• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

BERAT KANDİLİNİN VE SABAN AYININ DEĞERLENDİRİLMESİ

BERAT KANDİLİNİN
VE SABAN AYININ DEĞERLENDİRİLMESİ

 

eminyavuzyigit@hotmail.com UZMAN İMAM HATİP BAŞAKŞEHİR MÜFTÜĞÜ DOLAPDERE SAN. SİT. CAMİİ BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL

 

  حم

وَالْكِتَابِ الْمُبٖينِ

 اِنَّا اَنْزَلْنَاهُ فٖى لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِرٖينَ

«Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.»

فٖيهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَكٖيمٍ

اَمْرًا مِنْ عِنْدِنَا اِنَّا كُنَّا مُرْسِلٖينَرَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ اِنَّهُ هُوَ السَّمٖيعُ الْعَلٖيمُ

رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا اِنْ كُنْتُمْ مُوقِنٖينَ

«Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.» (Duhan suresi 1-7)

 

Fahreddin Râzî şunları kaydetmektedir:

“Denilmiştir ki; Kur'ân'ın, Levh-i Mahfuz'dan indirilmesine Berat gecesinde başlanıp, Kadir

gecesinde bitirilmiş ; müteakiben rızıklarla ilgili nüshanın Hz. Mîkail'e; harb, zelzele, yıldırım ve yere geçirmek

hadiseleriyle ilgili nüsha, Hz. Cebrail'e; âmellerle (yani yapılacak işlerle) ilgili nüsha en yakın göğün vazifelisi olan

İsrafil'e musibetlerle (ölümlerle) ilgili nüsha, ölüm meleği (olan Azrail'e) verilmiştir.”

(F. Râzî, Tefsîr-i Kebîr, bkz.Duhân sûresinin tefsiri)

 

Elmalılı Hamdi Yazır ise bu âyetlerin tefsirini yaparken şu izahlarda bulunmuştur:

“Eğer dersen; „Kur'ân‟ın bu gecede indirilmesinin mânâsı nedir?‟ Derim ki; şöyle dediler:

Yedinci semadan dünya semasına bir cümle olarak (toptan) Levh'ten dünya semasına indirildi ve Cebrail (a.s.)

sefereye (yazıcı meleklere) imlâ etti, sonra da Peygamber'e yirmi üç senede kısım kısım indiriyordu.

Keşşâf'ın Kur'ân'ın inişi hakkındaki bu son beyanı, bu gecenin Berat gecesi olduğunu söyleyenlerin görüşüne

uygun düşmüş oluyor. Çünkü Kadir gecesinde ilk kez Peygamber'e indirilmeye başlanmıştır.

Onun için Kâdî ve Ebu's-Suûd şöyle demişlerdir: "İlk defa o gece indirilmeye başlandı. Veya o gece cümleten

(toptan) Levh'ten dünya semasına indirildi ve Cebrail (a.s.) sefereye (yazıcı meleklere) imlâ etti, sonra da

Peygamber'e yirmi üç senede kısım kısım indiriyordu."

Fahruddin Razî de şöyle kaydetmiştir: Rivayet olunur ki: Atıyye-i Harûrî, İbn-i Abbâs Hazretlerinden

"Gerçekten biz onu kadir gecesinde indirdik."(el-Kadr, 97/1) ifadesi ile "Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik."(ed-Duhân, 44/3) ifadesini şöyle sordu: “Yüce Allah, Kur'ân'ı ayların hepsinde indirmiş iken bu

nasıl sahih olur?” İbn-i Abbâs (r.a.) Hazretleri de dedi ki: “Ey İbn-i Esved! Ben helak olsam da (ölsem de) bu nefsinde kalsa, cevabını da bulamazsan helak olacaktın. Kur'ân cümleten (toptan) Levh-i Mahfuz‟dan Beyt-i

Ma'mâr‟a indi ki o, dünya semasıdır. Sonra onun arkasından olayların çeşitlerine göre, durumdan duruma nazil oldu.

Demek ki, Kur'ân'ın bir toptan inişi, bir de kısım kısım inişi vardır. Toptan inmesi bir defada olmuştur. Buna daha çok "İnzal" deyimi uygundur. Kısım kısım inmesi de Peygamber'e azar azar yirmi üç senede olmuştur.

Buna da "Tenzil" deyimi uygundur. Bunların aynı manada kullanıldıkları yadırganmadığı gibi, "tenzil"in her necmi (kısım kısım inmesi) ayrıca düşünüldüğü zaman yine "inzal" denilmek uygun olacağından birinin bir gecede birinin de diğer gecede olması iki rivayetin uzlaştırılmasına daha uygun gelecektir.

Şu halde "mübarek gece"nin "Berat gecesi" olması, "Gerçekten biz onu kadir gecesi indirdik."(el-Kadr, 97/1) buyrulmasına aykırı olmayacaktır.(Elmalılı Hamdi Yazır, bkz. Duhân sûresinin tefsiri)

Hz. Aişe Anlatıyor:

        Peygamberimiz bir gece kalktı, namaza durdu, secdeyi o kadar uzattı ki ruhunu teslim ettiğini sandım, kendisini bu halde görünce kalktım, baş parmağını hareket ettirdim, parmağı hareket edince döndüm, secdede şöyle dediğini işittim:
        “İlahi! Cezandan affına sığındım. Gazabından rızana güvendim. Senden sana sığındım. Senin senan büyüktür. Fakat seni hakkıyla senin kendi nefsini sena ettiğin gibi övmekten acizim.”

        Aişe: Ya rasülellah secdede bazı şeyler söylüyordun.

        Ya Aişe! Bu gece, hangi gecedir bilir misin? Buyurdu. Ben de: - Allah Rasülü bilir, dedim.

        Bunun üzerine Peygamberimiz:- Bu gece, Şaban ayının yarısı (Berat) gecesidir. Allah Teâlâ bu gecede kullarının durumuna bakar ve bağışlanmak isteyenleri bağışlar, rahmet isteyenlere rahmetini ihsan eder, ancak kinci olanları geri bırakır” buyurdu. (et Terğib vet Terhib c. 2, s. 119)

        Hz. Aişe Anlatıyor:

        bir gece kaltım peygamberimiz yoktular onu aramaya başladım. Diğer hanımlara belki gitmiştir diye onlara sordum. Bilmiyorlardı. Hz. Fatımaya gittim hz. Ali kapıyı açtı ona sordum. Bilmiyordu. Belki baki mezarlığına gitmiştir dedi, hep birlikte oraya gittik. Orada bir nur gözüküyordu. Bu nur rasülüLlahın nurudur dedik, yanına vardık. Secde halinde allaha yalvarıyordu, bizim geldiğimizi bile fark etmemişti.                

إِن تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِن تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

“Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin“ (MÂİDE suresi 118. ayet) ayetini tekrarlayıp duruyordu.

Bizim geldiğimizi fark edince hz. Fatıma: ey benim babam! Ne oldu sana? Bir düşmandan zarar mı gördün? Gönlünü mü kırdılar? Yoksa vahiy mi nazil oldu? Diye sordu.

Rasulüllah cevaben: hiç kimseden cefa görmedim, vahiy de nazil olmadı,

       Lakin bu gece berat gecesidir. Bu gece Allahtan ümmetimi istiyorum dedi. (müminlere kaynaklarıyla vaaz ve irşat c.1 s. 510)

Peygamber Efendimiz (SAV) şöyle buyurmuşlardır :

«Beş gece vardır ki onlarda yapılan dua kabul edilir: Cuma gecesi, kurban ve ramazan bayramı geceleri (arefe gününü bayrama bağlayan geceler), recebin ilk (cuma) gecesi (Regaib kandili), şabanın ortasında bulunan gece (Berat kandili). " Beyhakî, Şuabü'l-İmân,3711)

إِذَا كَانَتْ لَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَقُومُوا لَيْلَهَا وَصُومُوا يَوْمَهَا ‏.‏ فَإِنَّ اللَّهَ يَنْزِلُ فِيهَا لِغُرُوبِ الشَّمْسِ إِلَى سَمَاءِ الدُّنْيَا فَيَقُولُ أَلاَ مِنْ مُسْتَغْفِرٍ فَأَغْفِرَ لَهُ أَلاَ مُسْتَرْزِقٌ فَأَرْزُقَهُ أَلاَ مُبْتَلًى فَأُعَافِيَهُ أَلاَ كَذَا أَلاَ كَذَا حَتَّى يَطْلُعَ الْفَجْرُ ‏

“Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve şöyle der:

- Benden Yok mu af dileyen, onu affedeyim.
- Yok mu rızık isteyen ona rızık vereyim.
- Yok mu bir derde mübtela olan ona afiyet vereyim.
- Yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen diyerek sabaha kadar devam eder.”  (İbn Mace, İkametü's-Salât, 191; Tirmizî, Savm,38).

"‏ إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى يَنْزِلُ لَيْلَةَ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا فَيَغْفِرُ لأَكْثَرَ مِنْ عَدَدِ شَعَرِ غَنَمِ كَلْبٍ ‏"

Hz. Aişe(r.a)’dan Rasülüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Allâh Teâlâ Şaban’ın 15. gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar”

(Buhârî, et-Tergîb ve't-Terhib, II, 118; Tirmizî, Savm 39).

 

BERAT GECESİNİ DİĞER GECELERDEN AYIRAN ÖZELLİKLERİ

 

1)HER HİKMETLİ VE ÖNEMLİ İŞ BU GECEDE AYRILIR.

"Her hikmetli iş, katımızdan bir emir ile, o gece ayrılır (belirlenir, ortaya konur, takdir edilir)...

2) BU GECE YAPILAN İBADETLERİN FAZİLETİ BÜYÜKTÜR.

Hz. Peygamber (s.a.v.); "Kim bu gecede yüz rekat namaz kılarsa, Allah o kimseye; otuzu Cennetle müjdeleyen, otuzu Cehennem azabına karşı garanti veren; otuzu ondan dünya âfetlerini uzaklaştıran; onu da şeytanın tuzaklarına karşı onu koruyan yüz melek

gönderir.‛(Kenzu'l-Ummâl, 27/238)

«Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun!...»

3) YÜCE MEVLA BU GECE RAHMETİNİ BOL BOL İHSAN EDER

Nitekim Allah Rasûlü (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: ‚<Çünkü Allah Teâlâ Hazretleri, o gün,

güneşin batmasıyla, dünya semasına iner ve şöyle buyurur: ‘Bana istiğfar eden yok mu,

mağfiret edeyim! Benden rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Belaya maruz kalan yok mu,

afiyet vereyim! Şöyle olan yok mu, böyle olan yok mu?...‛(İbn-i Mâce, İkâme 191)

Diğer bir hadîs-i şerifte ise Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah Teâla Hazretleri, Nısfu

Şaban (Berat) gecesinde dünya semasına iner ve Kelb Kabîlesi’nin koyunlarının tüyünün

adedinden daha çok sayıda günahı affeder."(Tirmizî, Savm 39)

4) BU GECE MÜMİNLER İÇİN AFV VE MAĞFİRET GECESİDİR:

Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: "Allah Teâlâ Hazretleri, Şaban ayının on beşinci gecesi (kullarına rahmetle) nazar eder ve müşrikle, müşâhin (kindar, bencil) hariç herkese mağfiret buyurur."(İbn-i Mâce)

Yine Rasûlullah (s.a.v.) buyurmuştur ki "Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur; ancak kâhin, sihirbaz yahut müşâhin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan yahut ana-babasını inciten veya zinaya ısrarla devam eden müstesna."(Bkz. F. Râzî; Elmalılı Hamdi Yazır)

5)BU GECE PEYGAMBERİMİZE ŞEFAAT HAKKI VERİLMİŞTİR

Rasûlullah (s.a.v.) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi.On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı; bu sefer de kaçak develer gibi Allah'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi.‛(Ebû Dâvûd)

HZ MUHAMMED SAV EFENDİMİZ:

"Allah Teâlâ Hazretleri, Nısf-u Şa'ban (Berat) gecesinde dünya semasına iner ve Kelb

Kabîlesi’nin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."(Tirmizî, Savm 39)

 Hz. Ali (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

"Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman gecesinde namaz kılın, gündüzünde de oruç

tutun. Çünkü Allah Teâlâ Hazretleri, o gün, güneşin batmasıyla, dünya semasına iner ve şöyle

buyurur: ‘Bana istiğfar eden yok mu, mağfiret edeyim! Benden rızık isteyen yok mu, rızık

vereyim! Belaya maruz kalan yok mu, afiyet vereyim! Şöyle olan yok mu, böyle olan yok

mu?...‛(İbn-i Mâce, İkâme 191)

 Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

"Allah Teâlâ Hazretleri, Şaban ayının on beşinci gecesi (kullarına rahmetle) nazar eder ve

müşrikle, müşâhin (kindar, bencil) hariç herkese mağfiret buyurur."(İbn-i Mâce)

 Ebû Ümâme (r.a.)’dan Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: ‚Beş gece vardır ki onlarda

yapılan dua geri çevrilmez: Receb'in ilk gecesi olan Regâib kandili, Şaban'ın on beşinci gecesi

olan Berat kandili, Cuma gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi‛(İbn-i Asâkir;

Câmiü’s-Sağîr)

 

BERAT GECESİNDE YAPILMASI GEREKLİ OLANLAR

1)Bu gece gök kapılarının açıldığı, bol rızık ve rahmetin kullar üzerine saçıldığı bir gecedir.

2)Bu gece bol bol ibadet ve dua etme gecesidir.

3)Bu gecenin gündüzünde oruç tutulmalıdır.

4)Kaza namazı olanların bu gece kaza kılmaları daha faziletlidir.

 5)Bu geceye mahsus her rekâtta bir Fâtihâ, on İhlâs-ı Şerîfe okumak suretiyle yüz rekat namaz

kılınır. Bu gecede bu namazı kılan bir kimseye Cenâb-ı Hakk yetmiş defa nazar eder ve her nazar ile onun yetmiş ihtiyacını giderir. Bu ihtiyaçların, en azı da af edilmektir.(Beyhaki, Şuabu’l-İman, Kesir b. Mürre’den)

6) BU GECE ÇOK KURAN OKUMALI

7)ÇOKÇA SELATÜ SELAM GETİRİLMELİ

8)ÇOKÇA ZİKİR YAPILMALI

9)BU GECE HAYATIMIZIN MUHASEBESİNİ YAPMALI , AHİRET YURDUNA HAZIR HALE GELMEK İÇİN KENDİMİZLE HESAPLAŞMALIYIZ.

الكَيِّس مَنْ دَانَ نَفْسَهُ ، وَعَمِلَ لِما بَعْدَ الْموْتِ ، وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَه هَواهَا ، وتمَنَّى عَلَى اللَّهِ الأماني

Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır” (Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 67)

BERAT GECESİNDE TAKDİR OLUNANLAR

 

Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir.

O yılki hacıların sayısı bile bu gecede takdir olunur.

Mikail(as):Rızıkla alakalı defterler Mikail(as)’e verilir.

Cebrail(as): Savaşlarla ilgili defterler Cebrail (as)’a verilir.

İsrafil(as):Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil'e verilir

Azrail(as):Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail (as) teslim edilir.

        Melekler semavatı kaplamışlar. Her semanın kapısında bir melek nida ediyor:

Kat semada ki melek: “Bu akşam rabbine ruku edenlere ne mutlu”

Kat semada ki melek: “Müjde olsun bu gece rabbine secde edene, ne mutlu O kişiye ki rabbini mutlu etti”

Kat semada ki melek: “Bu gece rabbini zikreden kişiye müjde”

Kat semada ki melek: “Ne mutlu bu gece rabbine dua edene”

Kat semada ki melek: “Müjde bu gece allah korkusu ile ağlayan göze”

Kat semada ki melek: “Müjdeler olsun bu gece hayırlı amel işleyene”

Kat semada ki melek: “Bu gece kuran okuyan kullara mujdeler olsun” (müminlere vaaz ve irşat C.1 s.506)

 

MÜBAREK GECELERİN MANEVİYATINDAN VE RAHMETİNDEN FAYDALANAMIYACAK OLAN ZÜMRELER:

1-Allah'a şirk koşanlar.

 2-Ana-babalarına isyan eden, onlara asi olanlar.

 3-Alkollü içecekleri içmeye devam edenler.

 4-Büyücülük yapıp gaipten haber verme işiyle meşgul olanlar

 5-Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler

 6-Adam öldürüp, yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar

 7- Gururlu ve kibirli olanlar

 8-Akrabalarla ilişkileri kesenler

 

EFENDİMİZ SAV ‘MİN AYI ŞAĞBAN

HZ MUHAMMED SAV ÜÇ AYLARIN TASNİFİNİ ŞÖYLE YAPMIŞTIR

رَجَبُ شَهْرُ اللَّهِ وَشَعْبَانُ شَهرِي وَرَمَضَانُ شَهرُ اُمَّتِي

«Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.»

َجَبُ شَهرُ الزَّرْعِ وشَعْبَانُ شَهْرُ السَّقْيِ وَرَمَضَانُ شَهْرُ الْحَصَادِ وَكُلٌّ يَحْصُدُ مَازَرَعَ وَ يُجْزِى مَاصَنَعَ وَمَنْ ضَيَّعَ الزَّرْعَةَ نَدِمَ يَوْمَ حَصَادِهِ وَاَخْلَفَ ظَنَّهُ مَعَ سُوءِ مَعَادِهِ

“Receb tohum ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan (derleyip toplama) hasat ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer. Ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ziraati zayi etse hasat günü ekemediğine pişman olur. Kıyamet gününde kötü vaziyete düşer ve dünyadaki zannının aksi zuhur eder.”

ŞABAN AYINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR

       1. Ay’ın yarılması (Şakkı Kamer) mucizesi bu ayda meydana gelmiştir

2. Kıblenin değişimi bu ayda olmuş

3. Berat kandili bu ay içerisindedir

4. Hz. peygamberin En çok oruç tuttuğu ve benim ayımdır dediği aydır.

5. Ramazana hazırlık ayıdır

6. Amellerin Allah’a arz olunduğu aydır.

ŞABAN AYINDA YAPILMASI GEREKENLER

1)      ÇOKÇA TEVBE İSTİĞFAR YAPILMALI

وَسَارِعُوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّقٖينَ

"Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.» ( Ali imran 133)

اَلَّذٖينَ يُنْفِقُونَ فِى السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ وَالْكَاظِمٖينَ الْغَيْظَ وَالْعَافٖينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ

«Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever.» (ali imran 134)

وَالَّذٖينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ

«Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen  günahlarının  bağışlanmasını  isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.» (Ali imran suresi 135)

2) ŞABAN AYINDA ÇOKÇA ORUÇ TUTULMALI

Hz. Üsâme (r.a.) anlatıyor: Ey Allah'ın Rasûlü! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç

tuttuğunu göremiyorum (sebebi nedir?)" diye sordum. Şu cevabı verdi: "Bu, Receb'le Ramazan arasında insanların gaflet ettikleri bir aydır. Hâlbuki o, amellerin Rabbü’l-âlemîn'e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini istiyorum."(Nesâî,Savm 70)

 

  • حَدَّثَنِى أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَمْ أَرَكَ تَصُومُ شَهْرًا مِنَ الشُّهُورِ مَا تَصُومُ مِنْ شَعْبَانَ . قَالَ « ذَلِكَ شَهْرٌ يَغْفُلُ النَّاسُ عَنْهُ بَيْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِيهِ الأَعْمَالُ إِلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ فَأُحِبُّ أَنْ يُرْفَعَ عَمَلِى وَأَنَا صَائِمٌ

Üsâme b. Zeyd (r.a) şöyle demiştir: "Resulullah (s.a.v), (Ramazan dışında) Şaban ayında tuttuğu orucu hiçbir ayda tutmadı. Kendisine, "Ya Resulallah! Senin, Şaban ayında tuttuğun orucu başka bir ayda tutmadığını gördüm" dedim. Şöyle buyurdu: "Şaban, Receb ile Ramazan arasında insanların gafil bulunduğu ve amellerin, alemlerin Rabbi olan Allah azze ve celle'ye yükseldiği aydır. Ben de amelimin (Allah Teala'ya) oruçlu olduğum halde yükselmesini seviyorum."

(Nesâî, "Sıyâm", 70; Kütüb-i Sitte c.9, s. 112)

 

5)BU AYDA ÇOKÇA HAYIR YAPILMALI

Çünkü fakirler Ramazan ayından on-on beş gün evvel gıda ve erzaklarını alabilmeli, semiz olmalı, kuvvetlenmeli ki Ramazan’a daha rahat kavuşabilsinler.

وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّهِ مِسْكٖينًا وَيَتٖيمًا وَاَسٖيرًا

«Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.»

(İnsan suresi 8)

MÜBAREK ÜÇ AYLARDA VE MÜBAREK GÜN VE GECELERDE YAPILMASI GEREKEN İBADETLER ÖZETLE:

(AZ VE DEVAMLI OLAN İBADET HAYIRLIDIR(Hadisi şerif))

 

1)Kandimiz hesaba çekmeliyiz.Hayatımızın ahirete tealluk eden hesabını iyi yapmalıyız.

2)Kulluk bilincimizi oluşturmalıyız.

3)Kendimize mümin bilinci oluşturmalıyız.

4)Çokça zikir etmeliyiz.Zikir insana kalp sağlamlığı ve mutlu bir bakışa vesile olur.

5)Her daim Kuran okumalı veya  Kuran dinlemeliyiz ve bu aylarda daha da artırarak devam etmeliyiz yakin ölüm bize gelinceye kadar.

6)Kaza namazlarımızı kılmaya gayret götermeli, teheccüt ve nafile ibadetlere azami gayret sarf etmeliyiz.

7)Zikir ehli olmamız gerekir ve daima zikir üzere hayat sürmenin gayratinde olmalıyız.

8)Anaya babaya ve yakınlarımıza iyilikle muamale etmeli ve Allah’ın emri olan sıla-i rahimi gözetmeliyiz.

9)Fakirlere, yoksullara, yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeli ve bunların derdi ile her zaman dertlenmeliyiz.

10)Kabirlerimizi ziyaret etmeli ve bir gün bizde öleceğimizin farkında olmalı ve kabir ziyaretlerinden ibret almalıyız.

11)Bu aylarda çokça oruç tutmalı ve bu vesile ile nefsimizi terbiye etmeliyiz.

12)Çoçuklara hediyeler vermeli ve çoçuklarımıza mübarek gün ve gecelerin ehemmiyetini öğretmeliyiz. Çocuklarımızı bu aylarda namaza ve camiye alıştırmalıyız.

13)Küslerin barışmasına vesile olmaya gayret göstermeli ve üç günden fazla kardeşler arasında küslüğün helal olmadığının farkında olmasını sağlamak

14)Hasta ziyaretlerinde bulunulmalı, hastayı ziyaret etmek cennette bulunmak gibidir.

15)İlim ve sohbet meclislerinde bulunmaya gayret göstermek.

16)Hz Muhammed SAV efendimize çokça selatü selam getirmeliyiz.

17)Ağlayarak ve sızlanarak için için tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Efendimiz SAV günde 100 defa istiğfarda bulunurdu ya sen günde kaç kez tevbe ve istiğfardasın?

18)Cennete hazır hale gelmek için her türlü gayreti sarf etmeliyiz.

 

DUAMIZ;

ALLAHIM ŞABAN AYINI BİZE MÜBAREK KIL VE BİZİ RAMAZANA ULAŞTIR

ALLAHIM ŞABAN AYI HÜRMETİNE ÜMMETİ MUHAMMEDE BİRLİK VE BERABERLİK NASİP EYLE

ALLAHIM DÜNYADA HEPİMİZE GÜZELLİKLER İYİLİKLER İHSAN EYLE

ALLAHIM AHİRETTEDE HEPİMİZE GÜZELLİKLER, İYİLİKLER İHSAN EYLE VE BİZİ ÖLMÜŞLERİMİZİ CEHENNEM AZABINDAN KORU

ALLAHIM EFENDİMİZİN ŞEFAATİNE BİZLERİ NAİL EYLE

 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret77523
SEÇME YAZILAR