti ama istemeye de utandım. Komşum görmeden elimdeki örgü tığımı meyvelere saplayıp saplayıp ağzıma götürdüm ve böylece onları tadarak meyve arzumu giderdim." Ebu Vefa hazretleri bunu duyunca "İşte tığını meyveye saplayıp birkaç damla da olsa izinsiz ve haram olan meyve suyunu tatman, evladımızda tulumları delme şeklinde tezahür etti. Şimdi huzur-u kibriyaya yönel, ağla ki Allah günahını affetsin." der. Annenin, kabahatini anlayıp ağlayarak dua dua yalvardığı ve sonra da komşusundan helallik aldığı aynı anda, çocuğunun içini bir pişmanlık hissi doldurur ve "Bu yaptığım iş bana hiç yakışmıyor. Artık, böyle bir şey yapmayacağım" diyerek elindeki çuvaldızı atar.

 

HELAL RIZIK İNSANI CENNETE GÖTÜRÜR

مَنْ اَكَلَ طَيِّبًا وَعَمِلَ فِى سُنَّةٍ وَ اَمِنَ النَّاسُ بَوَئِقَهُ دَخَلَ الْجَنَّةَ قَلُوا يَا رَسُولَ اللّٰهِ إِنَّ هٰذَا فِى اُمَّتِكَ الْيَوْمَ كَثِيرٌ قَالَ وَسَيَكُونُ فِى قُرُونٍ بَعْدِى  Ebu Said El Hudri (ra) derki Rasulüllah (sav):“Kim helal yer, sünnete uygun amel işler, insanlar kötülüğünden emin olursa cennete girer.” buyurdu. Ashab: “Ya Rasulellah! Böyle kimseler bu gün ümmetin içerisinde çoktur” dediler. Peygamberimiz: “Benden sonraki asırlarda da olacaktır” buyurdu.(Terğib Terhib, C.4, S.26)

 

 

 

 

AZALARIMIZI HARAMDAN SAKINDIRILMALIDIR

 

اسْتَحْيُوا مِنْ اللّهِ حَق الحَيَاءِ ، قُلْنَا يا رَسُولَ اللّهِ إنَّا نَسْتَحِى وَالْحَمْدُللّهِ. قَالَ: لَيْسَ ذاكَ، ولكِنْ اْلاسْتِحْيَاءَ مِنَ اللّهِ حَقَّ الحَيَاءِ أنْ تَحْفَظَ الرَّأسَ وَمَا وَعَى ، وَالْبَطْنَ وَمَا حَوَى ، وَتَتَذَكَّرَ المَوْتَ وَالْبِلى ، وَمَنْ أرَادَ ااْلاخِرَةَ تَرَكَ زِينَةَ الدُّنْيَا ، فَمَنْ فَعَلَ ذلِكَ فَقَدِ اسْتَحْيَا مِنَ اللّهِ حَقَّ الْحَيَاءِ.

Abdullah ibn-i Mes’ud (ra)’den rivayete göre Resulullah (sav):“Allah’tan hakkıyla Haya edin” buyurdu. Biz de: “Ey Allah’ın Resulü! Hamd olsun biz hakkıyla haya etmeye çalışıyoruz” dedik. Resulullah (sav) buyurdu ki:“O sizin anladığınız utanma hissi değildir! Allah’tan gereği biçimde haya etmek demek;Baş ve başta bulunan organlarla, Karın ve karnın içerisine aldığı organları her türlü günah ve haramlardan korumak, Ölümü ve toprak altında çürümeyi daima hatırlamaktır. Ahireti isteyen, dünyanın süsünü bırakır. Kim bu şekilde davranırsa Allah’tan gereği biçimde haya etmiş olur.” (Tirmizi,Kıyame,24)

 

HELAL VE HARAM ANALİZİ

ABDÜLKADİRİ GEYLANI (KS) Haram yemek kalbi öldürür. Helal yemek ise onu ihya eder. Lokma vardır nurlandırır, lokma vardır onu karartır. Lokma vardır seni dünya ile meşgul olur hale getirir, lokma vardır ahiretle meşgul eder. Lokma vardır sana dünyayı da ahireti de terk ettirir, seni dünya ile ahiretin yaratanına rağbet ettirir.

Haram yemek seni sırf dünya ile iştigale sürükler ve sana günahları hoş gösterir. Mübah yiyecekler seni ahiret ile meşguliyete sevk eder ve sana taatları sevdirir. Helal yiyecekler ise senin kalbini Allah’a yaklaştırır.” demektedir. Ebû Cafer (KS):İnsandan zuhur eden iyi-kötü her hareket mideye inen gıdaların eseridir. Ona giren haramsa, çıkan da haramdır. Giren helalse çıkan da helaldir. Giren lüzumsuz şeylerse, çıkan da lüzumsuz şeylerdir. Gıdalar birer tohum, mide de tarladır. Oraya ne ekersen onu biçersin.

 

HELAL RIZIK YOLLARI

 Ölçü ve Tartıyı Adaletle Yapmak, Müşteriyi Aldatmamak, Hileli Ölçüp Tartmamak, Hileli artırma haramdır. Yalan Konuşmamak ve Alışverişte Yeminden Kaçınmak- Reklam ve tanıtımlarda dürüstlük gerekir. Borcu Vaktinde Ödemek, Borçluya Kolaylık Göstermek, Borçlunun borcu ödenmeden cenaze namazının kılınmaması, Paraya Karşı Hırslı Olmamak Pazarlığı Yapılmakta Olan Mala Müşteri Olmamak, Cuma vaktinde ticaret yapılmamalıdır. Ticaret, İnsanı Allah'ı anmaktan alıkoymamalıdır. Çok kazanma hırsıyla, zamanımızı sadece ticarî meşguliyetlere tahsis etmemek. İhtikâr (Karaborsacılık) yapmak haramdır. Faizle para elde etmek haramdır. Ticari işlemlerin kayıt altına alınması. Yaptığını sağlam yapmak, Helal olan ticaretle uğraşmak/haram olan şeylerin ticaretini yapmak haramdır. Şüpheli olan şeylerden sakınmak. Çalınan veya gasp edilen şeyleri almak haramdır. Rüşvet almak ve vermek veya aracı olmak haramdır. Hz. Ali (r.a.) den gelen meşhur rivayette, «Helal olan malın hesabı, Haram olanın ise azabı vardır.»

 

ALLAHIM HELAL RIZIK İHSAN EYLE ALLAHIM HARAMLARDAN SAKINAN KULUN OLMAYI İHSAN EYLE

ALLAHIM HARAMLARDAN SAKINAN VE RIZANI KAZANAN MÜMİN OLABİLMEYİ İHSAN EYLE

ALLAHIM HAYATIMIZ DAİMA HELAL, YAŞANTIMIZ VE AMELLERİMİZ DAİMA İHLÂSLI OLMASINI İHSAN EYLE

ALLAHIM TAMAHKÂR OLMAMAYI, CİMRİ OLMAMAYI VE HELAL YOLDAN AYRILMAMAYI BİZLERE DAİMA NASİP KIL 

ALLAHIM BİZLERİ KİMSEYE MUHTAÇ EYLEME                  

                                                                                  ÂMİN…

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret77525
SEÇME YAZILAR