• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

ŞEHİT Mİ – LEŞ Mİ ?

ŞEHİT Mİ – LEŞ Mİ ?

15 Temmuz 16



KARDEŞLERİM!

1980’ lerde  İstanbul da eğitim gördüğüm kursumuzda hocamız itikat dersinde bize kader, ölüm, irade hakkında konuşurken şöyle bir olay anlattı.

“ Osmanlı zamanında Afrika’ya bir deniz seferi düzenliyor. Askerler toplanıyor hazırlıklar yapılıyor tam gemiler hareket ederken bir askerin canı gitmek istemiyor,  şeytana kanıyor ve firar ediyor. Gemi sefere çıkıyor, yoluna devam ediyor asker ise İstanbul’da kaçak olarak hayatına devam ediyor tabii olarak kendisini zabitlerden koruyor,  onlara gözükmemeye çalışıyor. Gel zaman git zaman bir gün vapurla Üsküdar’dan Eminönü’ne geliyor tam karaya çıkacakken orada zabitleri görüyor onlardan kaçayım derken ayağı kayıyor ve denize düşerek boğuluyor.

    Afrika’ya giden gemide orada muharebe esnasında batıyor ve bütün askerler şehit oluyor.”

     Hocamız bu hadiseyi anlattıktan sonra bizlere döndü ve

 “ Çocuklar burada ki askerlerin ölümü Allahın takdiri ve kaderi yani külli irade bu külli irade ne bir dakika öne alınır ne de bir dakika geciktirilir. Münafikun süresi son ayeti kerimesinde bu gerçeği Rabbimiz bizlere haber veriyor.

O zaman insanların cüz-i iradesi ne işe yarıyor veya burada nasıl tecelli ediyor?

Askere çağrılan gençler cüz-i iradeleriyle karar veriyorlar. Bunlardan bir kısmı cüz-i iradesini Allah ü tealanın rızasına göre kullanıyor dini ve vatanı için askere gidiyor sonunda eceli geliyor ve şehit oluyor. Kahraman diye anılıyorlar ve ahrette Rabbimizin şehitler için vat ettiği nimetlere ulaşmaya hak kazanıyorlar. Ya askerden kaçan kimse cüz-i iradesini nefsine ve şeytana uyarak kullanıyor onun da eceli geliyor ve zabitten kaçarken düşüp denizde boğuluyor. Ölüm zamanları aynı fakat akıbetler farklı biri şehit diğeri ise asker kaçağı. Biri cennetin en yüksek tepelerinde ebedi hayat sürecekken diğeri ise cehennemde cezasını çekecek.

İşte çocuklar külli irade ve cüz-i irade” diye dersi bitirdi.


KARDEŞLERİM!

        15 Temmuz 2016 Cuma günü akşamı gerçektende milletçe ve memleketçe çok büyük bir badireyi atlattık (bir daha yaşamayız inşallah), çok büyük bir sınavdan geçtik. Allah’ın izniyle, lütfuyla, inayetiyle bu sınavı devletimizle, milletimizle, yöneticilerimizle hep birlikte başarıyla verdik elhamdülillah. Şunu da hiç unutmamak gerekir ki bu ve bunun gibi imtihanlar kıyamete kadar devam eder ve edecektir de. O zaman devletimizin, milletimizin, dinimizin düşmanlarına karşı her daim uyanık olacağız ve teyakkuz halinde olacağız. “Su uyur düşman uyumaz.”


KARDEŞLERİM!

    Düşünüyorum o gece Allah ü Teala bir kısım kimselerin ölümünü takdir buyurmuş ne bir dakika ileri ne bir dakika geri o anda vuku bulacak. Ölen kimse cennete mi yoksa cehenneme mi?, kahraman mı hain mi?, şehit mi yoksa leş mi? Olacak. ona cüz-i iradesiyle bizzat kendisi karar verecek o zaman birkaç tanesini kısaca somutlaştıralım somutlaştıralım.

Mesela Ömer astsubay; karşısına onlarca askerle ve kendisinden daha büyük rutbeli bir komutan dikiliyor ve kendisine

-    Asker artık emir komuta bende ben ne dersem o olur silahını bırak ve teslim ol. Diyor Ömer astsubay ise:

-    Hayır senin emrinin üstünde kanunlar var. Vatanın bölünmez bütünlüğü var, milletin geleceği var, namusu var, bağımsızlığı var diyor ve alnının çatından vurarak haini indiriyor kendiside diğer hainler tarafından şehit ediliyor ve bu olay gecenin gidişatının değişmesinde çok büyük rol oynuyor. Şimdi

 

   Ömer astsubay cüz-i iradesini rabbinin rızasına, milletinin geleceğine göre kullanıyor ve şehit oluyor. Milleti tarafından kahraman ilan ediliyor. Cenazesi eller üzerinde taşınıyor ve diğer taraftan ruhunu melekler karşılıyor sorgusuz sualsiz cennetin en yüksek makamlarına çıkarıyorlar Allah’ın izniyle (Allah’ım onun ve bütün şehitlerimizin ruhlarını şad eylesin).

 Gelelim alnının ortasından vurulana o da cüz-i iradesini nefsinin ve şeytanın isteğine göre kullanıyor sonuç ta o da ölüyor. Ama nasıl vatan haini olarak. Milletin silahını millete doğrultan bir kahpe olarak. gömülecek bir toprağı bile olmuyor. Ya ahret orası daha vahim ila cehenneme zümera. Rabbim cümlemizi şeytanın ve nefsimizin esiri olmaktan muhafaza eylesin. Kardeşlerim eğer o melun (şeytan ve nefis) bir esir alırsa yaptıramayacağı hiçbir rezillik yoktur.

    Mesela 80 kiloluk kahraman Metin kardeşimiz “ vatan işgal olacaksa bir Metinin ne önemi var” diyor ve kendini 50 tonluk TANKIN paletinin altına tam göğüs ve ciğerinin hizasına yatırıyor. Ve gözlerini yumuyor. Cenabı hak yaşamasını murat etmiş, daha eceli gelmemiş o ciğer büyüyor, büyüyor koca tankı durduruyor. Diğerinin iki tank üstünden geçmesine rağmen sadece kolu eziliyor. Bir kimseyi veya bir milleti Allah(cc)koruma altına alırsa ona hiçbir güç ve kuvvet zarar veremez (yunus süresi ayet-)  Hz. Ali buyuruyor ya” ecelim, ömrümün kefilidir”. Evet kardeşlerim bunlar sadece birkaç örnek o gece böyle yüzlerce hadise yaşandı. Bir millet genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle, askeriyle, polisiyle, yöneticisiyle, vatandaşıyla bir oldu Rabbine güvendi ve ağababalarına, şeytanlarına, silahlarına güvenen hainlerin planlarını başlarına geçirdi elhamdülillah.

KARDEŞLERİM!

 Son bir anekdotla bitirmek istiyorum bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın darbeden birkaç gün sonra “France 24” kanalına verdiği mulakatta bizzat canlı yayında dinledim çok etkilendim sizinle paylaşmak istiyorum.

Muhabir soruyor

-    Efendim o gece çok tehlikeli olmasına ve hala işgalcilerin elinde bulunmasına rağmen , ailenizi ve kendinizi tehlikeye atarak İstanbul’a gitmeye nasıl karar verdiniz?

Cumhurbaşakanımız

-   Biz müslümanız dinimizde kader inancı vardır. Allah ü tealanın takdirinden öteye bir şey olmaz. Müslüman tüm beşeri tedbirleri aldıktan sonra takdiri Hz. Allah a bırakır. Bizde ailece bir araya geldik “böyle bir zamanda halkımızın yanında ve onlarla birlikte olmamız gerektiğine karar verdik ve mümkün olan bütün tedbirleri alarak Allah a tevekkül edip yola koyulduk. gördüğünüz gibi buradayım”.  İşte iman, işte kader, işte tevekkül.

Rabbim bütün şehitlerimizin ruhlarını şad eylesin.

Gazilerimize acil şifalar ihsan eylesin.

Yöneticilerimize feraset, fetanet, adalet yönetimi ihsan eylesin.

Milletimize birlik, beraberlik, dirlik versin.

Allah’a emanet olunuz.

Hasan ÇAKIROĞLU


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret77471
SEÇME YAZILAR