• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

CAMİLERİMİZ AŞÜRE VE CEMAATİMİZ

                                 CAMİLERİMİZ  AŞÜRE VE CEMAATİMİZ

           İkinci Adem diye de anılan büyük peygamberlerden hz. Nuh aleyhisselam asırlarca kavmini Allahu teaalanın yoluna davet etti kuranın ifadesiyle ‘........ Ya rab ben kavmimi gece-gündüz davet ettim, fakat benim çağırmam onlara firardan başka birşey artırmadı ve ben onları mağfiret buyurman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve elbiselerine büründüler ve israr ettiler ve kibirlendikçe kibirlendiler.’ (nuh 5-10)

     Ve yüzyıllarca devam eden bu tebliğden sonra hz. Nuh aleyhisselam ellerini yüce divana kaldırıyor. Ve ‘..... Ya rab bırakma kafirlerden bir deyyar; zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarıyorlar ve nankör facirden başka da doğurmuyorlar.’ (nuh 26-27) 

         Bunun üzerine Allahu teala hz. Nuh aelyhisselam a bir gemi yapmasını inananları ve yiyeceklerini de gemiye almalarını emreder hz. Nuh aleyhisselam emredileni yerine getirir. Yeryüzü sular altında kalır bütün kafirlerin hepsi ölür gemidekilerde erzaklardan yerler ve en sonunda çuvalların dibindekiler kalır hiç birisinden ayrı ayrı yemek olmaz ne yaparlar hepsini bir araya getirerek bir yemek yaparlar. Asırlardan beri mutfağımıza giren, kültürümüzde yer edinen o leziz yemeğin adı aşüredir.

 

      Çuvalların dibinde kalan renkleri farklı, şekilleri farklı, tatları farklı, vitaminleri farklı, pişme tarifleri de farklı olan o nimetler bir kazanın içine konuluyor altında ateş yakılıyor onlar o kazanın içinde bütün farklılıklarına rağmen bir arada pişiyor ve gerçekten de mükemmel bir lezzet ortaya çıkıyor işte o leziz aş aşüredir.

        nasıl ki tüm faklılıklarına rağmen o nimetler bir araya geldiklerinde aşüre oluyorlarsa bir yörenin renkleri farklı, ırkları farklı, boyları farklı, yetenekleri farklı, tahsilleri farklı, mizaçları farklı inanmış insanları bir caminin içinde bir araya gelip mükemmel bir cemaat olabilirler. Nasıl mı?

     Hoca efendinin önderliğinde ve rehberliğinde namaz, kuran, zikir, nasihat , ve vaaz ile pişen müminler tüm farklılıklarına rağmen bir ALLAHın kulu olarak, bir peygamberin ümmeti olarak, bir kitaba inananlar olarak, bir dinin mensubu olarak ve aynı hedefe koşan bir topluluk olarak pekala bunu başarabilirler ve hedefe ulaşmak içinde başarmak mecburiyetindeler.

       Düşünebiliyormusunuz aziz dostlar bir nohut çiğ iken bir dişi kırabiliyor  ateşte pişdikten sonra çok yumuşak ve leziz olabiliyor bizde aşk ateşinde piştikten sonra niye güzel bir insan iyi bir mümin olamayalım ki! O aşk ateşiki ashabı kıramı nasıl da gökteki yıldızlar gibi yaptı. Halbuki aşk ateşinde yanmadan önce kimi cani, kimi zani, kimi hırsız, kimi arsız, kimi faizci, kimi tefeci idi nasılda munis, karıncayı incitmekten korkar kıvama geldiler.

 

      Diyeceksiniz ki o zaman Rasuli zişan efendimiz vardı. Doğru daha Peygamber gelmeyecek o ahır zaman Peygamberi idi.  fakat bugünde onun varisleri var elhamdülillah. Din aynı din, kitap aynı kitap, yol aynı yol, hedef aynı hedef o zaman hocalarımıza çok büyük görev düşüyor bu dünyada Peygambere varis olmaktan daha büyük bir onur ve paye varmıdır? elbetteki yoktur.

      Bunun kıymet ve değerini bilmeli hakkıyla yerine getirmeye gayret edilmelidir. Nasıl ki ahçı o inatçı nohutu, fasulyeyi sabırla ateşin karşısında durarak kıvama getiririyorsa benim Peygamber vekili hocam da sabırla, metanetle, ilimle, sohbetle, örneklikle, cemaatini ilmek ilmek eğitmeli ashap kıvamına getirmek için çalşmalıdır.

  İşte o zaman dünyaya huzur gelir

          O zaman dünyaya barış gelir

          O zaman dünya güllük olur gülistan olur

          O zaman müslüman dünya ve ahret saadetine ulaşır.

 

ALLAH’A EMANET OLUNUZ

HASAN ÇAKIROĞLU

 

ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret77471
SEÇME YAZILAR