• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

BEREKET MEVSİMİNE DOĞRU

BEREKET MEVSİMİNE DOĞRU


Önümüzdeki Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece Reğâib kandili, Cuma günü ise 1 Recep 1437. 
Böylece, millet ve ümmet olarak sıkıntılı günler yaşadığımız bir zaman diliminde mübarek “Üç Aylar” mevsimi imdadımıza yetişiyor. Peygamber Efendimizin (s.), Ramazan ayında zirveye çıkan ibadet hayatına bir hazırlık olarak dua, niyaz, infak ve ibadetlerle karşıladığı bereketli üç ay, biz Müslümanlar için bulunmaz bir fırsattır. Kuşku yok ki, Yüce Peygamberimiz (s.), diğer aylardan daha çok Receb ayına, Recep’ten daha çok Şaban ayına, ondan daha çok da Ramazan ayına önem verir, daha bir özen gösterir, daha fazla ibadet eder, Kur’ân-ı Kerim okur ve âhiret havasına girerdi. 
Zünnûn Mısrî der ki: “Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazanderleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer.” (A. Geylânî, Üç Aylar, haz: M. Güner)
Bu bağlamda Rasûlüllah (s.) şöyle buyurur: “Ölüp de pişmanlık duymayacak hiç kimse yoktur.”
Ashab-ı kiram; “O pişmanlık nedir yâ Rasûlallâh?” diye sorarlar. Rasûlüllah (s.) cevap verir: 
“(Ölen,) muhsin (iyi, erdemli) bir kişi ise, bu hâlini daha fazla artıramamış olduğuna; şayet kötü bir kişi ise, kötülükten vazgeçerek hâlini ıslah etmediğine pişman olacaktır.” (Tirmizî, Zühd 59)
İmdi, kıyamet gününde pişman olmamak ve o gün elimizde yegâne sermayemiz olacak “Ahiret azığı”na sahip olmak üzere ekip-dikeceğimiz, sonra sulayıp geliştireceğimiz ve nihayet hasat edeceğimiz manevi ürünler için bereketli bir süreç olan “Üç Aylar”ın ilk aşamasındayız…
Peygamber Efendimiz (s.) bu ayların daha mübarek/bereketli geçmesi için şöyle dua ederdi:
“Allahım! Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
İşte, ahiret azığımızı hazırlamak için önümüzde bulunmaz bir fırsat var: Üç Aylar! 
Receb, Şaban ve içinde ‘bin aydan daha hayırlı’ Kadir Gecesi’nin bulunduğu Ramazan ayı!
Kutlu Peygamberimizin (s.) bu kutlu bereket mevsimini şöyle tanımladığı rivayet edilmiştir:
“Receb ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.”(Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 1/423)
Yüce Rabbimiz, Recep ayının da içinde yer aldığı “hürmetli/haram aylar”hakkında şöyle buyurur:
“Allah’ın, gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram (hürmetli) olan aylardır.” (Tevbe 9/36) 
Hz. İbrahim devrinden beri uygulandığı rivayet edilen “Haram aylar”; Zilkade, Zilhicce, Muharrem Receb’dir. Haram ayların diğer üçü peş peşe gelirken, Receb ayı tek başına hürmetli ay olarak kalır.
Receb ayında oruç tutmanın, infak ve hayır-hasenatta bulunmanın, dua, tevbe ve istiğfarı çoğaltmanın faziletine dair hadis kitaplarında çeşitli rivayetler yer alır.
Bu ay, içindeki iki kutlu gece ile bereketlenir (keza Şaban ayı Berat, Ramazan ayı Kadir gecesi ile).
Receb ayının ilk Cuma gecesine Reğâib gecesi denir. Elbette her Cumagecesi kıymetlidir, ancak iki kıymetli gece bir araya gelince, daha bir kıymet ve bereket kazanır. Reğâib; ihsanlar, ikramlar demektir. Allahü Teâlâ bu gecede, müminlere, rağîbetler (ihsanlar, ikramlar) yapar. Dolayısıyla bu geceye özel bir hürmet gösterip, bu ihsan ve ikram sağanağından yararlanmak gerekir. Reğâib gecesini ibadetle, dua ve niyazla, nafile namazla, Kur’ân-ı Kerim tilaveti ve tefekkürü ile, tevbe ve istiğfar ile geçirmek tavsiye edilmiştir. İbn Asâkir’de yer alan bir hadis-i şerif şöyledir: 
“Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Reğaib gecesi, Şaban’ın 15. gecesi, Cuma, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gecesi.” (Camiu’s-Sagîr, 3, 454)
Rasûlüllah’ın (s) İsrâ ve Mîrâc mucizesi ise, risaletin 11. yılı Recep ayının27. gecesinde gerçekleşti. İsrâ, gece yolculuğu/yürüyüşü; Mîrâc ise, yükseğe çıkmak demektir. İsra mucizesi İsra 17/1. ve Necm 53/1-18. âyetlerle sâbit iken, Mirac olayı Kur’ân’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadiste ayrıntılı biçimde anlatılır. Mîrâc’da Allah (c.c), kulu ve rasûlü Muhammed’e (s) nice âlemler göstermiş, vahyedeceğini vahyetmiş, bu arada beş vakit namazı emretmiştir. Müminin miracının namazolduğunubeyan eden Efendimiz (s.), günde beş vakit her namazda Rabbimizle sohbet etmemiz gerektiğini vurgulamıştır.
Regaib kandilimiz şimdiden bereketli, feyizli ve hayırlı olsun; ümmet ve millet olarak dirilişimize vesile olsun. Receb ayına girdiğimiz Cuma gecesinden itibaren Hz. Peygamber’in (s.) şu duası da dilimizden düşmesin, inşaalah: “Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şa‘bân. Ve bellığnâ Ramazân: Allahım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
Abdullah YILDIZ
 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret77525
SEÇME YAZILAR