• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

MUHARREM AYI

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 07.10.2016
MUHARREM AYI


Hicri 1438 yılının Muharremayını yaşıyoruz. İnşaallah önümüzdeki Salı günü 10 Muharrem Aşure Günü’nü idrak edeceğiz. İnşaallah Muharremin 9., 10. Ve 11. (Önümüzdeki Pazartesi, Salı ve Çarşamba) Günlerini oruçlu olarak geçireceğiz.
Muharrem ayı,Efendimiz(s.a.s)’in “hürmete şayan bir ay”olarak nitelediği,sayısız lütuf ve hikmetlerle dolu kutlu bir aydır.

“Allahü teâlâ, Aşure Günü’nü üstün kılmıştır. Allahü teâlâ, gökleri, yeri, dağları, denizleri, yıldızları, Arş’ı ve melekleri, Âdem aleyhisselâmı Aşure Günü yarattı. İbrahim aleyhisselâmın dünyaya gelişi ve Nemrud’un ateşinden kurtuluşu Aşure Günü oldu. ibrahim aleyhisselâma, oğlunun yerine kesmek için, büyük koç bugün ihsan edildi.” [Taberanî]

Muharrem ayı, aynı zamanda yüreklerimizde derin yaralar açan elîm Kerbelâ hâdisesine tanıklık eden aydır.

Hz. Hüseyin Efendimiz ve çoğu ehl-i beyt-i Mustafa’dan olan 70, kişinin 10 Muharrem 61 (10 Ekim 680) tarihinde Emevî Halifesi Yezîd kuvvetlerince Kerbelâ’da hunharca katledilerek şehadet şerbetini içmiştir. 
Hz. Hüseyin ki; O’nu hepimiz severiz ve o gün biz de üzülürüz. Nasıl üzülmeyelim? Yüce Peygamberimizin, “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım”diyerek, “cennet gençlerinin efendisi”olarak bizlere takdim ettiği iki güzide torunundan biridir. Hz. Aliyyü’l-Murtaza’nın, Hz. Fatımatu’z-Zehra’nın yavrusu, ciğerparesidir. 
Bu vesileyle şehadetinin 1336.yılında seyyid-i şüheda Hz. Hüseyin Efendimiz başta olmak üzere Kerbelâ şehitlerini ve bugüne kadar hak, hakikat, adalet, ahlâk ve fazilet için; din, iman, vatan ve millet için can veren bütün 
Şühedayı, 15 Temmuz şehitlerimizi, teröre karşı kahranmaca savaşan Ordu mensuplarımızdan , Emniyet güçlerimizden, korucularımızdan ve sivil vatandaşlarımızdan vatanı uğruna şehit olan kardeşlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Allah,bütün şehitlerimize gani gani rahmet eylesin!
Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamızın vurguladığı gibi, “ Kerbelâ, İslam ümmetinin, bütün müminlerin asırlardır dinmeyen ortak hüznü ve kederidir. Dünyanın neresinde bulunursa bulunsun; mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, kalbinde iman taşıyan, Resûl-i Ekrem’e, ashabına ve ehl-i beyt-i Mustafa’ya muhabbet besleyen her müminin ortak acısı ve elemidir.

Bugün bize düşen, Kerbelâ’yı doğru okumak, doğru anlamaktır. Onu tarihte yaşanmış bir kıssaya, sıradanbir hâdiseye dönüştürmemektir. Bu müessif 
olaydan ders ve ibret çıkarmaktır. Kerbelâ’yı anlamak, her şeyden önce Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının, uğruna canlarını verdikleri yolun, Kur’an’ın yolu, Muhammed Mustafa (s.a.s)’in yolu olduğunu bilmektir. Onların, uğruna canlarını feda ettikleri yüce değerleri anlayıp yaşamaktır. Tıpkı onlar gibi hak ve hakikate, ahlak ve erdeme, izzet ve onura sevdalı olmaktır. Kardeşlerim!
Bugün Kerbelâ,hepimize taze bir bilinç aşılamalıdır. Kerbelâ, aramızda ayrılık
-gayrılığa değil, birlik ve beraberliğe vesile olmalıdır. Rabbimizin, “Allah’a ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra içinize bir korku düşer de heybet ve kuvvetiniz elden gider.”mesajı gereği Kerbelâ, bizi birbirimize sımsıkı kenetlemelidir. Bugün bizlere düşen, tarihin sayfalarında yolumuzu kaybetmek değil, tarihten ibret alarak istikametimizi belirlemektir.Bugün Kerbelâ’nın
bizlere yüklediği görev ve sorumluluk, gönül kapılarımızı ardına kadar birbirimize açmaktır. Yüreklerimizi sahrâ-ı Kerbelâ’ya dönüştürmemektir.

Peygamberimiz (s.a.s)’in “Ey Allah’ın kulları! Kardeşler olun!”
çağrısına samimiyetle kulak verip aramızdaki kardeşlik ahdini yenilemektir.
Kardeşlerim!Bugün de üzülerek şahit oluyoruz ki İslam coğrafyasında hala Kerbelâlar yaşanıyor. Hala kardeş kanı akıtan, kardeşlerine Kerbelâ zulmü yaşatan zalimler var. Bugün, insanlığın gözü önünde, insanlığın en büyük medeniyet merkezlerinden biri olan Halep acımasızca bombalanıyor. Halep’te ve pek çok İslam beldesinde her gün onlarca masum insan, tıpkı Kerbelâ
’da olduğu gibi hunharca katlediliyor. Enkaz altından çıkarılan çocukların, kadınların, masumların bedenleri, aslında insanlığın enkaz altında kaldığını bizlere gösteriyor. Zira insanlık, bütün bu vahşeti, dehşeti, katliamları sessizce izlemeye devam ediyor.” 
Bu elîm hâdiseler karşısında daha fazla basirete, daha derin ferasete ihtiyacımız var. Ortak değerlerimizi yüceltip, hilkatte eş, dinde kardeş; sevinçte, kederde bir olduğumuzu bir kez daha ilan etmeye ihtiyacımız var.

Yazımı Hz. Hüseyin Efendimizin şu duası ile bitiriyorum: Allah’ım! Sana hamdlerin en güzelini arz ediyorum. Allah’ım! Atamızı peygamber kıldığın için sana şükrediyorum. Allah’ım! Bize Kur’ân’ı gönderdiğin ve onun derinliğini öğrettiğin için sana hamd ediyorum. Allah’ım! Bize hakkı gören göz, hakkı duyan kulak ve hakkı düşünen kalp verdiğin için sana şükrediyorum. Allah’ım! Bizi sana şükreden kullarından eyle! Bizi zalimlerden berî, müminlere velî eyle.
Amin. 
Hayırlı Cumalar.
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam55
Toplam Ziyaret77770
SEÇME YAZILAR