• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

ON BİR AYIN SULTANI

RAMAZAN VE CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 26.05.217 

ON BİR AYIN SULTANI 

Bu güne kadar yaşadığım Ramazanlardan farklı bir Ramazan olacak benim için bu Ramazan. 40 yıllık Almanya gurbetinden dönmüş bir emekli olarak güzel memeleketimde geçireceğim ilk Ramazan. 
Kavuşmakla mutlu olduğumuz Ramazan ayı; hayatımıza yön veren, akıl ve gönül dünyamızı aydınlatan, hakla batılı birbirinden ayıran Kur’an-ı Kerim’in kendisinde Bin aydan daha hayırlı olan, bir ömre bedel Kadir Gecesinde indirilmeğe başlandığı bereketli bir aydır. Biz inananlar olarak, içinde hayat kitabımız Kur’an-ı Kerim’in tekrar tekrar okunduğu, hayata geçirilerek yaşandığı ve günahlardan arınmak isteyen herkese manevi bir ruhun üflendiği özel bir aya, ayların sultanına, Ramazan ayına girmenin sevincini yaşıyoruz.
26 Mayıs 2017 Cuma günü yani bugün ilk teravih namazımızı inşaallah kılacağız , bu gece sahur sofraları hazırlanacak ve 27 Mayıs 2017 Cumartesi gününden itibaren bir aylık rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi evlerimize, beldelerimize ve yurtlarımıza misafir olacak, kalpleri Allah ve Peygamber sevgisi ile dolu mü’minlerin arınmasına vesile olacaktır.
“İlk on günü Rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş günleri” (İbn Huzeyme, Sahih, III, 191-192) olan bu ayı dolu dolu yaşamayıYüce Rabbim nasip eylesin, şefaatine nail eylesin.
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. 
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. 
Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.” el-Bakara 2/183-185
Yukarıdaki ayetlerde orucun geçmiş ümmetlere de farz kılındığı haber verilmiştir.Bütün ilahî dinlerde emredilen oruç ibadeti, âkil-bâliğ olan, hastalık, yolculuk gibi geçerli bir mazereti bulunmayan her müslümana farzdır. Geçerli bir mazereti olmadığı halde orucunu tutmayan bir müslüman Allah’a karşı kulluk görevini yapmamış ve Ramazan’ın bütün bir yıla sârî feyiz ve bereketinden mahrum kalmış olur. Sevgili Peygamberimiz bu hususu şöyle ifade etmişlerdir: “Kim hasta ve bir mazereti olmaksızın Ramazan ayından bir gün oruç tutmazsa sonra senenin bütün günleri oruç tutsa yine bu orucu yerine getiremez” Ebû Dâvûd, Savm, 38
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Aziz ve celîl olan Allah "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim" buyurmuştur. 
Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. 
“Kim ki yalan söylemesi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, Cenab-ı Hak o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına hiç kıymet vermez, iltifat buyurmaz” Ebu Davud, Savm, 25;Tecrid, 902
Muhammed'in canı kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. 
Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır. " Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallalllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır. " Buhârî, Îmân 28, Savm 6; Müslim, Sıyâm 203
İbni Abbâs radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Resûllullah sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da ramazanda Cebrâil'in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil aleyhisselâm, ramazanın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur'an okurlardı. (Mukabele geleneği burdan gelmektedir.) Bundan dolayı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı. " Buhârî, Bedü'l–vahy 5, 6, Savm 7,
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: 
Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ibadete soyunarak eşleriyle ilişkiyi keserdi. Buhârî, Leyletül–kadr 5; Müslim, İ'tikaf 7. 
 “Rasulülah (as) zorunlu bir dini görev olarak yüklemeksizin müslümanları Ramazan gecelerini ibadetle değerlendirmeye teşvik eder ve şöyle derdi: İnanarak ve Allah’ın rızasını gözetip karşılığını umarak oruç tutan kimsenin geçmiş günahları bağışlanır” Buhari, Müslim, Ebu Davud,Tirmizi ve Nesai, Sıyam 5
Ramazan; dini hayatımızda çok önemli bir yeri olan, rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı, yardımlaşma ve dayanışmanın arttığı, sevginin, saygının, sabrın ve kardeşliğin daha da güçlendiği, birlik ve beraberliğin pekiştiği mübarek bir aydır. 
Ramazan; her sahur vakti bir sorumluluğa uyanmak, Rabbinin rızasını kazanmaya, nefsine hâkim olmaya, özündeki iyiye kavuşmaya gayrettir.
Ramazan; iman, kulluk, ahlak ve insanlık bilincinin zirveye çıktığı, duygu ve düşüncelerin berraklaştığı, kardeşlerin kucaklaştığı, yolunu şaşıran biçarelerin Kur’an ile yeniden buluştuğu, hak yolu bulduğu, takvaya erip dünya ve ahiret saadetini yakalamaya çalıştığı aydır.
Ramazan, iradeleri güçlendiren oruç ibadeti ile nefislerin terbiye edildiği, zekât, sadaka ve iftar sofralarıyla yoksulların doyurulup gözetildiği, teravih, Kur’an okuma, mukabele,i zikir, dua, tövbe ve niyazlarla ibadetin neşe ve coşkusunun bütün topluma yayıldığı, sevap ve mükâfatın arttığı; af ve mağfiretin çokça ihsan edildiği bir aydır.
Diyanet İşleri Başkanlığımız, bu yıl Ramazan ayında, “Üzerinde Her Canın Hakkı Var, Bu Ramazan ve Her Zaman” başlığıyla hak kavramına dikkat 
çekmiştir. Her geçen gün zayıflayan hak duyarlılığının Ramazan ayı vesilesiyle yeniden pekiştirilmesi için gayret göstermemiz gerekiyor.Ramazan-ı Şerif’in Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan Müslümanların ve İslam âleminin birlik ve beraberliğine, yeryüzünde iyiliğin ve hakkın hakim kılınmasına vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle mübarek Ramazan’ınızı kutluyorum.
Yüce Rabbimiz, bizleri haklara riayet eden ve haklarına riayet edilenlerden eylesin.
Dileğimle hayırlı Cumalar ve Ramazanlar.


İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret77525
SEÇME YAZILAR