• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

FiTNE VE CEZASI

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN. 21.10.2016
FiTNE VE CEZASI

«Zararı yalnız işleyenler, kargaşalığı çıkaranlara isabet etmeyip herkese bulaşacak olan fitneden sakının, biliniz ki Allah emrini dinlememekte ısrar edenler hakkında cezası pek şiddetli olan ulu varlıktır.» (Enfal şuresi: 25)

«Kasten, haksız öldürülmüş olanlar için kısas (misilleme yapmak) farz kılındı, kanun oldu. Hür ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın kısas olunur.
Bununla beraber, öldürülmüş olanın velisi veya mirasçısı bu hakkını kullanmak istemeyip bir diyet karşılığında kısas talebinden vazgeçmek isterse, örfe göre diyet takdir edilmeli, o bundan fazla istememelidir.

Katil de örfe göre takdir edilen diyeti güzel bir şekilde ödemeli, itiraz ve ihmal etmemelidir. Zira bu af ve diyet hakkındaki hüküm Rabbinizden size bir hafifletme ve rahmettir.
Ama kim haddi aşar, katil olmayanı katleder, kan davası güder, veya diyeti alıp affettikten sonra katili öldürürse, onun için elem verici bir azap vardır, dünyada kısas edilir, ahirette cehenneme atılır.
Ve ey akıl sahipleri, sizin için kısasta hayat vardır. Umulur ki, adam öldürmekten veya öldürenler hakkında kısas kanununu tatbikte ihmalden yahut kötüye kullanmaktan sakınırsınız.» (Bakara suresi:178-179)

«Biz Tevratta da İsrailoğulları üzerine şu farzı yazmıştık: Cana can, göze göz, buruna burun, dişe diş ve yaralamalar hakkında da hüküm birbirine karşı kısaslar.
Fakat kim bu hakkını bir zorlama görmeden sadaka olarak bağışlarsa o, kendi günahlarına kefaret olur. Ve kimler Allah'ın indirdiği hükmü vermez, Allah'ın kanununu tatbik etmezlerse işte onlar zalimlerdir.» (Maide suresi :45)

İslamiyetten önce yahudiler kitaplarını bozmuşlar, ayrılıklara düşmüşlerdi. Bir kısmına göre katil için katiyyen af yoktu. Bazılarına göre katil hakkında af da yok, öldürme de yok, yalnız diyet, tazminat vardı. Bunu doğru dürüst yapmazlar suistimal ederlerdi.

Hıristiyanlar ise katil hakkında ancak affın uygulanmasını kanun diye benimsemişlerdi.

Yahudilerden bir kısmı ve onlara yakın olan arap kabileleri ise katil kendilerinden olursa örtbas etmeye çalışır, karşı taraftan olursa, öldürülen taraftarları köle ise mukabilinde hür ve soylu birini, kadın ise, karşılığında iki erkeği öldürmek isterlerdi.

Kur'an bu bozuk düzene nihayet verdi. Haksız cana kıyan kirn olursa olsun suçunun cezası ölümdür. Bir insanı birkaç kişi birleşerek öldürseler cezası, katle iştirak edenlerin hepsinin öldürülmesidir. Bu ilahi kanunun tatbik edildiği devirlerde adam öldürme yok denecek kadar azalmıştır. Bu kanun terk edildiği zaman ve bölgelerde hayat garantisi sıfıra inmiştir.

Bugün bütün dünyada, özellikle ülkemizde bütün dikkatlerin üzerine çekilmesi gereken, pahalılık değil, can, ırz ve mesken dokunulmazlığı buhranını meydana getiren terördür.

Terör bugün dünyanın başına bela olmuştur. Çeşitli isimlerde boy gösteren bu teröristleri ve terörü besleyenler, destekleyenler ve ona göz yumanlar elbette sorumludur. Bir gün onların da kapısını çalacaktır.

Gece evinde yatan insanm, sokağa çıkan kadının, işe giden adamın hayat garantisi tehlikeye düşmüştür. Bu işin hastaları olanlar ve teröristler kan dökmeyi, mesken ve ırza tecavüzü, cana kıymayı, milli serveti tahribi israf derecesinde yapacak bir tabiilik kazanmiş, bunu tabiat haline getirmişlerdir.
Yüce Rabbimiz Allah Enfal suresinin 25. ayetinde buyuruyor ki: «Ey insanlar, zararı yalnız işleyenlere değil, kargaşalığı yapanlara değil herkese ve onu çıkaranlara da bulaşacak olan fitneden, anarsi ortamı hazırlamaktan, buna sebep olmaktan sakının, kaçının. Eğer aksini yaparsanız Allah'ın cezası çetindir.»

Evet, bir cemiyet için din, devlet, servet, kanun ve millet düşmanlığıdır. Bunun tohumunu ekenler kendileri de şimdi kara kara düşünmektedirler. Çünkü kendi elleriyle doldurdukları silah, şimdi onlara çevrilmiştir.

Gençlik korkunç bir boşluk içindedir. Bu gençliğimizi bu boşluktan kurtaracak yegane prensip iki maddeden ve bunun tatbikinden ibarettir.

1. Allah inancı, Allah'm şaşmayan adaletinden korkma, ebedi hayat, ebedi ceza,
2. Allah'ın kanunlarının cemiyet üzerinde tatbikatına dayanan hakimiyetini korumak.

Hz. Muhammed işe başlarken şöyle demişti:
«Vallahi Rabbim bu davayı öyle muzaffer kılacaktır ki, yolcu Sana'dan atına binecek, Hadramut'a kadar gelecek, Allah'tan başka kimseden korkusu olmayacak.»

Evet bu tahakkuk etmiştir. Asr-ı Saadet'te ve sonra ilahi kanunların hakim olduğu nisbette. 
Göklerde uçmak, yeryüzünü cennet gibi bir güzelliğe kavuşturmak medeniyetten bir parçadır ama asıl medeniyet, bir yolcunun atına yahut otomobiline binip İzmir'den Van'a kadar Allahtan baska korkusu ve kimseden kuşkusu olmadan yalnız başına gidebilmesidir.

İnsan topluluklarını yönetenlere karşı Peygamberler tarih boyunca «yeryüzünü bozguna uğratmayın» diye nasihatta bulunmuşlar, onlar ise hep «biz ancak islah edici, yapıcı, düzene sokucuyuz» cevabını veregelmişlerdir. Ama islah işi sözde kalmıştır.

Bozuk ölçülerle; yanlış metodlarla bir şey yapmak istese de insan, o yapılmaz ve bozulur, yıkılır; nitekim böyle olmakta... Kısası uygulamayan, ölüm cezalarmi kaldıran, katillere , teröristlere hayat hakkı tanıyan bu insanlara Kur'an diliyle sormak gerek:

'Cahiliyet devrinin vahşet kanunlarını mı geri getirmek iştiyorlar. İlahi kanunların tatbikini kaldirmak, vahşet getirmiştir.
Haksız yere bir adamı öldürenin affı ne milletin, ne devletin, ne de meclisin hakkıdır. O hakkı Allah öldürülen masumun velisine, varisine vermiştir. Bu hakkı kullanmak ve kullanmamak karan ona aittir. Müslüman samimi olarak aklını kullandığı zaman gerçek hayat emniyetinin kısasla sağlanabileceğini itirazsız kabul edecektir.

Allah, bu milletin hayatında, iman ve ilahi kanuna bağlı olanları söz sahibi kılmaya ve güçlü, başarılı olmaya devam ettirsin. Terör belasından korusun. 15 Temmuz gibi. acı geceleri ve günleri bir daha yaşatmasın. O gece şehit olan şehitlerimize, her gün terör karşısında kahramanca mücadele verirken şehit olan kahraman askerimiz ve emniyet güçlerimizin mensuplarına , sivil halkımızdan teröre kurban giden vatandaşlarımıza, Suriye ve Irakta tarih yazan, zaferler elde eden Kahraman ordumuzdan şehit olan kardeşlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Makamları ve mekanları cennet olsun. Gazilerimize Yüce Rabbim şifalar versin.

Hayırlı Cumalar.
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam28
Toplam Ziyaret77798
SEÇME YAZILAR