• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

DAVETİN AÇIKLANMASI

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 04.11.2016
DAVETİN AÇIKLANMASI


Müddesir: 1-10
Ey. o örtüsüne bürünen, ey o kendisine tevdi edilen hakikati, Peygamberlik vazifesini halktan gizlemeye çalışan insan,
Ö bürünmek, uyumak, rahat etmek zamanı geçti.
Uyanmak, görünmek, gerçeği ilan etmek, zahmetler çekmek, güçlüklere göğüs germek, mücadele zamanı geldi.
Kalk, işe başla, tehlikeyi haber ver, ikaz et insanları.
Artık Rabbini büyükle, ancak onu büyük tanı, büyüklük ancak onun şanı olduğunu, ona karşı| her şeyin küçük ve hakir olduğunu kalben tanıdığın gibi kavlen ve fiilen de ilan et.
Üstünü başını, huyunu ve ahlakmi son derece ve daima temiz tut.
O azaba götürecek şeyleri; putları, batıl iş ve inançları terkte yine devam ve sebat eyle.
Yaptığın iyiliği, işi, hizmeti çok görüp de amelinle nazlanma.
Bu vazifeyi yapmak için her ne kadar zahmet çekecek, ezalar görecek isen de Rabbin için artık sabret, zafere ereceksin.
Eğer bu tahammül ve sabrı gösteremezsen ahirete sefere hareket borusu çalındığı o gün zor, herkes için zor bir gündür. Hele kafirler için pek çetindir. Kolay değil gittikçe zorlaşan bir gündür.

Bu ayetlerle Peygamberimiz kendisini toparlamış, ilk kez Hazreti Hatice anamıza okumuş, Hazreti Hatice Allahu Ekber diyerek sevinmişti. Böylece üç.sene kadar gizlice fert fert insanları dine davet eden Peygamberimiz, bir gün Safa tepesine çıkarak ayetlerin hükmünü yerine getirdi.
Ey Kureyş, diye bağırdı, sesini duyanlar alış verişi bırakıp etrafında toplandılar.

Peygamberimiz onlara:
Size «şu tepenin ardından sizi mahvedecek bir ordu geliyor» desem bana inanır mısınız?
Hepsi de: «İnanırız, dediler. Çünkü sen daima sözün doğrusunu şöylersin.»
Peygamberimiz: «O halde size ihtar ediyorum. Putları bırakıp Allaha inanmazsanız, büyük bir azaba uğrayacaksınız.»
Kimi söverek, kimi alay ederek, kimi deli diyerek, kimi hiddetli hiddetli başını sallayarak dağıldılar.

Bir kaç gün sonra Hz. Ali'ye bir ziyafet hazırlanmasını söyledi. Bütün Abdulmuttalip ailesi erkanını çağırdı. Yemekten sonra Peygamberimiz onlara, sizin dünyanızı da ahiretinizi de garanti edecek bir dava getirmiş bulunuyorum. Bu işi benimle birlikte yürütmeyi üstünüze almayı ister misiniz?
Hepsi şaşırdılar. Kimse bir tek söz şöylemedi. 13 yaşındaki Hz.Ali ayağa kalktı ve dedi ki:
Gerçi benim görüşüm kısa, kollarım, bacaklarım zayıf, yaşım da hepinizden küçük ama, ben, ey Peygamber, size yardıma hazırım.
Haşimoğulları kendilerinden olan bu iki kişiye tuhaf ve hayret dolu gözlerle baktılar.
Biri henüz 13 yaşında olan iki adam alemin mukadderatına şekil vereceklerini söylüyorlardı.
Hep birlikte bu ikisine dönüp katıla katıla, kahkahalarla güldüler ve çıkıp gittiler.
Fakat hadiseler ve istikbal o iki zatın ne derece haklı olduğunu ispat etti.

Ben Müddessir süresinin ilk on ayetini mevzu olarak rast gele seçmiş değilim. Ve şu anlattığım çoğumuzun bildiği tarihi hadiseyi de malzeme yokluğundan anlatmış değilim.
Zamanımız İslam öncesi şartların aynen, belki bir gömlek fazlasıyla mevcut olduğu bir zamandır.

Cahiliyet devrinde tıpkı bizler gibi tek Allah’a inanan, ahlak telakkileri kuvvetli insanlar da vardı. Ama putperest düzen içinde çocuklarının çoğu putperest yetişiyordu.
Ekseriyetle müslüman bir ülkede miyiz? Evet. öyleyse çocukların çoğu neden sarhoş, neden kumarbaz, neden inançsız?, Ahlaksızlık telakki edilen şeyler neden yaygın? Neden hırsızlık, tecavüz, şiddet, terror, her gün gazete sütunlarında ve televizyon haberlerinde.
Eşyanın medenileştiği, insanların ilkelleştiği bir dünyanın güdümüne girmişiz gidiyoruz.
Bu şartları değiştirmek, ortamı islah etmek için mücadele gerekmiyor mu acaba?
Yeni bir Anayasa ile bunların önüne geçilmeli, çocuklar, kadınlar, zayıflar korunmalı. Teröristler, katiller, tecavüzcüler için idam getirilmeli, cezalar caydırıcı olmalıdır.

Efendim herkes kendini islah etsin. Efendim ferden ferda imanı yerleştirelim. Yok efendim şöyle yapalım, yok böyle yapalım. Bu nazariyeler şu söze benziyor.
Herkes kendi evinin önünü süpürse. Peki ama her an evinin önüne çöp atılıyorsa ömrünce süpürsen gene kirlidir, kapı önü ve sokaklar. Çare, çöp atana mani olmak.
Mamafih biz gene de Allah'ın Kitabındaki emrine uyarak içkiyi, kumarı, rezaleti, hile ve yalanı, fuhşu, dinsizlik rüzgarını aile muhitine sokmamaya, çocuklarımızı bu kirli ortamdan daha çok kirlenmeden korumaya çalışalım, bu uğurda zahmet ve sıkıntıyı göze alalım. Böylece sorumluluğumuzu azaltmış oluruz.
Allah bize acısın.

Hayırlı Cumalar.
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret77716
SEÇME YAZILAR