• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

ALEMLERE RAHMET

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN. 09.12.2016 
ALEMLERE RAHMET

«Biz seni topyekün bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanlardan çoğu bunu bilmez ve takdir etmezler.» (Sebe' Suresi: 28)

İslam Dini‘nin genellikle yeryüzünün her kıtasında yayılmış olmasının çeşitli sebeplerinden bir tanesi de bu dinin sadece muayyen milletlere, muayyen kültür ve medeniyetlere değil, bütün dünya insanlarına hitap etmesidir.
Mevcut dinlerin kimi Asya'ya, kimi Avrupa'ya çekilmiş ve muayyen milletlere münhasır kalmıştır. Müslümanlık ise kavmiyet/ırk ve coğrafya sınırlarını aşarak, dünyanın her bölgesindeki fert, cemiyet ve milletleri, kolaylıkla kendine bağlamıştır. 
İslamiyetten başka hiçbir din, milletlerarası bir üstünlüğe yükselememiştir. Bu cephesiyle İslamiyet en son din oluşunu söz götürmez bir açıklıkla muarızlarına/karşı olanlara dahi itiraf ettirmiştir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.), ümmeti ile bu ümmetin ve Kainatın tek sahibi olan Allah arasında, biryol göstericiden başka bir şey değildir.
O, Hira Dağı‘ında vahiy meleğini ilk gördüğü günden fatına kadar, maddi rahat ve huzur görmemiştir. Fakat tevhid, hak, adalet uğruna mahrumiyet içinde geçen 23 sene, dünyayı değiştirmesine kafi gelmiştir.
Muhakkak ki dünyada O'nun kadar şuurla/bilinçle sevilip sayılmış, gerçekten itaat edilmiş bir başka insan yoktur.
«Medeni ve ideal insanlık Hz. Muhammed'e şükran borçludur.»

Bu sözler, günümüzden 100 küsur yıl önce koyu hıristiyan bir ilim adamının sarfettiği sözlerdir.
Peygamberimiz Miladi tarihin 571. Yılının 20 Nisan tarihine rastlayan Rebiulevvel ayının 12’sinde . şafak sökerken Mekke'de doğmuştur. Babası; Kureyş kabilesi liderlerinden Abdülmuttalip’in oğlu Abdullah, annes, ,se Zühre oğulları kabilesinden Vehb’in kızı Amine’dir.
Doğumundan iki ay önce babasından yetim, altı yaşında iken anasından öksüz kalmıştır.
Çocukluk ve gençlik devresini önce dedesi Abdülmuttalib'in, sonra amcası Ebu Talib'in himayesinde geçirmiştir.
O devirde okuma-yazma lüks ve fantazi sayıldığı için okutulmamıştır. Peygamberimiz ümmi idi. Ayrıca Yüce Rabbimiz hiç kimseye minneti olmasın diye kimseden eğitim görmesine müsade etmemiş, bizzat kendisi terbiye etmiş, eğitim ve öğretimini üzerine almıştır. Sırasıyla çobanlık ve ticaret gibi işlerle uğraşmıştır.
25 yaşına girince Hatice anamızla evlendi. 40 yaşına girince Allah Peygamberlik görevini verdi. Miladi yılla 61, Kameri yılla 63 yaşında olduğu halde Medine'de Ahirete irtihal/göç etti. Allah cümlemizi şefaatine mazhar kılsın.
Bugün Medine'de Ravza-i Mutahhara diye anılan mübarek yerde gömülüdür.
Peygamberlerin, özellikle bizim peygamberimizin kabir hayatı diğer insanlarınkinden bambaşka bir hususiyet arzeder. Peygamberimiz kabrinde öyle bir hayat içindedir ki, dünyanın neresinden seslenilirse seslenilsin bizzat duyar. Bu O'na Allah'ın bir ikramıdır. O nun için biz Peygamberimize, hayattaymış gibi hitap ederiz, oraya gidenlerle selam göndeririz.
Peygamberler, peygamber olmayan hiçbir fani ile kıyas edilemez, aynı çizgide gösterilemez. Peygamberler öyle bir ülkü sahibidirler ki, dünya durdukça gelip geçecek önderlere rehber ve ilham kaynağı olurlar.
Peygamberleri diğer insanlardan ayıran beş özel vasıf vardır.
1.Sıdk : Doğruluk. Hayatlarının hiçbir noktasında en zor şartlar altında dahi katiyyen yalan söylemezler.
2. Emanet : Emin kişilerdir. Emaneti koruma. Dört başı mamur, güvenilir insanlardır. Sözden dönmez, şartlar ne olursa olsun ihanet etmez, aldatmazlar. Daha çocukken peygamberimize Muhammed’ül Emin ( güvenilir Muhammed) diyorlardı.
3. Tebliğ. Ya doğrudan doğruya, yahut melek vasıtasıyla Allah’tan vahiy alır, aldıkları emir ve yasakları, her yerde, herkese açık açık bildirirler.
4. Fetanet :Akıllı. Zeki insanlardır. Allah’ın Kelamı’nın inceliklerini anlayabilecek; dindeki hayati unsurları çeşitli mizaçta, değişik iklim ve sosyal şartlar içideki insanların intibakını sağlayacak şekilde formüle edebilecek yüksek zeka, anlayış ve seziş kabiliyetine sahiptirler. İnkılapçıdırlar, taklitçi değillerdir.
5. İsmet : Günahsız. Doğumlarından ölümlerine kadar hiç bir yüz kızartıcı kusur işlemezler. Kötü alışkanlık edinmezler. Günah ve ayıplardan arınmış olarak yaşarlar. Allah onları korur. Onların hayatlarında ancak zelle tabir edilen, iyiyi daha iyiye tercih hareketi görülse de hemen Allah kendilerini ikaz eder.

İşte peygamber ve peygamberlik budur. Peygamberimiz Hz. Muhammed bir kabilenin, bir milletin, bir bölgenin, bir zamanın peygamberi değildir. Bütün milletlerin, bölgelerin, bütün zamanların, 18 bin alemin peygamberidir.

Nefislerinin esiri, ırk gayreti içinde olanlar onun en son peygamber olmadığı iddiasını geveler dururlar.
Şu ayetler ne inandırıcı ve tatmin edici birer delildir.

« Biz seni ancak alemlere rahmet olareak gönderdik. » ( Enbiya suresi :107)

«Ey peygamber, biz ancak seni, topyekün, bütün insanlığa müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Lakin insanlardan çoğu bunu bilmezler.» (Sebe' Suresi: 28)

«Ey bütün kitap ehli, ey bütün dinlerin sahip ve taraftarları, geliniz bir söz üzerinde toplanalım. Allah'tan başka hiç bir şeye ibadet etmeyelim, O'na ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da birbirimizi rab edinmeyelim.» (Al-i İmran :64))

Hayat şartları, her geçen gün dünya insanlarını birleşmeye zorlamaktadır. Bugün dünyada kan ve barut. Savaş hakim. Masum insanların öldürüldüğü, doğanın tahrip edildiği, meskenlerin bombalandığı , yıkılıp yakıldığı, ailelerin göçebe hayat yaşadığı,milyonlarca insanın memleketimize ve bazı insaflı ülkelere sığındığı bir dünya.
İslam savaştan değil barıştan yanadır Peygamber Efendimiz insanlığa barış ve huzur getirmiştir.
Dünyanın düşünen kafaları insan menfaatine olan şeylerde birleşmek zorundadır. Artık haris ve zalim liderler bile atom kullanamıyor ama en ağır silahlarla kan dökmeye devam ediyor. Hatta kimyasal silahları bile kullanıyorlar. Suriye acı bir örnektir.
İleri seviyedeki her din mensubu kendi kendine sorması lazım: 
«Gaye bir mabuda kul olmaksa bu ayrılık niye ?»
Dünya insanları ister istemez Hz. Muhammed (S.A.V.)in ülküsüne yaklaşmak zorundalar..
Eğer bir gün bir lider çikar da insanlığı kardeşlik esasında birleştirirse Hz. Muhammed'in (S.A.V.) ülküsünü tahakkuk ettirmiş olacak ve yeni bir şey yapmayacaktır.
Bu da en son peygamber Hz. Muhammed'in (S. A.V.) en büyük mucizelerinden biri olacaktır.
İnsanlığın Yüce Peygamberimizin getirdiği davasında ve barışta birleşmek ve Şefaatine nail olmak ümit ve dileğiyle.
Hayırlı Cumalar
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret77799
SEÇME YAZILAR