• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

İLİM VE ALİM

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 19.05.2017

İLİM VE ALİM

Çok iyi bilir ve inanırsınız ki, insanlar arasında ırk, coğrafya, mal ve servete dayalı bir üstünlük yoktur. 
Aslı toprak ve sudan yaratılmış Hz. Adem'den(a.s.) gelen, tiynet birliğine sahip insanlarız. 
Her insanın ve her milletin babası Hz. Adern ve aslı balçık, yani çamurdur. Fakat bu dengeyi bozan insanın birini diğerinden farklı kılan şey ancak ilimdir ve takvadır.
Bütün yaratıklarna müsavi nazarla bakan Allah (c.c.), ancak bilgi sahibini farklı kılmış ve görmüş. «Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?» Zümer Suresi 7. ayet Ancak aklını kullanıp düşünebilenler bu gerçeği anlayıp takdir edebilirler.“
Şu veya bu dinle mukayese etmeden, dinimizin ilme verdiği önemi anlatmak istiyorum. 
Her ululazim Rasulün bir de nebisi vardır. Bir Rasulün dini üzerine peşpeşe gelen nebiler onun dinini öğretmiş, koruma vazifesini yapmışlardır.
Hz. Muhammed (S.A.V) in nebisi ilim ve alimlerdir. O dinini ilme ve alimlere emanet etmiştir.

«Ümmetimin alimleri Beni İsrail‘in nebileri gibidir» Keşfu’l-Hafa II/64 buyurmaktadırlar. 
İlim müslümanlıkta peygamberliğin mirasıdır. Hz. Peygamber diğer peygamberler gribi, Ya Rab, bana bir yardimci, bir nebi gönder, dememiş; «Rabbim, ilmimi artır» Taha Suresi 114 diye yalvarmıştır.
İmanı ilme bağlayan, ilmi rehber edinen başka bir din yeryüzünde yoktur. İslamiyet, en son ve bütün insanlığa indirilmiş bulunduğu için böyledir. İşte ilahi teşhis:
«Allah’ın yüceliği, azameti karşısında haşyetle eğilebilenler ancak alimlerdir.» Fatır Suresi 28. ayet
Bir hakikat var ki, biz farkında değilizdir. Müslüman olmak için tek şeye ihtiyaç vardır:
«Lailahe illallah Muhammedün Rasulullah»
Ama müslümanlığı yaşamak için mutlak surette manevi ve müsbet ilimlerin en azından pratiğini bilmek ve öğrenmek şartı vardır.
Mevcut bütün ibadetlerimizin tatbikatı için mevcut bütün ilim dallarından pratik bilgiye sahip olmak gereklidir. Aksi halde insan, biliyor zannettiği kimselerin maskarası olur. Bir zamanlar Ramazan’ı ve Bayram’ı bir gün önce ilan eden hocalarımız vardı. Elhamdülillah şimdi çok azaldı veya yok gibi. Bir hocaya soruyorlar, «neye istinaden böyle yaptın» diye. «Hulusi diye bir hocadan duydum. O Ayi görmüs, ben de ilan ettim» diyor.
Zavallı cahil. İşte cehalet böyledir. 
Din ve dünyamızla ilgili nice konular var ki onları iyi bilmeyişimiz, politik yatırım ve istismar konusu yapılabiliyor.
Oysa Peygamber Efendimiz;
«Sana ilmi tavsiye ederim. Zira ilim müminin asil ve gerçek dostudur» Ramuz el e-hadis, 167 buyurmuşlardır. Dindarlık cahilin elinde taassup şekline dönüşür. Bütün idealler böyledir. Cehalet, ideali taassup haline getirir. Ve anarşi taassubun mahsulüdür.
Ramazan orucu farz kılınmıştır. Ramazan ayı nasıl tesbit edilecek ? Elinde öyle bir ümmet var ki, değil ilim sahibi okuma yazma dahi bilen parmakla gösteriliyordu. Onların da arrüf, kahin, yıldızlardan ahkam çıkarıp cemiyetin korku ve ümitlerini istismar edenler takımı idi. Peygamber cahil ümmeti bunlara bırakamazdı. Şöyle diyor Peygamberimiz: Biz ümmi bir ümmetiz. Ne okumasını yazmasını ne de hesap yapmasını biliriz. Ramazan ayını hilali gözleyerek tesbit ediniz. Hilali gördüğünüzde oruç tutunuz. Şevvalin hilalini gördügünüzde de bayram yapınız. Ay bazen 29 bazen de 30 gün sürer. Hava sisli ve bulutlu olur da hilali göremezseniz orucunuzu otuza tamamlayınız.
Biz ümmi bir ümmetiz, ne okuma yazma biliriz ne de hesap yapmasını, cehalet... Bir peygamberin en büyük ızdırabı... Onun için Reşulullah ilmi miras olarak bırakmış, alimleri kendisine varis tanımıştır.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Alimler eminler, takva sahipleri kale ve peygamberin vasileri ise efendilerdir.”
«Alimler, Allah’ın mahlukatı üzerine koruyucuları, eminleri, teminatlarıdır.» el-Kafi, 1/33/5
Dikkat ediniz. Valiler, ordular, komutanlar, padişahlar değil, halkın kendilerine emanet edilen sınıf alimler, sadece alimler.
Kur'an'm ezeli hükmü:
«ilim ehline, bilim adamma sorunuz eğer bilmiyorsanız.» Enbiya Suresi 7. Ayet
Bir nokta daha var:
Alimler peygamberlerin vekilleri, temsilcileridir. İlmi menfaate alet etmedikçe, günlük siyasete düşmedikçe, zararlı bir ideolojinin peşinden gitmedikçe, politikaya alet olmadıkça, lüks hayat hırsına kapılmadıkça. 
Eğer bu duruma düserlerse, Peygamberlerine ihanet etmiş olurlar. O takdirde onlardan korunun, onlara kapılmayın diye burada bir incelik var. Müslüman her ilimden bir parça bilsin. Alim kendisini saptırmasın, yanıltmasın diye.

Tekniğin, tıbbın, astronominin, fizik, kimya, matematiğin, coğrafya ve dinin ana kurallarını öğrensin de ayrıca bu konularda ihtisaslaşan alimler de bulunsun. 
Çocukken sokak, oyun, eğlence ve sinema, büyüyünce kahvehane, eğlence buna imkan vermiyor. Milletce zararını da görüyoruz.
İlmin kapısı ne Ali’dir ne Veli, ne de filan şeyh veya falan filozoftur. İlmin kapısı okuma yazmadır. Yani ilk ögrenimdir. İlk öğretim komple hayatmızın esası, davamızın anasıdır.
Bilimi atoma benzetelim. Dostun elinde hayat verici, kurtarıcı yolda kullanılır. Düşmanın elinde de dünyanın başının belası olur. Dostta Allah ve ebedi hayat inancı, kısaca imandır. Düşmanda dinsizliktir.
Cenab-i Allah, «Her şeyi yaratan Rabbinin adıyla oku» Alak Suresi 1-2 emrini vermiştir. İlmin kapısının Allah adıyla aralanması, elifbenin besmele ile açılması, insanlığın hayrı için bir zarurettir.
Bu zarureti özbenliğimizde duymalı ve duyurmalıyız.
Hayırlı Cumalar.

İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret77799
SEÇME YAZILAR