• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

HAC

HAC

İslam’ın şartları beştir. Kelime-i şehadetle başlar, önce iman, iman olmadan hiçbir şey olmaz. Dünyada yapmış olduğumuz iyilikler zerreden küreye her ne varsa ahrette karşılığını alabilmemiz için mutlaka iman olması lazım. Bunun için önce iman, sonra o imanı muhafaza edecek, koruyacak, sağlamlaştıracak namaz farz kılındı. İmanı olan kimse günde beş defa Rabbinin huzuruna çıkacak, ona kulluğunu deklare edecek, ondan yardım isteyecek, ona dua edecek ve böylece iman kalpte yerleşecek, güçleşecek, kuvvetlenecek ona şeytan ve nefsinin oyunları tesir edemeyecek inşaallah. Sonra üçüncü adım zekat ve oruç. İslam’ın bu şartlarıyla mümin en yakınlarından başlayarak çevresine bakacak kim aç, kim susuz, kim yoksul, kim kimsesiz onları görecek ve elinden geldiğince onlarla hemhal olacak, Ekmeğini onlarla paylaşacak, kimsesizin kimsesi olacak ve her daim Müslüman kardeşinin yanında yer alacak. Daha sonra ise hac; ne büyük bir ibadet, ne büyük bir kulluk, ne büyük bir cihat, ne büyük bir teslimiyet.

   Müslüman bu kutsal göreviyle sadece çevresine değil bu sefer bütün İslam coğrafyasına bakacak, yeryüzündeki dili, ırkı, rengi, coğrafyası değişik fakat imanı aynı, hedefi aynı, gayesi aynı, gönlü bir bütün Müslüman kardeşlerinin temsilcileriyle buluşacak, kucaklaşacak, hasbi hal edecek, dertleşecek ve bütünleşecek Allah’ın izniyle.

  Müslüman bu kutsal göreviyle yeryüzünün değişik bölgelerinden gelmiş din kardeşleriyle aynı havayı teneffüs edecek, beraber Kabeyi tavaf edecek, beraber sa’y yapacak, Arafat da hep beraber eller semaya kalkacak, aynı duaya birlikte amin diyecek, Müzdelife’de göz yaşları birbirine karışacak, Mina’da ezeli ve ebedi düşman şeytan’a taşlar hep birlikte atılacak.

 Müslüman bu kutsal göreviyle aynı zamanda efendimizin (sav) uhud harbinden dönerken “ Şimdi küçük harpten çıktık büyük harbe başladık” hadisi şerifleriyle beyan buyurmuş olduğu hayatının bütün alan ve zamanını kaplayan şeytan ve nefsiyle olan savaşın büyük bir provasını bütün ümmetin temsilcileriyle beraber yapacak.

  Öyle ki Hac’cın bütün ümmet için bir “çarpışmasız cihat” yani soğuk harp demek olduğunu bilmemiz gerekiyor. Dikkat edilirse Hac mevsiminde dünyanın her yöresinden kara, hava ve deniz yollarıyla Kabe’ye bir harekat başlar. Ancak bu harekatta, çarpışma, kavga, kötü söz, öldürme, yaralama, çevreye zarar verme olmayacağı gibi harem bölgesindeki hiçbir bitki ve canlıya zarar vermeme, hatta ihrama girdikten sonra kendi başından bir kıl bile koparmama gibi tam anlamıyla “zararsızlık” ifade eden bir tavır istenmektedir. Telbiye, remel, sa’y, sa’y ederken iki yeşil direk arasında hızlanmak demek olan hervele, vakfe, şeytan taşlama, tavaf gibi son derece hareketlilik isteyen birçok amelin bir arada bulunduğu ibadeti, kendine has hükümleri yanında uygulama alanları ve zamanı bakımından büyük önem arz etmekte ve eğitilmiş mümin aramaktadır. Bu yönüyle de hac bütün Müslümanların katılımıyla gerçekleştirilen büyük bir cihattır.(riyazussalihin 5:566)

 Bir anlamda namazdaki başlama (iftitah) tekbirine benzeyen ihrama girme olayıyla başlayan hac, menasik denilen bir dizi uygulamadan meydana gelir. Namaz, selamla bitirildiği gibi hac da tıraş olmak suretiyle sona erdirilir.

  Haccetme niyetinin açık bir şekil ve fiille ispatı ve sürdürülmesi anlamına gelen ihram, kişiye her çeşit lezzetleri, rahatı, alışık olduğu adetlerini terk etmesi ve çevreye en küçük bir zarar vermemeyi öğretmesi bakımından son derece önemli ve etkili bir uygulamadır.

  Hac; ihram, “lebbeyk Allahumme lebbeyk..” diye seslenmek demek olan telbiye, tavaf, sa’y, Arafat dağında arefe günü öğleden akşam güneşi batıncaya kadar kısa bir sürede olsa ayakta durup tavaf etmek (vakfe), şeytan taşlama, kurban kesme ve tıraş olma gibi bir takım sembol niteliğindeki uygulamaların bir araya toplandığı en büyük kulluk hareketidir. Bu niteliği sebebiyledir ki islam’ın beş esasının en son farz kılınanı olmuştur. Bu yönüyle hac, kullukta zirveyi temsil eder, yani o bir kemaldir. En geniş kapsamlı bir kulluk hareketi ve bir ameldir. (Riyazussalihin 5: 560)

   Bunun için yüce Rabbimiz kerim kitabımızın ali İmran süresi 97.ayeti kerimsinde “ Yoluna güç yetirenlerin Kabe’yi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim inkar ederse, şüphesiz Allah bütün alemlerden müstağnidir.” Buyurmaktadır.

   Müslüman bu kutsal görevi esnasında; tavaf ederken kalbini kabe’ye kilitleyerek kulluk bilincine varır. Zemzem içerken tevekkülün en derin noktalarına iner. Sa’y yaparken Hacer validemizin o büyük azmini düşünür. Arafatta vakfe yaparken bütün insanların eşit olduğunu anlar ve mahşer günün deki hesabını düşünür. Müzdelifeye doğru inerken bütün kul haklarına son derece riayet edeceğine söz verir. Minada şeytanı taşlarken bunun sembolik olduğunu asıl ömrünün sonuna kadar hayatının her safhasında şeytana muhalefet etmesi gerektiğinin bilincine varır.

Ve Müslüman bu kutsal görevleri samimiyetle yaparak mebrur bir Hacı olmuştur. Mebrur bir hac’cın karşılığı da ancak cennettir. Rabbim nasıp eylesin.

Ve sevgili Peygamberimizin şu müjdesine de nail olmuştur Allah’ın izniyle benim Hacı kardeşim “ Kötü söz söylemeden ve büyük günah işlemeden hacceden kimse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahsız olarak (evine) döner.” (Buhari)

İşte Hacı kardeşim bu büyük ibadeti yaparak seni azaba, ikaba çeken, boynunu büken günahlardan kurtuldun müjdeler olsun. Artık bir daha o günahlara dönme! Hacılık ünvanına leke sürecek bütün hareketlerden sakın! Herkes seni örnek alsın ve hacı olmak için gayret sarfetsin! Eğer böyle hareket edersen ne mutlu sana. Yok eğer “ Bunun gibi Hacı olacağına olma daha iyi boşuna masraf yapmış olursun” derlerse o zaman yandın.

RABBİM SENİ VE BÜTNÜN HACI KARDEŞLERİMİZİ  BU HALE DÜŞMEKTEN MUHAFAZA EYLESİN.

HELAL PARAYLA GİTMEYİ VE ÖRNEK BİRER HACI OLMAMIZI NASIP EYLESİN.

Allah’a emanet olunuz

Hasan çakıroğlu

ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam28
Toplam Ziyaret77798
SEÇME YAZILAR