• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

ALLAH'IN YOLUNDA BİRLEŞİNiZ

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN. 30.09.2016
ALLAH'IN YOLUNDA BİRLEŞİNiZ


«Peygamber elçilerinin getirdiği kutsal habere inanmış olan zat, hemşehrilerine hitaben dedi ki: Ey milletim bana uyun, benim peşimden gelin ki; sizi yolların en doğrusuna götüreyim, mutluluğa kavuşturayım.» (Mü'min: 38)
«Firavun da dedi ki: Milletim sizin için tek çıkar yol olarak benim izlediğim ve gösterdiğim yolu görüyorum. Asıl ben, ancak sizi mutluluğa götürecek yolu açıyorum.» (Mü'min: 29)

«İnkar edenler Şuayb Peygambere alaylı bir tarzda sordular: Ey Şuayb, senin namazın mı emrediyor dedelerimizin tapageldikleri ve kendi edindiğimiz ilahlara tapmayı bırakmamızı, iş yahut mallarımız üzerinde ve hayatımızda dilediğimizi yapmamızı terketmemizi.. Sen önceleri böyle değildin, etliye sütlüye karışmaz; kendi halinde efendi bir adamdın.
Şuayb cevapladı: Milletim, Rabbimin bana gerçekleri göstererek sizin kötü, zararlı yolunuzdan dönmeyi, fenaliklardan sakınmayı, lokmanın helalini, işlerin iyisini ihsan ettiğini görmüyor musunuz? Ben sizi vazgeçirmeye çalıştığım şeyler konusunda idealime ters bir davranış içine düşüp sizinle çatışmayı arzu etmem. Benim bütün istediğim kendi hayatımda gerçekleştirdiğim islahatı, sizin hayatınızda da tahakkuk ettirmektir; iyilik istiyorum, barış istiyorum. Oysa sizin tutumunuz ve gidişinizle bu gerşekleşmez.»(Hüd: 87-88)

«Firavun, kendi akıl hocalarına dedi ki: Birakın beni de şu Musa'yı katlettireyim. O Rabbine bizim için beddua ededursun. Korkmayın size hiçbir şey olmaz. Aksi halde korkarım ki, sizi dininizden döndürecek, kurulu düzeni bozacak, ülkede anarşiye yol açacaktır.»
«Musa kendisini nankörlükle ve kendi soyundan birini öldürmekle itham eden "sen böyle birisin, nasıl olur, iyilikten, hak-hukuktan bahsedersin" diyen Firavuna cevap verdi: Benim bazi kusurlarım varsa onlar cahillik devrime aittir. Sizden kaçışım ise adaletsizliğinizden korkum sebebiyledir. Bugün ise Rabbim bana vahiy gönderdi, beni peygamber yaptı. Senin bahsettiğin iyilik ve ikramların konusuna gelince, yıllardır benim soyumu, hakkın olmadığı halde kendi soyuna köle yaptın. Bu zulmüne karşı bana yaptığın iyiliğin, devede kulak gibidir. Niye onu başa kakıp duruyorsun?»,

Müslümanlar, dikkatle izlediğinizi tahmin ettiğim şu Kur'an ayetleri sizleri asırlar önceki zamana götürdü mü; insanların o zamanki çatışmalarını, guruplaşmalarını, birbirlerine düşmelerini, bu toplulukları çekip çeviren, birbirine düşüren başları ve onların tutum ve davranışlarını tarih sahnesinde şeyrettiniz.
Film bitince etrafınıza baktınız ki bugün o günden farksız.
Gurup gurup insanlar, her gurup bir lider veya liderler peşinde. Her birinin türküsü ayrı ayrı ama netice aynı, hedef bir, hürriyet, refah, güven ve mutluluk.

Erenlerden bir zat şöyle demiş:
Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif.

Gerçekten cümlenin hedefi bir. Yollar çesitli.Bu yolların aynı hedefe varması için onları olduğu gibi anlatmak gerekir. Herkesin kendi anladığı gibi değil.

Evet bütün mesele önce tuttuğu yahut prensip olarak benimsediği yolu iyi tanımak, hürriyet, refah, güven ve mutluluğa götürüp götürmeyeceğini tetkik edip karara varmak. Kısaca, onu iyi anlamak. Sonra yolu iyi anlatmak. Anlatmak sözle olur, fiille olur, önce tatbik sonra tavsiye etmek. Ne demiş eskiler:

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz 
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
Daha sonra taassuptan, inhisarcılıktan şiddetle kaçınmak. Karşı iddia, görüş ve prensipleri toptan inkar yoluna sapmamak. Bunlara realist bir tutumla münazara ve münakaşa ortamı kurabilmek. 
Kur'anın hükmü unutulmasin.

«Her bilenin üstünde daha iyi bilen olagelecektir.

Daha sonra beraber yaşadığın insanları ve onların dertlerini iyi bilmek. Davayı kendi hizmetine değil,kendini, bütün varlığını davanm hizmetine vermektir.

Şimdi peygamberlerin hayatına bir bakalım: Önce şu sözle ortaya çıkmışlardır: 
«Sizden ücret İştemiyorum.»

Sonra davet ettikleri yolun doğruluğunu, onu yaşayarak isbat etmişlerdir. Mantık oyunlarma itibar etmemişlerdir. Olduklan gibi görünmüşlerdir. Bu dahi Allah'm emridir:

«Neyle emrolundunsa tıpkı öyle, neyi tavsiye ettinse tıpkı onun gibi dosdoğru ol. Sen ve sana inananlar da.»

Peygamberimiz (S.A.V.) böyle olma ugraşısının kendisini yıprattığını söylemişlerdir. Çevrelerindeki insanların dertleriyle dertlenmişlerdir. Onlarm hayatını paylaşmışlardır. Hiçbir zaman efendi rolünde ve mevkiinde olmamışlardır.

Çölden geien bir arap Peygamberi arar. Yerini söylerler. İçeriye girer, aynı kıyafette ve aynı hasır üzerinde bir topluluk görür, içlerinden biri su dağıtıyordur, ayaktadır. Gözü ceylan postu üzerinde, ipekli giyecekler içinde, etrafında yelpazeli hizmetkarların bulunduğu bir reis arar. Bulamayınca şaşırır ve gayri ihtiyari sorar: «Bu topluluğun efendisi kimdir?» Su dağıtan zat belini doğrultup cevap verir:
«Bu topluluğun efendisi onlara hizmet edendir.»

Şimdi bu gerçekler ışığında bugün bizi birbirimize düşman eden, bizi parça parça bölen liderleri veya gurupları düşünelim, ona göre karar verelim.

Çok iyi düşün, iyi anla, doğruyu bulmada Allah‘tan yardım iste. Katiyyen bilmediğin, neticesini kavrayamadığın hiçbir fikrin bayraktarlığını yapma. Al-lah'ın(C.C.) haram dediğinden uzak durmaya, helal, iyi, güzel dediğine sarılmaya bak. Varlığından, bilginden, hünerinden bir arada yasadığın insanları faydalandır. Baskasının zararına elde ettiğin kar daima iflasa giden yoldur, bunu unutma.
Allah‘a isyan eden insanların göreceği ilk ceza birbirlerine düşmeleridir. Çare Allah‘a dönüştedir. Hırs büyük tehlikedir. Tok gözlü öl. Herşeyi birden isteme.

Çarkı çeviren dişli ne ise toplum içinde sen osun. Bir diş yalama oldu mu ahenk bozulur. (Sen seni bil sen seni). Kendinle uğraş, sözlerini, işlerini, alışverişini, en iyi veya en zararsız şekilde düzenle.
Bunun ölçüsü dindeki kararlar ve hallerdir. Rütbe için, makam için. mal için, dürüst yoldan ayrılma. Eğlence, hayatında ibadetin yerini almasın. Bir takım zaafların var, bunları iyi biliyorsun, düşün ki herkes senin gibidir. Öyleyse müsamaha/hoşgörü, anlayış, af ve safiyet asıl silahın olsun.
Ahmet‘in, Mehmet’in, Feto‘nun çağırdığı yolda değil, Allah’ın yolunda birleşin. Zira bu yol dünyada dert ve problemleri asgariye indiren, refahla güveni beraberinde taşıyan, kişiyi layık olduğu kadar mutlu eden bir nizamdır.

Ben önce kendimi sonra sizi bu yolda birleşmeye, birbirimizle dostluğa, fenalığı terke, ibadete sarılmaya çağırıyorum.

İslami yolda Cennet öldükten sonradır. Kim cennet hayatını dünyada vaadederse doğru değildir. Kendimize gelelim, birbirimize sarılalım, Allah'a kul olalım.
Hayırlı Cumalar.
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret77799
SEÇME YAZILAR