• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

AYNI TAKIMIN OYUNCULARIYIZ!

                              AYNI TAKIMIN OYUNCULARIYIZ

 

                    Müminler olarak, cami cemaati olarak, cami müştemilatında çalışanlar olarak, camii dernek yönetiminde başkan veya yönetim kurulu üyesi olarak ve hele hele Allah’u tealanın kendisine bu dinin gönüllüsü ve görevlisi olarak vazife nasıp etmiş olduğu hocalar olarak çok büyük bir sorumluluğun içindeyiz. Ve şunu hiç unutmamalıyızki bizler aynı takımın oyuncularıyız. Birimiz hepimiz hepimiz biriz. Bu dava tekrar zirvelere çıkacaksa Allahu tealanın izni ve bu takımın birlik beraberlik ve uyum içerisinde gayretli çalışmasıyla oloacaktır. Takımın içerisindeki her bir fert veya grup kendi sorumluluk alanını bilmeli mevziyi terk etmemeli diğer gruba yardım etmeli fakat asla görevine mudahele etmemelidir.

          Onun için

          Ey din gönüllüsü hocam Allah’u teala sana ne büyük bir vazife nasıp etmiş, ne büyük  paye vermiş, ne büyük  şeref vermiş, ne büyük bir sorumluluk yüklemiş.

         Seni  göndermiş olduğu son din olan ve kıyamete kadar hiç bozulmadan devam edecek islam dininin görevlisi kılmış.  Seni seçmiş olduğu peygamberinin varisi kılmış.

           Sen bu ulvi görevi  ifa ederken  varisi olduğun yüce Peygamberin ve nice Peygamberlerin çektikleri sıkıntıların, zorlukların, meşakkatlerin belki çok ufak bir cüz’ünü çekeceksin. Sıkıntılara, küçümsemelere,  iftiralara hatta sürgünlere maruz kalabilirsin ama olsun yılmayacaksın, yıkılmayacaksın, yolundan dönmeyeceksin, davandan vaz geçmeyeceksin. Bu yolda şanla, şerefle yürürken kur’an ve sünnet rehberin olacak. Mevlanın nahl süresinde buyurduğu şu ayetler yolunu aydınlatacak.

        ‘ Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanlarıda en iyi bilendir.

         Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

        Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.

       Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.’ (Nahl süresi: 125-128)

        Sen görev yaptığın bölgenin manevi mimarı olacaksın, planlarınla, projelerinle, programlarınla, vaazlarınla, sohbetlerinle manevi kalkınma hamlesi başlatacaksın. Selefinden teslim aldığın hizmet sancağını daha ileriye götürerek, daha yükseklere çıkararak halefine teslim edeceksin. O yörenin haci Bayram velisi, Ahmet yesevisi, Akşemseddini, haci Bektaşi velisi olacaksın.

        Sen cemaatinden olsun, öğrencilerinden olsun bunlardan bir şey olmaz demeyeceksin. Ne güzel cennet efendisi, ne güze cennet reyyanı olur diyeceksin. Bu çocuk belkide geleceğin valisi, geleceğin bakanı, başbakanı hatta cumhurbaşkanı olabilir düşüncesiyle yetiştireceksin. Ona güzel dinimizin bütün prensiplerini en güzel bir şekil de öğreteceksin. En önemlisi de ona davranışlarınla örnek olcaksın.

            Muhterem hocam senin değerin, kıymetin ve saygınlığın çok büyüktür, taşıdığın sorumluluk çok alidir. Onun için değerinin bilinmediği yerde kesinlikle durmayacaksın. Onbinlerce cami ve diğer görev alanları seni hasretle ve özlemle bekliyor. Rızka,  vaazlarımızda en fazla değindiğimiz üzere yüce Rezzak kefildir. Hele hele nasıl olsa maaşım devam ediyor, kimse bana dokunamaz diye faydasız olduğun yerde sakın ha kalma! Nice güzel mekanlar seni beklemektedir unutma!

               Ey dernek başkanı  kardeşim!

          Allahu teala sana ne büyük bir lütufta bulunmuş, seni Beytullah’ın şubesi olan kendi evine hizmetçi kılmış, yediden yetmişe bütün insanların maddi ve manevi hizmet aldıkları, taa insanın doğduğu günden kulağına ezanın okunmasıyla hizmet almaya başladığı, namazıyla, cumasıyla, bayramıyla, kandilleriyle, sünnetiyle, nişanıyla düğünüyle hacca gitmesiyle, ölümüyle ve öldükten sonra bile mevlidiyle hizmet almaya devam ettiği bir kutsal mekanın idareciliğini sana nasıp etmiş, orada hizmet etme ve bütün hizmetleri idare etme görevi bahşetmiş bu ne büyük bir lütuftur, ne büyük bir bir payedir, ne büyük bir şereftir. Bu dünya hayatında insanın karşısına çıkacak en büyük nimetlerden bir tanesi budur. Bunu sakın unutma!

            Düşünebiliyor musun?  Bir insan küçük yaşından beri ilim tahsil edecek, Allahu tealanın kelamını ezberleyip hafız olacak veya kelamı kadimi okuyarak Ehlullah olacak bir çok okulları bitirerek dıplomalar alacak, bir çok sınavdan ve seminerlerden geçerek hoca olacak, sevgili Peygamberimizin varisi olacak ve müminlere hizmet etmek üzere senin başkan olduğun camiye tayini çıkacak ve sen ona yapmış olduğun yardımla o hizmetlerin önünü açmak ve hazırlamakla o büyük sevaba ortak olacaksın.

        O zaman sen bu makamın değerini bil ve hakkını ver. Sakın ha ne olursa olsun bir başkan olayım düşüncesiyle bir camiye başkan olup o makamı işgal etme! Orada gerçekleştirilecek hizmetlere ne sebeple olursa olsun engel olma! Oraya gelecek cemaate hangi kılıkta ve kıyafette olursa olsun mani olma! Sakın ha caminin şurasına burasına zarar verir düşüncesiyle çocukları ve gençleri camiden uzaklaştırma! Hocanın rehberliğinde yönetici arkadaşlarınla ve cami müştemilatında çalışan bütün kardeşlerinle bir ekip ruhuyla camiye gelen Allahın misafirlerine ve gelemeyen Allahın kullarına hizmet etmeyi kendine şiar edin. Sadece başkan olayım diye başkansan bunun hesabını veremezsin sayın başkanım!

     Ey çaycı kardeşim!

  Sen öyle herhangi bir cay ocağının görevlisi değilsin. Sen caminin çay ocağının görevlisisin. Sakın ‘ne olacakmış?’ deme. Camiye gelen ilk seni görecek sana hocayı soracak, başkanı soracak, bir görevli soracak ve böylece ilk seninle karşılaşacak yani ilk görüntü sensin.

       Onun için sen çok sorumlusun güzelcene duayla çayını demleyeceksin, tebessüm yüzünden hiç eksik olmayacak, cay ocağından içeri giren herkesi hoşgörüyle, sevgiyle, muhabbetle karşılayacaksın ve senin o sıcak kanlılığın camiye cemaat kazandıracak ve sen bu şekilde hem iş hemde sevap kazanacaksın inşallah.

     Ey cemaatim!

     Bir camiye cemaat olmak dünyanın en prestijli kulüplerine üye olmaktan daha hayırlıdır. Çünkü arşı alanın gölgesinde gölgelenmeye sebep olur, camiye gelirken attığın her adıma bir derece verilir ve aynı zamanda bir hatanda silinir, camide kalmış olduğun müddetçe Allahu tealanın görevlendirmiş olduğu bir melek senin affedilmen için rabbine yalvarır, camide cemaatle kılmış olduğun her namaz evde kılmış olduğun namazdan tam yirmi yedi derece daha faziletlidir.

      Eğer sen camiye gelip yatsı namazını cemaatle kılarsan gecenin yarısını ibadetle geçirmiş gibi sevap alırsın ve eğer sabah namazına da gelirsen o zaman diğer yarısını da ibadetle geçirmiş olursun ve böylece tüm geceyi ibadetle değerlendirme bahtiyarlığına ermiş olursun.

      Şimdi Allah (cc) aşkına söyle dünyanın hangi kulübü veya hangi kartı böyle avantajlar sağlıyor ve insanı ayrıcalıklı kılıyor. Hiç düşünme ve arama bulamazsın, çünkü yok.

      O zaman ey cemaatim bunun kıymetini bil ve hakkını ver. Fazla değil bir futbol severin kulübüne vermiş olduğu değeri ve katkıyı sende cami’ne hoca’na ve yöneticilerine ver. Camileri ıssız ve garip bırakma. Hocaları tek başına namaz kıldırma. Vaazlar, duvarlar ve direkler için değildir bunu unutma!

    Dünyanın en iyi takımları bile seyircisiz ve destekçisiz başarılı olamazlar olsalar bile bir mana ifade etmezler. Dünyanın en iyi hocaları ve en modern camileri cemaatsiz ise gariptir, ıssızdır, boştur vesselam!

       Evet bizler aynı takımın oyuncularıyız. Bir futbol takımını düşünün. Bu takımın başarılı olabilmesi ve galip gelebilmesi için on bir oyunucunun aynı ruh ve aynı ideal için oynaması gerekir. Düşünün o, on bir oyuncudan biri topu kendi kalesine atarsa ne olur veya takım arkadaşına vereceği pası rakıp takım oyuncusuna verirse ne olur.  Takımının mağlup olmasına sebep olur ve eğer bunu kasten yapıyorsa o zaman takımına ihanet etmiş olur ve aldığı para haram olur. Bir takımın başarılı olabilmesi için sadece futbolcular yetmiyor hademesinden top toplayanına, yöneticisinden seyircisine kadar bütün camianın şampiyonluğa inanması ve üzerine düşen görevi bi hakkın yerine getirmesi gerekir.

       Bizler hergün ne yazık ki kendi kalemize durmadan gol atarken nasıl başarılı olmayı düşünüyoruz . her maçta durmadan futbolcularını ıslıklayan seyirci o takımdan ne bekleyebilrki!

       Hiç kusura bakmayalım eğer ben ‘bir hoca olayım’ diye bu ağır sorumluluğu yüklenmişsem. Sen ‘bir başkan olayım’ diye başkan olmuşsan. O da sayı dolsun diye yönetici olmuşsa vah halimize. Sorumluluğumuzu bilelim hocamızdan başkanımıza, çaycımızdan temizlikçimize ve bütün cemaatizle birlikte bu büyük davayı en güzel bir şekilde temsil edelim. Allahu teala yar ve yardımcımız olsun.

ALLAH’A  EMANET OLUNUZ

Hasan ÇAKIROĞLU

 

                                    

ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam59
Toplam Ziyaret77525
SEÇME YAZILAR