• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

PEYGAMBERİMİZE VERİLEN ALTI ŞEY

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 02.12.2016
PEYGAMBERİMİZE VERİLEN ALTI ŞEY


«Altı şeyle diğer peygamberlerden üstün kılındım.
1.Basit sözlerle büyük, çok manaları ifade edebilme hassası bana verildi.
2.Bana düşman olanların içlerine benim korkumu yerleştirmek suretiyle Cenab-ı Allah bana yardım etti. 
3.Bana harp sahasında ele geçirilen ganimetler helal kılındı.
4.Yeryüzü bana mescid kılındı. Temiz toprak bana ibadet için gerektiğinde manevi kiri temizleyici; olarak ihsan edildi.
5.Ben, kıyamete kadar gelecek insan topluluklarının hepsine birden peygamber olarak gönderildim.
6.Benimle peygamberlik ve rasullük son buldu. Vahiy kapısı kapandı. Benden sonra peygamber gelmeyecektir.»

Şimdi bu hadisteki altı şey üzerinde kısa kısa duralım.

Allah beni altı şeyle diğer peygamberlerden üstün kıldı, diyor peygamberimiz. 
Kur'an-i Kerim bu sözü tastik eder.
O haber verdiğimiz peygamberler ki, biz onların bazısını bazısına üstün kıldık. 
Evet her gelen rasül daha önceki peygamberlerde olmayan bir özelliği ile meşhur olmustur. Ancak bütün peygamberlerin getirdikleri haberlerdeki müşterek noktalardan biri ahir zaman peygamberi Hz. Muhammed'in geleceği müjdesidir.
Hz. Muhammed diğer peygamberlerdeki mümtaz vasıfların en üstün seviyede inkişaf etmiş olduğu halde, hepsini birden üstünde toplamıştır. Alemlere rahmet oluşunun sebeplerinden biri de budur.
Bundan başka peygamberimiz diğer peygamberlere verilmeyen altı özel vasfa sahiptir.
Peygamberimiz kısa ve basit sözlerle veciz manalar, geniş anlamlar ifade etme yeteneğine sahipti.
Peygamberimizin normal, sahsi yaşsantısında sarfettiği sözlerden bile büyük manalar, içtimai formuller doğmaktadır. Her devirde bir baska türlü manalandırma vasfına sahiptir bütün hadis-i serifleri.

Allah O'na harp halindeyken düşmanlarına korku salma vasfiyla yardımcı olmuştur. O'na düşman olanlar O'ndan bir aylık ötede bile olsalar O'nun korkusuyla paniğe kapılırlardı. Ahzap suresinin 66'nci ayetinde anlatıldığı gibi Allah, Hz. Muhammed'in (S. A.V.) düşmanlarının kalplerine O'nun korkusunu salardı.
Korku hissi, düşmana karşı kullanılan bir ordu halindeemrine verilen ilk ve son peygamber Hz. Muhammed (S.A.V.) dir.
Eskiden yapılan harpler çapulculuk ve yağmacılık şeklinde olurdu. İslam peygamberi mağlup bölge ve şehir halkının can, ırz, din ve mal dokunulmazlığını riayeti mecburi bir kanun olarak koymuştur.
Diğer taraftan harp sahasını kaçarak terkederken veya ölerek bıraktığı düşman malının gazilere ganimet olarak intikali helal kılınmıştır.
Hırıstiyanlarda kilisede, yahudilerde havrada ibadet etmek mecburi iken, müslümanlıkta yeryüzünün temiz olan her yerinde ibadet edebilmek serbestliği vardır. Temiz toprak ve toprak cinsinden temiz olan her şey abdeste muadil manevi temizleyici olarak ihsan edilmiştir. Bu Hz. Muhammed'e (S.A.V.) has ilahi bir ikramdır.
Bu da bize yeryüzünü cami gibi temiz tutmamız gerektiğini, çevre temizliğini ihsas eder.
Diğer peygamberler muayyen zamanlar içinde, muayyen milletlere gönderildikleri halde, Hz. Muhammed (S.A.V.) bütün insanlara peygamber olarak gönderilmiştir.
«Ey peygamber, biz seni ancak bütün insanların hepsine birden müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu bu gerceği bilmek İstemezler.» (Sebe suresi:28 )
Her peygamber kendisinden sonra bir peygamber geleceğini ve en son olarak Hz. Muhammed'in (S.A.V.) geleceğini müjdelemiştir.
Hz. Muhammed (S.A.V.) de «Benimle peygamberlik son buldu. Vahiy kapısı kapandı. Ben son peygamberim» buyurdu. Kur'an O'nu tasdik eder.

«Muhammed, sizden hiçbirinizin babası değildir. Ama Allah’ın peygamberi ve peygamberlerin sonuncusudur.» (Ahzab: 40)

Hz. Muhammed'in (S.A.V.) hadisleri ve Allahtan kendisine gönderilen Kur'an geçmişin güzellik ve mükemmeliyetini üzerinde toplamiş, gelecek bütün nesillere ve bu en son peygamber ve kitabıyla insanoğluna tarihte ilk defa kanun yapma (teşri) selahiyeti
verilmiştir.
İslam alimleri hadislerin ve Kur'an ayetlerinin ışığı altında zamanlarının yeni yeni problemlerine çözüm yolları bulacak, kanun yapacaklardır. Onun için Hz. Muhammed (S.A.V.),
«Ümmetimin alimleri, beni İsrail'in peygamberleri gibidir» buyurmuştur. 
Böylece her an kendiliğinden yenilenmiş, eskimemiş olan İslam, insanoğluna başka bir dine ihtiyaç hissettirmeyecektir.
Dinlerin kitaplarındaki çağrılara hiç dikkat ettiniz mi?
Tevrat ve İncil hep İsrail oğullarına hitap eder. 'Ey İsrail oğulları' der. Hindu dini, Hint halkıyla meşgul olur. Çinlilerinki Çinlileri ele alır.
Ama Kur'an’a ve Hz. Muhammed'in (S.A.V.) hadislerine bakın, ey Adern oğulları, ey insanlar, ey iman edenler, ey Allah’ın kulları, ey cins itibariyle ana-baba bir kardeşler' diye hitap eder. İbadetleri, adetleri, kanunları mahalli değildir, beynelmileldir.

Peygamberimizi iyi tanımamız, iyi anlamamız ve hayatını iyi okuyup yaşamamız gereken günleri yeşıyoruz. Doğum ayı Rebiulevvel ayına girdik.
Hayat O’nun yaşadığı gibi yaşanırsa hayattır. Şefaatine nail olmak dileğiyle.
Hayırlı Cumalar.
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret77471
SEÇME YAZILAR