• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÖNÜLDEN KALBE

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

SANAL ALEM

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

            SANAL ALEM 

     İnsanoğlunun dünya hayatından önce iki evresi, dünya hayatından sonrada iki devresi vardır.

   Bizleri yoktan var eden rabbimiz insan süresinin ilk ayetinde 'insanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçme dimi?' buyuruyor. Evet insanoğlu yaratılmadan önce yüce yaratıcı bütün kainatı ve içindekileri yarattı insanoğlunu yaratmayı murat ettiğinde bütün ruhlarımızı var etti ve onlardan bir söz aldı 'Kıyamet gününde biz bundan habersiziz demeyesiniz diye Rabbin adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki ''Ben Rabbiniz değil miyim''  (onlarda)evet buna şahit olduk dediler.(Araf-172)
       Aziz dostlar 
    Allah’u teala bizleri insan olarak yaratmayı murat ettiğinde evvela ruhlarımızı yarattı. Ruhlarımızı yaratırken bizim herhangi bir irademiz yoktu hikmetinden böyle irade buyurdu ‘ELHAMDÜLİLLAH’ iyi ki insan olarak yarattı. Sonra doğacağımız zaman nerede, hangi boyda, hangi renkte hangi ülkede, hangi ırktan, hangi ana babadan dünyaya geleceğimizi de yine bize sormadı bunda da hiç bir irademiz yok. 
     ALLAH (cc) bunun bir öneminin olmadığını hucurat suresi 13üncü ayetinde bizlere bildirerek buyuruyor ki!
  -Ey insanlar! doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık muhakkak ki Allah’ın yanında en değerli olanınız ondan en çok korkanınızdır şüphesiz ALLAH (cc)'ü her şey den haberdardır.
      Aziz dostlar
    Dünyaya geldikten sonra bizim bilmediğimiz fakat Rabbimiz çok iyi bildiği bir müddet bu dünyada yaşıyoruz ve ahiret hayatına göçüyoruz. Burada da iki devre var birincisi berzah alemi (kabir hayatı) ikincisi ebedi hayat olan ahiret hayatı. Birinci devre olan kabir hayatı için iki cihan serveri 'Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur' buyuruyorlar. İkinci devre için ise yüce Rabbimiz 'İnsanların bir bölümü cennette bir bölümü de çılgın alevli cehennemde dir' (şura7) kardeşlerim bunun üçüncü bölümü yok.
      Değerli kardeşlerim!
   Can alıcı soru şu!!! 
Dünyadan önceki iki evre (ruhlar alemi ve ana rahmi) bizim irademiz dışında şekilleniyor. Acaba dünya hayatından sonraki iki dönem (kabir hayatı ve ahiret hayatı) nasıl olacak ve hangi kritere göre şekillenecek?
   Evet kardeşlerim kabir ve ahiretteki hayatımız dünya hayatımızdaki 
-inancımıza
-irademize
-kararlarımıza
-Amellerimize
-Söylediklerimize
veya söylememiz gerekirken söylemediklerimize
-yaptıklarımıza 
veya yapmamız gerekirken yapmadıklarımıza göre şekillenecek.
Yani dostlar biz kabir ve ahiret hayatını buradan (dünyadan) sipariş ediyoruz ve gittiğimiz zaman orada onu bulacağız o zaman dünya hayatı ahiret için çok önemli ve değerlidir.
Efendiler efendisi (s.a.v) 
-‘Dünya Ahretin tarlasıdır’ buyuruyorlar
onun için bu dünya hayatını çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor, her fırsattan yararlanmamız gerekiyor yoksa Ahiret hayatımız perişan olur.

FIRSATLARDAN YARARLANMASINI BİLMEK
Adamın biri, halinden yakınır dururmuş: 
-çalışıyorum, didiniyorum sonunda ancak geçinebiliyorum üstelik tek başımayım, kimsem yok. 
    Böyle mutsuz mutsuz sızlanıp dururken bir karar vermiş: yollara düşüp bir melek bulacak, halini anlatıp ondan bu haksızlığı düzeltmesini isteyecekmiş.
   Yola koyulmuş. Dağda giderken bir kurt’la karşılaşmış. Ayakta zor durabilen bir deri bir kemik kalmış kurt, adama yaklaşmış, nereye gittiğini sormuş. Adam derdini anlatmış,
-Bir melek arıyorum. Onu bulup bana yapılan haksızlığının düzeltmesini isteyeceğim. 
Bunun üzerine kurt, 
-Bana bir iyilik yapar mısın? demiş. Bende gece gündüz dolaşıyorum, bir lokma yemek zor buluyorum. O

Meleğe benden söz et, böyle açlıktan ölen kurt ta olurmuymuş diye sor.
  Adam tekrar yola koyulmuş. çok geçmeden karşısına çok güzel bir kız çıkmış. Kız da ona nereye gittiğini sormuş. Hikayesini dinledikten sonra adamın ellerine sarılmış: 
-Yalvarırım, o meleğe benim durumumu anlat. Gencim, güzelim, zenginim, her şeyim var ama mutsuzum. Mutluluğa ulaşabilmek için ne yapmam lazım ne olur o meleğe sor.
   Adam, melekle kız içinde konuşacağına söz vermiş ve yola devam etmiş. yorulduğu bir sırada dinlenmek için bir ağacın altına uzanmış. Fakat çevresi yemyeşil olan bu ağacın neredeyse tek yaprağı bile yokmuş. Tabi ağaç, bu duruma çok üzülüyormuş. Adamın meleğe gittiğini anlayınca,
-Ne olur o meleğe benim durumumu da sor, demiş.
 Adam ağaca da 
-Peki, dedikten sonra yola koyulmuş.
Nihayet bulmaktan ümidini kestiği sırada melek karşısına çıkı vermiş. Adam derdini anlatmış
-Gece gündüz demeden çalışıyorum dünyanın hiç bir nimetinden yararlanamıyorum. Acınacak bir hayatım var. Benden çok daha az çalışıp çok daha fazla safa süren bir çok insan var. Söyler misin: eşitlik, hak, adalet bunun neresinde? 
Adamı dinleyen melek
-Tamam, Tamam, demiş. Zengin ve mutlu olabilmen için sana bir şans veriyorum. Şimdi geldiğin yoldan evine dön. Ve önüne çıkan fırsatlardan yararlan. 
   Meleğin bu sözleri üzerine adam rahatlamış  ve kurdun, kızın ve ağacın ricalarını da meleğe söylemiş. Melek onlar içinde bir şeyler söylemiş. Adam bunları dikkatle dinlemiş ve dönüş yoluna koyulmuş. Uzun bir yolculuğun ardından ağacın yanına gelmiş ve meleğin söylediklerini anlatmış:
-Köklerinin tam yanında gömülü altın dolu bir sandık varmış bu yüzden beslenemiyormuşsun. Beslenemediğin için yaprağın ve meyven yokmuş. Sandık çıkarılırsa seninde meyven ve yaprağın olacak.
-Yaşasın demiş ağacak. Çabuk orasını kaz ve sandığı çıkar.
-Hayır, demiş adam, melek bana kendi şansımı verdi evime dönmem lazım. 
   Yoluna devam etmiş. Genç kız bıraktığı yerde onu beklemekteymiş. Ona, 
-Sevinçlerini ve acılarını paylaşabileceğin birini bulup ta evlenirsen bütün dertlerin hallolacak, mutlu olacaksın, demiş.
O zaman kız,
-Hadi seninle evlenelim, mutlu olmaya çalışalım, demiş.
Adam,
-Hayır, olmaz. Buna zamanım yok. Melek benim şansımı verdi, bir an önce evime gitmeliyim. Sende artık kendine bir koca bul, demiş. 
   Çok geçmeden o zayıf, bir deri bir kemik kalmış kurt çıkmış karşısına...
Adam olanı biteni ona da anlatmış. Kendi şansını bulmak için evine gittiğini acelesi olduğunu söylemiş.
-Peki, ya ben? demiş kurt, benim için ne dedi?-Senin için ne dediğini bende anlamadım, demiş. 
  Adam; Melek dedi ki, o kurt yiyecek bir aptal bulamazsa aç ve susuz dolaşmaya mahkumdur.
Kurt, 
-Ben çok iyi anladım, demiş ve aptalı yemiş.

Evet kıymetli dostlar
Bizlerde akıllı birer müslüman olarak ömrümüzün her anını değerlendireceğiz ve her fırsatı kara, sevaba, hayra çevirmenin gayreti içerisinde olacağız yoksa kabir ve cehennem dört gözle bizi beklemektedir (Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin, amin) 
Sanal alemde bu fırsatlardan biridir. Bazıları onu ümmeti ifsat etmek için kullanırken,bizlerde islah etmek için kullanmalıyız.
Bunun için yazmaya başladık ve devam ederiz inşallah.

ALLAH (cc) emanet olunuz!

 


Yorumlar - Yorum Yaz
ZİYARETÇİ BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret77799
SEÇME YAZILAR