• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

KUTLU DOĞUM HAFTASI TARTIŞMASI

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN 21.04.2017

KUTLU DOĞUM HAFTASI TARTIŞMASI

Bazı çevreler tarafından Kutlu Doğum Haftasının tenkit edildiği ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın eleştirişldiğini okuyoruz. Bu haksız eleştirileri sözü uzatmamak için burada dile getirmiyorum. 
Her türlü haftaların kutlandığı memleketimizde 1989 yılından beri Kutlu Doğum Haftası alışılmışın dışında kutlanmakta daha doğrusu Yüce Peygamberimiz anılmakta, anlaşılmakta ve anlatılmaktadır. Keşke Dünya O’nu tanısa, anlasa ve yaşasa. Eşyanın medenileştiği ve insanların ilkelleştiği bir dünya olmazdı. Her yer kan ve barut kokmazdı. Güven içinde insanlar yaşardı.
Bir Batılı düşünür diyor ki, Dünyanın huzurlu olabilmesi için Hz. İsa’nın (A.S.) dediklerinin düşünülmesi ve Hz. Muhammet (S.A.V.) in dediklerinin ve yaptıklarının yaşanması gerekir.
Kutlu Doğum neden kutlanır ve nasıl ortaya çıktı?
“Tamamen Diyanetin insiysatifinde 28 yıl önce kutlanmaya başlanmış olup, bu kutlamalardaki amaç peygamber sevgisini topluma aşılamak ve bazı şeyleri insanlara hatırlatmak olmuştur. Bu hafta bir anma haftası olmak yerine peygamberi anlama haftası olarak anılmış ve bu doğrultuda tüm Türkiye’de insanlara bilgi veren etkinlikler düzenlenmeye başlanmıştır. Bu hafta ile birlikte Hz. Muhammed (s.a.v) daha iyi anlamaya ve onun sünnetlerini hatırlama adına seminerler düzenlenmiş, konferanslar verilmiştir. Bazen kutlu doğum haftası ile ilgili olarak bir çok kurum ve cemaatten büyük eleştiriler gelse de, Diyanet bu haftanın Peygamber efendimizin mesajlarını insanlara ulaştırmaktan başla bir amacının olmadığını belirtmektedir.
Mevlid Kandili ve Kutlu Doğum Haftası Farklıdır
Günümüzde insanlar mevlid kandili ile kutlu doğum haftasını birbirine karıştırmaktadır. Bazı kişiler peygamber efendimizin iki farklı doğum günü nasıl olabilir diye sorgulamaktadır. Fakat durum şudur: Mevlid kandili ve Kutlu Doğum Haftası birbirinden apayrı bir gündür. Açıklamalara göre kutlu doğum haftası, Mevlid Kandilinin tamamlayanı bütünleyeni şeklinde ifade edilmektedir. Mevlid gecesi Peygamber efendimizin doğduğu geceyi Rebiulevvel ayının 12. Gecesini ifade etmekle birlikte kutlu doğum haftası ise Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından insiyatif kullanılarak ilan edilen bir etkinlik 14-20 Nisan haftasıdır ve bu haftada peygamber efendimizin mesajları ve sünnetleri herkese ulaştırılmaya çalışılır.”
Kutlu Doğum Haftasında Her Yıl bir Tema Belirleniyor
2011 yılından beri kutlanan Kutlu Doğum Haftasında artık her yıl bir tema ve ana konu belirleniyor. Bu konu çerçevesinde Peygamber efendimizin mesajları insanlara ulaştırılıyor. 2017 yılının teması ise “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” olarak Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlendi. Bu konu belirlenirken, ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu durum dikkate alınmaktadır. Günümüzde insanlık büyük bir güven bunalımı yaşamaktadır. Tabiat insan eliyle yok edilmektedir. Tüm dünya güvensiz bir hal almıştır. Bütün bu gereklilikleri yeniden tesis etmek de yine bizlere düşmektedir.
Ayrıca bu hafta boyunca insanlar sosyal medya üzerinden birbirlerine bu özel haftayı kutlamak için Kutlu Doğum Haftası Mesajlar göndermektedir. Bu mesajların bir kalıba bağlı olması gerekmez. Bu sebeple içimizden gelen bir dua olur, mesaj olur, istediğimiz gibi yazarak gönderebiliriz. 
Her yıl yeni bir konu ile toplum aydınlatılıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu yıl ve önceki yıllarda belirlemiş olduğu temalar şöyle; 
2011 Yılı Kutlu Doğum Haftası Teması "Hz. Peygamber ve Merhamet Eğitimi"
2012 Yılı Kutlu Doğum Haftası Teması "Hz. Peygamber, Kardeşlik Ahlakı ve Kardeşlik Hukuku"
2013 Yılı Kutlu Doğum Haftası Teması “Hz. Peygamber ve İnsan Onuru”
2014 Yılı Kutlu Doğum Haftası Teması “Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet”
2015 Yılı Kutlu Doğum Haftası Teması ‘Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı…’
2016 "Tevhid ve Vahdet Gelin Birlik Olalım"
2017 yılı Kutlu Doğum Haftası temasını " Hz. Peygamber ve Güven Toplumu"
Dün akşam Ağrı’da Kutlu Doğum Haftası programında bu yılki temanın "Hz. Peygamber ve Güven Toplumu" olduğunu anımsatan Diyanet İşleri Başkanımız Saygıdeğer Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamız, o kadar güzel bir konuşma yaptı ki, sadece bu konuşma için Kutlu Doğum Haftası yapılır. Onunla sizi başbaşa bırakıyorum:
"Hz. Peygamberin hayatını her genç evladımızın okuması ve anlaması gerekiyor…”
Biz Diyanet olarak istedik ki, bu sevgi, bu sevda bilgiye, ilme, irfana, hikmete dönüşsün. Onun hayatını anlamak ve öyle yaşamak lazım. Mekke'de dünyaya gelişini, çocukluğunu, çocuklara olan sevgisini, arkadaşlığını anlayalım istedik. Onun hiçbir kötülüğe bulaşmayan muhteşem gençliğini ve gençlerle dostluğunu anlayalım istedik. Mekke'yi emin bir belde kılmak için, mazlumların yanında yer almak için erdemliler topluluğuna nasıl katıldığını Ağrı'da yaşayan her genç dostumuzun okuması lazım. İlk vahyi aldığında evine geldiğinde Hz. Hatice validemizin sözleri onun kırk yıllık hayatını özetliyor. Diyor ki Hz. Hatice validemiz 'Allah seni asla mahcup etmez. Çünkü sen hem akrabana hem bütün mevcudata, kainata rahmetle bakarsın. Yolda kalmış insanları hedefine götürürsün. Hiçbir şeyi olmayana kazandırırsın. Zayıf insanlara yardımcı olursun. Bütün zorluklara rağmen sen daima hakkın hakikatin yanında yer alırsın' Hayatının her anını her genç evladımızın okuması ve anlaması gerekiyor. Cahiliye kapılarını nasıl kapadığını, Hicret'iyle Yesrib köyünü nasıl medeniyete dönüştürdüğünü, Medine'yi nasıl açık bir üniversiteye dönüştürdüğünü okumamız lazım yeniden. Nasıl bir evlat, nasıl bir eş, nasıl bir baba, nasıl bir dost, arkadaş olduğunu yeniden okumalıyız. Savaşlara getirdiği ahlakı ve hukuku, veda hutbesinde insanlığa seslenişini yeniden okumak anlamak lazım ki, o muhabbetimiz ilme, irfana, hayata dönüşsün. 'Ey insanlar, hepiniz Ademdensiniz Adem de topraktandır. Arab'ın Arap olmayana, Acem'in Arap'a, siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takvadadır' Sözünü bugün bütün insanlık yeniden okumalıdır.
“Hayatımızda imanı, emanı ve emaneti hakim kılamazsak bu üç kavramın zıddı olan küfür, korku ve ihanet hayatımıza hakim olur…”
Bu sene Kutlu Doğum Haftasının temasını 'Hz. Peygamber ve Güven Toplumu' olarak belirledik. Bizim medeniyetimizi üç kavram özetliyor: İman, eman ve emanet. Bu üç kavram hayatımıza hakim olmadığı zaman bunların zıddı hakim olur. İmanın zıddı küfür ve şirk, emanın zıddı korku ve zulüm, emanetin zıddı ihanet, fitne ve fesattır. Bu coğrafyadan imanın zıddı küfrü ve şirki, emanın zıddı korkuyu ve zulmü, emanetin zıddı ihaneti, fitneyi ve fesadı aramızdan kovalım. Emin Muhammed'in emin ümmeti olalım. Allah bizleri emin Peygamberin emin ümmeti kılar inşallah.

“İmanın bize kazandırmak istediği eman ile birbirimize olan güveni yeniden inşa edelim…”
Bugün dünyamız bütün insanlık ailesi bir güven bunalımından geçiyor. Toplumlar topluma, insanı insana, komşu komşuya, dost dosta, arkadaş arkadaşa hatta kardeş kardeşe güvenini kaybetti. İmanın bize kazandırmak istediği eman ile birbirimize olan emanı yeniden inşa edelim. Güvenlik toplumu değil, güven toplumu olalım.
“Gönül evini koruyamaz, emanını sağlayamazsanız, ülkelerinizi de koruyamazsınız…”
İnsanlık bu güven bunalımını halletmek için silahlar icat ediyor. Bütün insanları katledecek kimyasal silahlar icat ediyor. Ülkeler sınırlarına güvenlik duvarları örüyor. Her yer kameralarla donatılıyor, izleniyor. Parmak izleri, göz retinası taranıyor. Ancak Hz. Muhammed'in insanlığa takdim ettiği reçete diyor ki, eğer siz kalplerin kalelerini güvene almazsanız şehirlerin kalelerini güvene alamazsınız. Gönül evini korumaz emanını sağlayamazsanız ülkelerinizi de koruyamazsınız. Allah'ın sağınıza solunuza yerleştirdiği ilahi kameraları yok sayarsanız, bütün her yeri kameralarla donatsanız da güvenliği sağlayamazsınız.
“İnsanın kalbine imanla emanı yerleştirmediğimizde kainatımızı da yeniden ihya edemeyiz…”
İnsanlığın ortak yurdu kainat güveni kaybediyor. Hırslarımızla kainatı da bozduk. Canlılara müdahale ettik. Toprağımız insanın servet tutkusuyla ifsat edilmeye başlandı. Yeniden insana, insanın kalbine dönmemiz lazım. İnsanın kalbine imanla emanı yerleştirmediğimizde kainatımızı da yeniden ihya edemeyiz.
“Mümin güvenen ve güvenilendir…”
İslam beldeleri barışı, iman beldeleri emanı kaybetti. Bağdat, Şam, Trablus, Sana kan ağlıyor. Ahlak ve hukuk tanımayan savaşlar kan dökmeye devam ediyor. Emin Peygamberin emin ümmeti olmak için onu yeniden hayatımıza taşımalıyız. 15 Temmuz'da ülkemizde bir ihanet, işgal ve darbe teşebbüsüne maruz kaldık. Bu ihanet girişiminde en büyük zararı İslam gördü. Genç kardeşlerimizin dine olan güveni sarsıldı. Allah'ın iman nimetinden sonra bize lütfettiği en büyük nimetin güven, eman olduğunu bilelim. Eğer iman kalesi sağlam olmazsa emanı sağlayamayız. Aynı zamanda mümin güvenen ve güvenilendir. Aramızdaki farklılıklar dil, ırk, servet bizim kardeşliğimizi ortadan kaldıramaz, biz İslam'ın saf çocuklarıyız. Dili, ırkı, rengi, aşireti, kabilesi ne olursa olsun Ağrı'dan bütün dünyaya diyelim ki, 'Biz İslam'ın saf çocuklarıyız'
Allah imanı, emanı Ağrı'nın üzerinden, ülkemizin üzerinden, İslam coğrafyasının üzerinden eksik etmesin. Allah sonsuz bir güvenle birbirine kenetlenen kardeşler topluluğu olmayı nasip etsin. 
"Bölgemizin güven ve emniyet acısından büyük yorgunluklardan geçtiğini ve arınmaya başladığını görüyoruz. Bundan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum. Güven toplumu olursak, güvenlik toplumuna ihtiyaç kalmaz. Onun için öncelikle güven toplumu haline gelmeliyiz. Her ferdi her ferde güvenen, her ailesi her aileye güvenen, işçinin işverene, işverenin işçiye, komşunun komşuya, dostun dosta kalbini, evini teslim edeceği ve edebileceği kadar güvendiği bir ortamın yeniden inşa edilmesini yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Kutlu Doğum Haftası'nın zaman zaman sarsılan bu güvenimizin yeniden inşa edilmesine vesile olmasını diliyorum."
Diyanet İşleri Başkanımızın ağzına, diline ve yüreğine sağlık, Allah kendisinden razı olsun.
Nice Kutlu Doğum Haftaları dileğimle.
Hayırlı Cumalar.
İsmail ZENGİN


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret77800
SEÇME YAZILAR