• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

ÇOCUKLARIMIZIN EĞİTİMİ

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 02.09.2016
ÇOCUKLARIMIZIN EĞİTİMİ

Ancak mallarınız ve çocuklarınız sizlere imtihan olarak, sonra hesabı sorulmak üzere, emaneten verilmiş bulunmaktadır.
Hayatımız, sağlığımız, boş vaktimiz, maddi ve politik gücümüz, itibarımız tek tek hesabını Allah'a vereceğimiz emanetlerdir. Bunları yerli yerine çok iyi şekilde kullanmak zorundayız. Sorumluluk açısından ele alındığı zaman bir çocukla beş çocuk, 100 lira ile milyar lira arsında ve ordulara hükmeden kimse ile üç kişiyi idare eden arasında bir fark yoktur. Bu sorumluluk duygusunun müslümanlarda çok yoğun biçimde varolması ve devam etmesi gerekir.
Çocuklarımızı, daha bebek yaşta iken bir müslüman gibi yetiştirme gayreti içinde oluruz. 
Biz karı-koca ilişkilerimizi aynı ebedî sorumluluk duygusu paralelinde yürütmek isteriz. Çocuk ana rahmine düşerken ve ana karnında kaldığı sürece gene bir müslüman olarak hayatımızı düzenleyen ahlâk kurallarına uyarak yaşarız. Onun için bizim, aşk hayatımız, cinsel hayatımız bile hayvanlarınkinderı farklı insanca ve müslümanca olur. Ana çocuğunu karnında taşırken günahtan sakınmaya, haram olan oyun, eğlence, düşünce ve davranışlardan uzak kalmaya her zamankinden farklı bir özen gösterir. Emzikte iken de öyle. Baba, evine haram lokma sokmama heyecanı taşır. Hasılı çocuk ana rahmine düştüğü andan itibaren belli bir formasyona girmek ve doğacak çocuğa güzel bir ortam hazırlamak durumundadırlar.
İnsan doğuştan asil veya rezil değildir; insan nötr bir varlık olarak doğar. Ona asalet kazandıran şey inanç ve eğitimdir. Dünyada bir zamanlar yahut yakın zamana kadar çocuklar üzerinde ana-baba büyük rol oynardı. Aslında çocuklar buluğ ve rüşd çağına kadar ana-babanın eğitim ve etkinliğinde yetişir; çocuğun ilmi, ahlâki şahsiyetinin oluşmasında ebeveynin rolü büyüktür.

Prof. Dr.Atalay Yörükoğlu’nun meşhur Pulsuz Dilekçe yazısından esinlenerek, çocuklarımıza nasıl davranırsak onları iyi bir evlat olarak yetiştirebiliriz.

Onları yetiştirirken sizlerden ayn bir kişiliği olduğu için çocuğunuzu iyi tanımaya ve anlamaya çalışmalısınız. Deneme ile öğrendiği için, her zaman her yerde onu koruyup kollamayın, kendi kendine davranışlarını kontrol etmesini öğrensin. Tabi kötü davranışların dışında olan, meşru zeminlerde hareket serbestiyeti verin. Kendi işini kendi görsün, büyüdüğünü nasıl anlayacak?
Çocuğu şımartmayın. Her istediğini elde edemeyeceğini bilmelidir. Haliyle siz hep verirseniz almadan yapamaz. Çocuğunuza karşı kesin ve kararlı davranın. Yoldan saptığını görünce sınırlayın. Sınırlama olmayınca ne yapacağım şaşırır, bocalar, hem de bunlardan yararlanmadan edemez. Çocuklarınız sizin nasihatlerinizden çok davranışlarınızdan etkilenir.
Anne-baba arasındaki geçimsizlikler, aralarındaki sevgi ve saygının azaldığını görmek, çocuğu yaralar ve sürekli tedirgin eder.
Çocuklara karşı, çok konuşup, çok bağırmayın. "Ben senin yaşında iken" diye başlayan nutuklarınızı çocuğunuz hep kulak arkasına atar.
Çocuklarınızın basit hatalarını büyük suçmuş gibi büyütmeyin, başına kakmayın. Daima yanılma payı bırakın. Çocuğunuzu korkutup, sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak, usandırmaya çalışmayınız. Ceza vermeden önce mutlaka dinleyiniz. Onları döverek cezalandırmayınız.
Çocuklarınızın öğrenmeye en yatkın olduğu anlar, soru sordukları zamanlardır. Onlar soru sorduklarında güzelce cevap veriniz, terslemeyiniz. En yorgun anınızda bile onlara yumuşak konuşunuz. Şimdi sırası mı demeyiniz. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Onların yeteneklerinin üstünde işlere zorlamayınız. Ama başarabilecekleri işleri yapmalarını bekleyiniz.
Başkaları ile çocuklarınızı asla karşılaştırmayınız. Sonra umutsuzluğa kapılır, o karşılaştığınız insana karşı kıskançlık ve kin duyar.
Yaşının üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın, süre tanıyın, hatalarını gördüğünüzde köşeye sıkıştırmayın, sonra yalana sığınmak zorunda kalır. Hiç bir zaman aşağılamayın, hele başkalarının yanında, sonra o da sizi arkadaşlarınızın önünde güç duruma düşürür.
Kendinizi çocuğunuza karşı yanılmaz ve erişilmez göstermeye çalışmayın. Çocuğunuza karşı haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyiniz, öziir dileyiniz.Özür dilemeniz onun size olan sevgisini azaltmaz tersine daha çok size yaklaştırır. Arasıra sizi üzse, bazen düş kırıklığına uğratsa bile, sevginiz azalmasın, onu çocuğunuz olduğu için, bir insan olduğu için seviniz.
Çocuğunuzdan "örnek evlâd" olmasını istemezseniz, o da sizden "kusursuz anne-baba" olmanızı beklemez. Çocuğunuza din duygusunu, ibadet ve itaat sevgisini örnek davranışlarınızla kazandırınız. İnsanları sevmesini, güler yüzlü tatlı dilli olmasını ve başarılı bir insan olarak yaşamasının hem kendisi ve hem de milletimiz için, insanlık için hayırlı olacağını öğretmeliyiz.
Bu hafta bu konuyu seçmemin sebebi teröre karışmış hain bir saldırı ile üç polisimizi şehit eden cani oğlunu kaybeden bir annenin oğlumu kandırmışlar sözünün anne ve babaları sorumluluktan kurtaramayacağını bilip çocuklarımıza sahip çıkıp onları eğitmeliyiz. 
Ne mutlu bu duygularla ve metodlarla çocuklarını yetiştirenlere.
Hayırlı Cumalar.
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret77799
SEÇME YAZILAR