• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

TÖVBEYE DAİR

Allah Teala günaha dalan kullarına ölüm gelmeden tövbe kapısından gime fırsatı vermektedir. O halde tüm günah ve kusurlarımıza rağmen tövbe ve gözyaşları ile yeniden Allah Teala'nın rahmetine dönebilir dünyamızı da ahiretimizi de kurtarabiliriz.

Haramların da, haram mı helal mi olduğu net olmayan şüpheli şeylerin de yaygınlaştığı bir zamandayız. şeytanın ayartmaları, nefsin sınr tanımaz istek ve hevesleri, pek çok dış etken iradelerimizi zorluyor. Hata edebiliyor, günaha düşebiliyoruz. 

Diğer Taraftan hata yapmak, yanlışa düşmek mayamızda var. İlk insanın, babamız Hz.Adem'in yasağı çiğnediği için cennetten çıkartıldığını, ancak pişmanlık ve tövbesi neticesinde affedildiğini biliyoruz. onun evlatları olarak yanılmamız da günah işlememiz de mukadder. 

Bazen kul kimin mülkünde yaşadığını, kimin nimetleriyle rızıklandığını unutarak 'kebair' denilen, Kur'an'ı kerim'de ve Sünnet'te hakkında tehditler bulunan büyük günahlara, hatta büyük günahların da en ağılarına düşmüş olabilir. Böyle bir durumda dahi Hakk'ın şu fermanı O'nun rahmetinin büyüklüğünü haber vermekte ve müminlere ümit aşılamaktadır: 

''De ki: Ey günahlara dalıp haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Hiç şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O çok bağışlayan, çok acıyandır. Size azap gelip çatmada önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun.'' (Zümer, 53)

Ayet-i kerimede Allah Teala günaha dalan kullarına ölüm gelmeden tövbe kapısından  girme fırsatı verildiğini bildirmiştir. O halde tüm günah ve kusurlarımıza rağmen pişmanlık ve tövbe ile yeniden Allah Teala'nın rahmetine dönebilir, dünyamızı da ahiretimizi de kurtarabiliriz.

Ayet-i kerime ümin kullarına merhameti çok olan Rabbimiz'den bir kurtuluş çağrısıdır. 

Efendimiz s.a.v. geçmişteki hata ve kusurlarımızın bizi Allah'tan uzaklaştırmaması gerektiğini şöyle beyan buyurmuştur:


''Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseydiniz Allah sizi yok eder, günah işlediğinde hemen istiğfar eden ve kendilerini affettiği kullar getirirdi.'' (Müslim, Tövbe, 9, 11)

Düşenin dostunun azaldığı, hatta düşene bir tekme de en yakınından gelebildiği bir zamanda Efendimiz s.a.v. bize Allah'ın engin keremini hatırlatmaktadır. Şüphesiz bu hadis de bizleri tövbe ve istiğfara davet etmektedir. Bir yanlış yapıldığında ısrar etmek şeytanın, tövbe etmek ise babamız Hz.Adem'in yoludur. 
Ne mutlu günahından tövbe edenlere, ısrar ve inat yolunu tutmayanlara..

Kusursuz kul olmaz. Büyük küçük, bildiğimiz bilmediğimiz pek çok günah içinde olabiliriz. Dinimizin en önemli emirlerinden olan tövbe herkes için gereklidir.Eğer yeni, tertemiz bir hayata başlamak istiyorsak ya da islam'ın emir ve yasaklarına hassas yaşamakla birlikte ihsan ve takva mertebesine ulaşma gayemiz varsa ilk adımımız hakiki bir tövbedir. Günlük hayatın kirlerinden arınacağımız ırmak, Alemlerin Rabbi karşısında kusur ve acziyetimizin itirafı da tövbedir

Tövbeyi, biz hatası çok kullara ikram eden yüce Allah'a hamd ve sena olsun!


Yazı Selim UĞURLU'nun dergi yazısından alıntırdır
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret77468
SEÇME YAZILAR