• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

KARDEŞLİK VE ÖFKE

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 28.04.2017

KARDEŞLİK HAFTASI 28 Nisan - 04 Mayıs

KARDEŞLİK VE ÖFKE

Aynı anneden, aynı babadan iki insan; yani kardeş...
Atamız Hz. Âdemin iki oğlu Hz. Habil ve Kabil dünyadaki ilk erkek kardeşlerdir. Kardeşlik duygusunu yüreğinde barındırmanın yolunu; sevgi ve saygı ile bulan Hz. Habil, kardeşine karşı çok saygılı ve sadakatliydi. Fakat Kabil ise yüreğinde yalnızca kıskançlık, nefret, öfke ve acımasızlık duygularını bulundurduğu için; hiçbir zaman kardeş sevgisini tatmamıştır. 
Yüreğinde bulundurduğu bu duygular sonucunda şeytana karşı yenik düşmüş ve şeytanın bir oyuncağı haline gelmiştir. Sonuç olarak da bu kıskançlık, nefret ve öfke hislerinden dolayı kardeşi Hz. Habil'in ölümüne “şehit olmasına'' sebep olmuştur. 
Hz. Yusuf ve ağabeylerinin hikâyesi...

Aslında kardeşlik aynı kandan, aynı candan geldiği için bağı koparılamayacak bir duygudur. Tabi dünyadaki bütün kardeşler de birbirlerine saygısız değillerdir hatta birbirlerini canlarından daha çok seven kardeşler de vardır, ama anlatmak istediğim günümüz dünyasında kardeşler arasında olan şiddet, çekişme, haksızlık, maddiyat, miras çekişmesi, vb... o kadar çok olmuştur ki kardeş kardeşi sırtından bıçaklayacak hale gelmiştir.
Öfkeye hakim olabilmek çok önemli.Yüce Rabbimiz, öfkelenmeyin demiyor, öfkenizi yenin diyor. Allah Biliyor ki, insan öfkelenir.
Kur’an-ı Kerim’de: “Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda infak edenlerdir, öfkelerine hâkim olanlardır, insanları affedenlerdir.” Âl-i İmrân, 3/134. buyurarak cennete talip takva ehli müminlerin bir özelliğinin de, öfke kontrolü olduğuna vurgu yapmaktaydı. 
 Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bir gün ashabıyla sohbet ederken onlara, “Pehlivan kimdir bilir misiniz?” diye sordu. Sahabe, “Pehlivan, güreşte rakibini yenen kişidir.” cevabını verdi. Bunun üzerine Efendimiz, “Asıl pehlivan, güreşte rakibini yenen değil, öfke anında kendisine hâkim olup öfkesini yenebilendir.” Müslim, Birr, 106; buyurdu. 
Merhamet Peygamberi, bu sade ama bir o kadar da anlamlı benzetmeyle gönüllere ve zihinlere nakşedilecek bir mesaj veriyordu. Nice pişmanlıklara, gözyaşlarına, âhvâhlara neden olan öfkeye mağlup olmamamız konusunda bizleri uyarıyordu. Efendimiz, bir taraftan öfke kontrolü konusunda ashabını eğitirken bir taraftan da her birimiz için vazgeçilmez öğütlerde bulunuyordu. Bir defasında kendisine gelip,
“Yâ Resûlallah! Bana özlü bir tavsiyede bulun!” diyen birine, Efendimiz; “Öfkene hâkim ol!” Buhârî, Edeb, 76. demekle yetiniyordu.

Yüce Rabbimiz, öfkeden sakınma konusunda Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin hayatlarından bizlere örnekler sunar. Bu peygamberlerden biri Musa (a.s.)’dır. Onun yokluğunda kardeşi Harun, kavminin hidayetten uzaklaşmasına engel olamamıştı. Bu duruma öfkelenen Hz. Musa, onu yakasından tutup hiddetle silkelemişti. Neticede kardeşinin ikazıyla öfkesine hâkim olmuş ve “Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bize rahmetinle muamele eyle. Sen merhameti engin ve sonsuz olansın.” A’râf, 7/151.yakarışıyla Rabbine sığınmıştı. 
Yunus (a.s.), kavmini bir olan Allah’a teslimiyet ve kulluğa davet etmişti. Ancak onlar, bu daveti karşılıksız bırakmışlardı. Bunun üzerine Yunus Peygamber, bir hışımla kavmini terk edip gitmişti. Ama öfkesi onun için bir imtihana dönüşmüştü. Bir balığın karnında karanlıklar içerisinde kalmış, sabrın ve itidalin anlamını bir kez daha kavramıştı. Pişmanlıkla Rabbine şöyle iltica etmişti:
“Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim. Ben gerçekten kendine yazık edenlerden oldum.” Enbiyâ, 21/86-88; 
Kıymetli Kardeşlerim! İnsanlığın yolunu aydınlatan peygamberlere dair bu örneklerle bizi eğitir Âlemlerin Rabbi. Peygamberlerin dahî kimi zaman öfkelendiklerini ancak öfkelerini Allah’a sığınarak yendiklerini öğretir. 
Peygamberimiz (s.a.s) de, öfke anında kişinin Allah’a sığınmasını, hesabı, sevap ve günahı hatırlamasını tavsiye etmiştir. Buhârî, Edeb, 44. 
Bu soy sop kardeşliğinin dışında bir de aynı dine veya aynı dünya görüşüne sahip kişilerin kardeşliği söz konusudur.
Yüce Allah; Kuran-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: 
“ Müminler ancak kardeştirler”Hucurat, 10 ; İslamiyet tüm Müslümanları görüldüğü gibi birbirinin kardeşi olarak telakki etmek ve kardeşlikte İslam bağını öne çıkarmaktadır. Buna göre yeryüzünün neresinde olursa olsunlar, hangi dili konuşuyor, hangi kavme mensup veya teninin rengi ne olursa olsun bütün Müslümanlar kardeştir.
Müslümanları öfke öyle bir hale getiriyor ki, barut gibi herkes, öfkesine yenilen bıçağını, tabancasını çekiyor ateş ediyor. Birkaç gün önce Sakarya’da 20 kişi tabancalarıyla bir binanın pencerelerine ateş ediyorlar. Bu yirmi kişi nasıl organize oluyorlar ve bunlara mani olunamıyor.
Bunlar aynı vatanı ve dini paylaştığımız insanlar. Öfkelerine hakim olamıyorlar.
Ayrıca bütün dünyadaki insanlar, Hz. Adem ve Hz. Havva’dan olma insanlık kardeşidirler.Kardeşce yaşamalıdırlar.
Görüyoruz ki, dünyada herkes savaş halinde her yerde savaş ve kan var. Özellikle İslam Ülkelerinde silahların, tankların, tüfeklerin cadde ve sokaklarda olduğunu düşünün. Uçakların gökten kurşun yağdırdığı yaşanılmaz bir dünya... Kardeşlik barışı getiren en temel en samimi duygudur. İnsan insanı öz kardeşi olmasa bile kardeşi kadar severse işte o zaman tartışmalar, kavgalar, küfürler, savaşlar olmaz. Kaldı ki günümüzde kardeşlik duygusunun yitirildiğini görüyoruz. İçlerinde en ufak vicdan olmayan insanlar, milletler var ve muhtaçları eziyorlar sömürüyorlar. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Bu mağdur ve mazluk insanlara kucak açıyoruz.

Yani sonuç olarak arkadaşlık dostluğu, dostluk kardeşliği, kardeşlikte barışı getirir. Savaş olmasın, silahlar konuşmasın.

İslamda kardeşliği en iyi vurgulayan şu cümledir. “Bir Müslüman/insan kendi için istediğini, arzu ettiğini kardeşi için de istemedikçe, arzu etmedikçe o olgun bir Müslüman/insan değildir. İslam ve insan kardeşliği özveri ister. Fedakarlık ister. Sorumluluk ister.
İnsanlığın bu duygular içersinde barışa koşmasını, silahların susmasını, terörün bitmesini niyaz ediyorum. Gazilerimize şifalar, şehitlerimize rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.
İslam kardeşliğinde karşılıksız vermek vardır. İslam kardeşliğinde şan, şöhret, makam hırsı, hırsızlık, yolsuzluk ve kardeşleri hor görmek, tepeden bakmak, aşağılamak, yaralamak, öldürmek yoktur. Müslümanları gönül bağı ile birbirine bağlayan bu manevi kardeşlik duygularının artarak çoğalması ve tüm İslam alemini kucaklaması dileğimle . 
Kardeşlik Haftanızı kutluyorum.
Hayırlı Cumalar
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret77525
SEÇME YAZILAR